Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK), ‘Jin Jiyan Azadî’ Devrimi’nin 4’üncü yıldönümü vesilesiyle bir açıklama yaptı.
PJAK’ın açıklaması şöyle:
16 Eylül 2026, İran ve Rojhilatê Kurdistan’da gerçekleşen ‘Jin Jiyan Azadî’ Devrimi’nin dördüncü yıldönümüdür. Bu tarihi günde, Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK) olarak özgürlük, insanlık onuru ve halkın kurtuluşu için değerli yaşamlarını fedan eden bu büyük devrimin tüm şehitlerini anıyoruz. Özgür, demokratik ve ekolojik bir geleceğin ışığının sönmemesi için İran ve Rojhilatê Kurdistan kentlerinin sokaklarının taşlarına temiz kan dökülmüştür. Bu şehitlerin isimleri ve hatıraları, tüm halkların tarihsel hafızasında her zaman canlı kalacak ve onlarla olan bağımız asla unutulmayacak bir ölçüt olacaktır.
‘4 YIL SONRA DEVRİM HALA DEVAM EDİYOR’
Dört yıl önce, 16 Eylül 2022’de, İran rejimin güçleri tarafından Jîna Emînî’nin vahşice katledilmesi, İran halkı arasında yıllarca sürecek öfke ateşini tutuşturan bir kıvılcım oldu. Bu suçun sadece genç bir Kürt kızının katledilmesi değil, aynı zamanda İran ve Rojhilatê Kürdistan toplumunun bedenine dayatılan tüm kadın düşmanlığının, adaletsizliğin, ayrımcılığın, baskının ve katliamların sembolü olduğu açıktır. Kuzeyden güneye, doğudan batıya insanlar sokaklara döküldü ve tarihi ‘Jin Jiyan Azadî’ sloganıyla artık baskıyı kabul etmeyeceklerini ilan ettiler. Bu devrimci ayaklanma hızla coğrafi, ulusal ve sınıf sınırlarını aşan yaygın bir harekete dönüştü. Aynı şekilde, Aralık 2025 ayaklanmaları da aynı direniş ruhu ve genel iradeyle gerçekleşti ve devrimin devam ettiğini bir kez daha kanıtladı. O günlerde insanlar bir kez daha sokaklara döküldüler, katliamlara ve kan dökülmesine rağmen özgürlük için iradelerini gösterdiler.
Bu katliamlar, her ne kadar acı verici ve şiddetli olsa da, devrimin ateşini söndüremedi. Aksine, onu derinleştirdi ve yoğunlaştırdı. Bugün, o tarihi günden 4 yıl sonra, bu devrimin devam ettiğini ilan ediyoruz. Kültürel, cinsiyet ve sosyal kazanımları o kadar kapsamlı ve derindi ki, İran toplumunun merkezinde yerlerini aldılar. Kadın hakları ve özgürlüklerine ilişkin değişen görüşler, sivil direniş dilinin geliştirilmesi, sosyal işbirliğinin güçlendirilmesi ve farkındalık ağlarının kurulması, bu temel değişimin işaretleridir. Bu kazanımlar, toplumun farklı bileşenlerinin hareketinin devamıdır. Yavaş yavaş, siyasi bir kazanım, tam bir zafer haline gelir. 'Jin Jiyan Azadî' devrimi, özgürlük ve adaletin zafere ulaşana kadar toplumun genel bir mucizesi olan tarihi bir süreçtir.
‘GERÇEK BİR BİRLİKLE DEMOKRATİK VE ÇOĞULCU BİR İRAN’IN TEMELLERİ ATILABİLİR’
İran'ın farklı halklarının günümüz meydanlarında dinamik ve devrimci dayanışması, 'Jin Jiyan Azadî' devriminin gerçek ve doğal bir devamıdır. Rojhilatê Kürdistan'dan Belucistan'a, Azerbaycan'dan Huzistan'a ve Gilan'dan Sistan'a uzanan bu birlik, tüm halkların ortak bir kaderi ve zulme karşı ortak bir mücadele anlayışının işaretidir. Bu yol, hiçbir sesin susturulmaması ve hiçbir milletin göz ardı edilmemesi için İran ve Rojhilatê Kürdistan'ın tüm halklarının iradesi ve aktif katılımıyla devam etmelidir. Sadece bu gerçek ve eşit işbirliğiyle özgür, demokratik ve çoğulcu bir İran'ın temelleri atılabilir.
‘KÜRT KADINLARI BU DEVRİMİN ONURLU ÖNCÜLERİDİR’
Bu devrimde kadınların rolü merkezi ve öncü bir rol oynamıştır ve oynamaya devam etmektedir. ‘Jin Jiyan Azadî’ sloganı sadece siyasi bir slogan değil, insan onuru, özgür bir yaşam hakkı ve cinsiyet kısıtlamalarından kurtulma hakkı üzerine kurulu derin bir felsefedir. Bu felsefi slogan, kadınları değişimin merkezine yerleştirir ve kadınların özgürlüğü olmadan herkes için özgürlüğün imkansız olduğunu ilan eder. Kürt kadınları bunun onurlu öncüleridir. İranlı kadınlar, egemen ataerkil sistem ve ırkçılık karşısında eşsiz bir cesaretle sokaklara dökülmüş ve sokaklardaki ve tüm direniş alanlarındaki varlıklarıyla bu devrimin gerçek öncüleri olduklarını göstermişlerdir. Onlar sadece serhildanın ana kurbanları değil, aynı zamanda özgür bir kadının gerçekliğini evrenselleştiren İran'ın özgür ve demokratik geleceğinin de temel direkleridir. Bu sloganın felsefesi, kadınların özgürleşmesi, onurlu bir yaşam hakkı ve siyasi özgürlük arasındaki ilişkiyi gösteriyor ve herkese demokrasi mücadelesinin kadın ve erkek eşitliği mücadelesi olmadan kazanılamayacağını hatırlatıyor.
‘SAVAŞLAR TOPLUMUN DEMOKRATİK GÜCÜNÜ ZAYIFLATMAMALI’
Bugün İran, kargaşa ve çatışma içinde olup Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail ile savaş halindedir. Eğer bu savaş, İran halkının iradesiyle değişime yol açmazsa, büyük tehlikeler getirecektir. Savaş, altyapının yıkımı, büyük can kayıpları, yoksulluğun ve adaletsizliğin derinleşmesi anlamına gelir. Eğer ulusların özgürlüğüne yol açmazsa, daha fazla zarara neden olacaktır. İran'ın tamamının demokratik değişimine ve dönüşümüne, demokrasiye ve demokratikleşmesine giden en iyi yol, halkın iradesi ve iç sivil ve siyasi mücadeleden geçer. Yurtdışındaki savaşlar ve yurtiçindeki yenilgiler, toplumun demokratik gücünün zayıflamasına yol açmamalıdır. Sadece demokratik örgütleri güçlendirerek, sivil özgürlükleri genişleterek, tüm ulusların ve grupların haklarını güvence altına alarak, özgür tartışma ve kamu katılımı için fırsatlar yaratarak layık ve adil bir geleceğe ulaşabiliriz.
‘TOPLUM TEHDİTLERE KARŞI DEVRİME KATILIM SAĞLAMALI’
Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK), bu devrimin tüm şehitlerini anma vesilesiyle, onların yoluna olan bağlılığımızı yineleyerek, devrimin kültürel ve sosyal kazanımlarının geliştirilmesini, tüm ulusların birliğini, kadınların öncülüğünü ve demokratik yolun seçilmesini temenni ediyoruz. Ayrıca, İran İslam Cumhuriyeti tarafından devam eden yaygın tutuklamalar ve artan infaz dalgasını şiddetle kınıyoruz. İran devleti, halk için ciddi tehditler oluşturan rakip devletlerle savaşlar ve çatışmalar içindeyken, toplumun bu tehditleri ortadan kaldırmak için 'Jin Jiyan Azadî' devrimine çeşitli alanlarda ve meydanlarda aktif katılım sağlamaktan başka seçeneği yoktur.
Bu vesileyle, başta kadınlar, gençler, aydınlar, öğretmenler, işçiler, öğrenciler, hemşireler, iş insanları ve sivil toplum örgütleri, insan hakları ve çevreciler, yazarlar, sanatçılar ve İran içinde ve dışında çalışan diğer tüm insanları, devrimin 4. yıldönümünde hayatın her alanını bir kez daha 'Jin Jiyan Azadî' sloganıyla doldurmaya çağırıyoruz. Devrimin yıldönümü vesilesiyle, tüm halkları ve özellikle Kürt milletini, 'Jin Jiyan Azadî' devrimiyle ilgili tüm şehitlerin yıldönümü olan 16 Eylül'de, şehit düştükleri şehirlerdeki devrimci savaşçıların mezarlarında bulunmaya ve devrimlerine olan birlik ve bağlılık mesajını tüm dünyaya iletmeye davet ediyoruz.”