GÖRÜNTÜLÜ

Paris’te halk toplantısı: Ya sürecin altında kalırız ya da Önderliğin elini güçlendiririz

Paris'in Villiers-le-Bel banliyösünde düzenlenen toplantıda Demokratik Toplum ve Barış Süreci ele alındı. Devrim Demir ve Sıraç Çelik, sürecin ilerlemesinde halkın örgütlü mücadelesinin belirleyici olduğunu vurguladı.

Fransa’nın başkenti Paris'in Villiers-le-Bel banliyösünde Şehîd Evin Goyî Kadın Meclisi ve Demokratik Kürt Toplum Meclisi (DKTM) tarafından “Demokratik Toplum ve Barış Süreci” gündemiyle toplantı düzenlendi. Toplantıda Mêrdîn Belediyesi Eş Başkanı Devrim Demir ile Amed Bağlar Belediyesi Eş Başkanı Sıraç Çelik, siyasi sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Şehitler için yapılan saygı duruşuyla başlayan toplantıda, İran rejim güçleri tarafından katledilen Jîna Emînî, yıldönümü dolayısıyla anıldı. Fransa Kürt Kadın Hareketi (TJK-F) adına Xane Akdoğan ise şehitlerin mücadelesinin tarihsel önemine ilişkin konuşma yaptı.

‘KİMLİĞİMİZİN YARATICILARI ŞEHİTLERDİR’

Toplantıda konuşan Devrim Demir, son dönemde ilan edilen şehitler şahsında tüm devrim şehitlerini selamladı. Şehit fotoğraflarının yarattığı atmosfere dikkat çeken Devrim Demir, “Kimliğimizin ve bize ait olan her şeyin yaratıcıları şehit arkadaşlardır. Bugün burada olmamız onların emekleri ve fedakarlıkları sayesindedir” dedi.

Fransa’ya yerel yönetim çalışmaları kapsamında diplomatik temaslarda bulunmak amacıyla geldiklerini belirten Devrim Demir, Kuzey Kürdistan özelinde Özgürlük Hareketi ile Türk devleti arasında yürüyen sürece değindi.

27 Şubat’ta Önder Apo’nun yaptığı çağrıyı hatırlatan Devrim Demir, hareketin bu çağrıya “silah yakma” kararıyla karşılık verdiğini söyledi. Sürecin ilerlemesi için çaba gösteren kesimler olduğu gibi süreci sabote etmeye çalışan çevrelerin de bulunduğunu belirten Devrim Demir, “Süreç karşıtlığı temelinde hedeflenen aslında Önderlik karşıtlığıdır” dedi.

‘ENTEGRASYON ERİME ANLAMINA GELMİYOR’

Kamuoyunda tartışılan entegrasyon konusuna da değinen Devrim Demir, Önder Apo’nun entegrasyonu “kimlikten feragat etmeyen, Kürt kimliğinin anayasal güvenceye kavuşmasını hedefleyen bir demokratik çözüm modeli” olarak açıkladığını belirtti.

Entegrasyonun “erime” anlamına gelmediğini söyleyen Devrim Demir, bunun Kürtlerin tüm unsurlarıyla tanınmasını içerdiğini ifade etti. Sürecin muhatabının AKP veya CHP değil, doğrudan devlet ve Önder Apo olduğunu vurgulayan Devrim Demir, Kürt meselesinin ilk kez devlet tarafından Meclis çatısı altında resmi biçimde ele alınmasının önemine dikkat çekti.

‘YA SÜRECİN ALTINDA KALIRIZ YA DA ÖNDERLİĞİN ELİNİ GÜÇLENDİRİRİZ’

Toplantının ikinci konuşmacısı Sıraç Çelik, Önder Apo’nun sözlerini hatırlatarak, “Önderlik bizim hasta olmak gibi bir lüksümüz yok diyor; hastaysak bile çalışmamız gerekir” dedi.

Şehitlerin huzurunda bulunmanın önemli bir sorumluluk yüklediğini belirten Çelik, “Onlar olmasaydı bugün bir araya gelmemiz mümkün olmazdı” ifadelerini kullandı.

27 Şubat çağrısının ardından halk içinde yaşanan şaşkınlığa değinen Çelik, sürecin anlaşılması amacıyla 2 binin üzerinde halk toplantısı gerçekleştirdiklerini söyledi. Sistemin kafa karışıklığı yaratmak için yoğun çaba gösterdiğini belirten Çelik, “En kritik an bu andır. Ya bu sürecin altında kalırız ya da Önderliğin elini güçlendiririz” dedi.

Çelik, “Bugün kendimize yetmemiz gereken bir durumdayız” diyerek bürokratik hantallığın süreci yavaşlattığını, halkın örgütlü duruşunun ise devletin taviz koparma girişimlerini sınırladığını söyledi.

‘DİLİMİ KONUŞMAZSAM BU ENTEGRASYON NASIL OLACAK?’

Pozitif entegrasyon tartışmalarına da değinen Çelik, “Dilimi konuşmazsam, kültürümü yaşayamazsam bu entegrasyon nasıl olacak?” diyerek kültürel hakların güvence altına alınmasının zorunlu olduğunu vurguladı.

‘JÎNA EMÎNÎ KADIN ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİNİN SEMBOLÜ’

Toplantıda şehitlerin yanı sıra Jîna Emînî de ölüm yıldönümü dolayısıyla anıldı. TJK-F adına konuşan Xane Akdoğan, Jîna Emînî’nin kadın özgürlük mücadelesinin sembolü haline geldiğini belirtti.

Akdoğan, Jîna Emînî’nin anısının Kürt halkının özgürlük mücadelesiyle ortak bir çizgide durduğunu ifade ederek, mücadelesinin dünya kadın özgürlüğü açısından yarattığı etkiye dikkat çekti.

‘SÜRECİN YÖNÜNÜ HALK BELİRLEYECEK’

Devrim Demir ve Sıraç Çelik, sürecin garantisinin olmadığını, belirleyici olanın halkın örgütlü mücadelesi olduğunu vurguladı. Şehitlerin fedakarlıklarıyla kazanılan kimliğin korunması ve anayasal güvenceye kavuşması için mücadelenin sürdürülmesi gerektiğini belirten Demir ve Çelik, parlamentonun önümüzdeki ay toplanmasıyla birlikte kanunun çıkarılması ve tutsakların bırakılması yönünde beklentiler olduğunu ifade etti.

Toplantı, “Şehîd namirin” ve “Jin, Jiyan, Azadî!” sloganlarıyla sona erdi.