‘Jin, Jiyan, Azadî isyanı Kürt kadınlarının mücadelesinin devamıdır’

Jin Jiyan Azadî Devrimi’nin dünyanın dört bir yanında kadın direnişinin sesi olduğunu belirten Avrupa Kürt Kadınları Ulusal Birlik Platformu, “Jin, Jiyan, Azadî isyanı Kürt kadınlarının yürüttüğü tarihsel mücadelenin devamıdır” açıklamasında bulundu.

JIN JIYAN AZADÎ

Avrupa Kürt Kadınları Ulusal Birlik Platformu Jîna Emînî’nin katledilmesiyle başlayan Jin, Jiyan, Azadî Devrimi’nin dördüncü yıl dönümü dolayısıyla açıklama yayımladı.

Bugün İran ve Rojhilat’ta hâlâ haklarını ve özgürlüklerini talep eden kadınlara yönelik baskı politikaların, tutuklama, işkence ve idam uygulamalarının devam ettiğine vurgu yalpan açıklamada, Kürt kadınlarının da bu süreçte ağır baskılarla karşı karşıya kaldığı belirtildi. Tüm baskılara rağmen kadınların direndiğine dikkat çekilen Avrupa Kürt Kadınları Ulusal Birlik Platformu açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “Avrupa Kürt Kadınları Ulusal Birlik Platformu adına, Jîna Mahsa Emînî’nin katledilmesinin dördüncü yıl dönümünde, onu ve özgürlük yolunda yaşamını yitiren tüm kadın ve gençleri saygı ve minnetle anıyoruz.

16 Eylül 2022 tarihinde Jîna Mahsa Emînî’nin Tahran’da katledilmesi, İran’da Jin, Jiyan, Azadî sloganıyla başlayan ayaklanmaya neden olmuş ve kısa bir süre içinde dünyanın dört bir yanında kadın direnişinin sesi hâline gelmiştir. Jîna Mahsa Emînî; baskıya, ataerkil iktidara ve kadınlara yönelik şiddete karşı mücadelenin sembolü olmuştur. Ancak Jin, Jiyan, Azadî, Kürt kadınları açısından yalnızca 2022 yılındaki ayaklanmanın sloganı değildir. Bu slogan, Kürt kadınlarının tarihsel mücadele mirasıyla bağlantılıdır. Kürt kadınları yıllardır işgale, baskıya ve ataerkil iktidara karşı mücadele etmiş; emek ve fedakârlıklarıyla toplumun kimliğinin, dilinin ve özgürlüğünün korunmasında özel bir rol oynamışlardır. Bu nedenle Jin, Jiyan, Azadî serhildanı bu tarihsel mücadelenin devamı olarak görülebilir.

Bugün İran’da haklarını ve özgürlüklerini talep eden kadınlara yönelik baskı ve zor politikaları devam etmektedir. Tutuklama, işkence, idam ve siyasi cezalandırmalar kadınlara karşı uygulanmaktadır. Kürt kadınları da bu süreçte ağır baskılarla karşı karşıyadır. Bu duruma karşı kadınların direnişi devam etmektedir. Cezaevlerindeki kadınların, şiddete maruz kalanların ve ailelerinin seslerinin duyulması gerekmektedir. Uluslararası toplum ve insan hakları kuruluşları da bu ihlaller karşısında güçlü bir tutum sergilemekle sorumludur. Kürt kadınları ve Kürt halkı açısından bu dönem, güçlü ve örgütlü bir birlikteliğe ihtiyaç duymaktadır. Kadınların birliği; ortaklık, güven, saygı ve sorumluluk temelinde, Kürdistan’ın tüm parçalarındaki ve diasporadaki Kürt kadınları arasında kurulmalıdır.

Jîna Mahsa Emînî’nin katledilmesinin dördüncü yıl dönümünde, tarih boyunca baskı ve işgale karşı mücadele etmiş tüm Kürt kadınlarını saygı ve minnetle anıyoruz. Kadınlara yönelik tutuklama, işkence, idam ve her türlü şiddet karşısındaki tutumumuzu açıkça ortaya koyuyoruz. Kadınların özgürlük, eşitlik ve onurlu bir yaşam için yürüttükleri mücadelede; kadın örgütlerinin, demokratik güçlerin, insan hakları kuruluşlarının ve uluslararası toplumun rolünü önemli buluyor, kadınların yanında durmalarını talep ediyoruz. Kürt kadınlarının gücünün birliklerinde olduğuna inanıyoruz. Örgütlü birlik, onların sesini güçlendirebilir ve toplumsal ve ulusal birliğin inşasında güçlü bir temel oluşturabilir. Devrimin yıl dönümünde, özgürlük ve eşitlik mücadelesini sürdürme ve Jin, Jiyan, Azadî bayrağını yükseltmeye devam edeceğimizin sözünü veriyoruz.”