Mannheim'da Barış ve Demokratik Toplum Sürecine sahip çıkma çağrısı
Mannheim’de düzenlenen anma programında, 14 Temmuz Büyük Ölüm Orucu Direnişi'nin tarihsel önemi vurgulanırken, Barış ve Demokratik Toplum Sürecine sahip çıkma çağrısı yapıldı.
Mannheim’de düzenlenen anma programında, 14 Temmuz Büyük Ölüm Orucu Direnişi'nin tarihsel önemi vurgulanırken, Barış ve Demokratik Toplum Sürecine sahip çıkma çağrısı yapıldı.
Almanya'nın Mannheim kentinde 14 Temmuz Direniş Şehitleri için anma programı gerçekleştirildi. Yoğun katılımın olduğu etkinlikte, 14 Temmuz Büyük Ölüm Orucu Direnişi'nin tarihsel önemi vurgulanırken, şehitlerin mücadelesine ve devam eden barış sürecine sahip çıkılması çağrısı yapıldı.
Anma programı, tüm Kürdistan Özgürlük Şehitleri anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Saygı duruşunun ardından Şehit Aileleri Derneği (KOMAW) adına Ali Konkurt bir konuşma gerçekleştirdi.
Konuşmasına tüm özgürlük şehitlerini saygı, minnet ve özlemle anarak başlayan Konkurt, 14 Temmuz 1982 Direnişi'nin Kürt halkının özgürlük mücadelesinde tarihi bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Konkurt, Diyarbakır Zindanında ilk büyük direniş kıvılcımının Mazlum Doğan'ın "Direnmek yaşamaktır" şiarıyla yakıldığını belirterek, bu direnişin daha sonra Kemal Pir, Mehmet Hayri Durmuş, Ali Çiçek ve Akif Yılmaz'ın başlattığı ölüm orucuyla devam ettiğini söyledi.
Konkurt, 55 gün süren ölüm orucunun ardından ilk olarak Kemal Pir'in, ardından Mehmet Hayri Durmuş, Akif Yılmaz ve Ali Çiçek'in şehadete ulaştığını hatırlatarak, bu büyük fedakârlığın Kürt halkının özgürlük mücadelesini tüm dünyaya tanıttığını dile getirdi.
Konuşmasında Önder Apo’nun başlattığı Barış ve Demokratik Toplum Sürecine de değinen Konkurt, bu sürecin başarıya ulaşacağına inandıklarını belirtti. Sürecin sahiplenilmesi gerektiğini ifade eden Konkurt, özellikle şehit ailelerinin bu süreçte önemli bir sorumluluk üstlendiğini söyledi ve herkesi barış sürecine destek vermeye çağırdı.
Programda, 15 Mayıs 2026’da şehit düşen Kawa Şengalî'nin ailesi adına teyzesi de bir konuşma yaptı. Katılımcıları selamlayan aile yakını, şehit aileleri olarak mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceklerini belirterek, "Şehitlerimizin yolunda yürümeye devam edeceğiz. Onlarla gurur duyuyoruz. Başımız her zaman diktir ve dik kalacaktır" dedi.
Daha sonra söz alan 30 yıllık tutsaklığında ardından serbest bırakılan Osman Kapan ise 14 Temmuz Direnişi'nin tarihsel önemine dikkat çekti. Kapan, 12 Eylül askeri darbesi sonrasında Kürt halkının iradesinin cezaevlerinde yürütülen direniş sayesinde korunabildiğini belirterek, şehitlerin halkın önünü aydınlatan birer yol gösterici olduğunu ifade etti.
Kapan, şehitlerin yalnızca geçmişin değil bugünün de yolunu aydınlattığını belirterek, "Şehitler ölmedi, mücadeleleriyle yaşamaya devam ediyorlar. Önder Apo’nun da ifade ettiği gibi şehitler bu mücadelenin komutanlarıdır. 14 Temmuz'da başlayan direniş ruhu, 15 Ağustos Atılımı ile büyümüş ve bugün de devam etmektedir. Hepimize düşen görev bu mücadeleye, harekete, önderliğe ve barış sürecine sahip çıkmaktır" ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından 14 Temmuz Direniş Şehitlerinin yaşamını ve mücadelelerini konu alan sinevizyon gösterimi gerçekleştirildi. Duygusal anların yaşandığı gösterim boyunca katılımcılar sık sık "Şehîd Namirin" sloganları attı.
Anma programının sonunda, 5 Eylül 2026 tarihinde Almanya'nın Dortmund kentinde gerçekleştirilecek 34. Uluslararası Kürt Kültür Festivali'ne katılım çağrısı yapıldı.