Paris’te şehitler anıldı: ‘Onların bir haftası, bizim bütün yaşamımıza bedel’

Paris’teki anmada konuşan şehit yakınları, yaşadıkları özlemi ve şehitlerin mirasına bağlılıklarını anlattı. Helin Hezex, “Onların bir haftası, bizim bütün yaşamımıza bedeldir” derken, Bedrettin Gökçe annesinin şehit Kerîm’e olan hasretini anlattı.

Fransa'nın başkenti Paris'in Villiers-le-Bel banliyösünde, son dönemde isimleri açıklanan şehitler şahsında tüm Kürdistan Özgürlük Şehitleri için anma etkinliği düzenlendi. 

Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nde düzenlenen anma programı, Şehit Aileleri Derneği (KOMAW) ile Şehîd Evîn Goyî Kadın Meclisi tarafından ortaklaşa gerçekleştirildi.

Anma, Şehitler Berwedan Xebat (Ferdi Tek), Mehmet (Şevket Gökçe), Asmîn Dorşîn (Hasret Tosun), Bêrîtan Zana (Neslihan Haşimoğlu) ve abisi Firat Şirnex (İhsan Haşimoğlu), Kerim (Kutbettin Gökdemir) ve Barış Birîndar (Orhan Yıldırım) şahsında tüm Kürdistan Özgürlük Şehitleri için yapılan saygı duruşuyla başladı.

DEMİR: KÜRT HALKI BU MÜCADELEYLE KENDİNİ TÜM DÜNYAYA KABUL ETTİRDİ

İlk konuşmayı KOMAW yöneticisi Welat Demir yaptı. Demir, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana iç sorunların çoğunlukla şiddet yoluyla çözülmeye çalışıldığını belirterek, Kürt halkının 50 yıllık mücadelesinin önemli sonuçlar yarattığını dile getirdi.

Demir, “Hakikatini arayan, hukukunu arayan insanlar yakalandı, idam edildi, tutuklandı; birçoğunun mezarı bile yok. Ama Kürtlerin 50 yıllık mücadelesi, Önder Apo’nun ve yaşamını yitirenlerin emeği sayesinde Türkiye ilk kez bir hareketin önderini muhatap almak zorunda kaldı. İlk kez iç sorunlarını bir liderle barış ve demokrasi içinde konuşarak çözmeye yöneldi” dedi.

Şehit ailelerinin çocuklarının mücadelesiyle gurur duyması gerektiğini belirten Demir, “Bu çocuklar Kürt kimliğini, tarihini, örf ve adetlerini, yaşam tarzlarını tüm dünyaya tanıttı. Yok sayılan Kürt’ü bütün dünyaya kabul ettirdiler” ifadelerini kullandı.

HEZEX: ŞEHİTLER SADECE BİR AİLENİN DEĞİL, HEPİMİZİNDİR

Şehit Firat Şirnex ve Şehit Bêrîtan Zana’nın amca kızı Hêlîn Hezex, şehit düşen yakınlarının çocukluklarından itibaren zorunlu göçlerle metropollere taşındığını belirtti.

Hezex, şehadet haberlerini aldığında büyük bir acı yaşadığını belirterek, “Her ne kadar amca çocukları olsalar da bizim için kız kardeş ya da erkek kardeşten farkları yoktur. Şehitlerin emeğini ve mücadelesini asla unutmayacağız” dedi.

Medya Savunma Alanları’ndaki yaşam koşullarına dikkat çeken Hezex, “Onların bir haftası, bizim bütün yaşamımıza bedeldir. Biz hayatımıza zor demiyoruz; onların dağ koşullarındaki zorluklarını gördükçe bunu daha iyi anlıyoruz” ifadelerini kullandı.

Hezex, “Bu mücadelede binlerce şehit verdik. Bütün şehit ailelerinin acısını içimde hissediyorum. Kürdistan şehitleridir; sadece bir ailenin değil, hepimizin şehitleridir” diye konuştu.

GÖKÇE: ANNEM HASRETLE YAŞADI

Şehit Mehmet (Şevket Gökçe) ve şehit Kerim’in (Kutbettin Gökdemir) kardeşi Bedrettin Gökçe de ailesinin yaşadıklarını anlattı.

Gökçe, “Annem bizi öpmezdi, Kutbettin’in gönlü kalmasın diye. Annem hep bu hasretle yaşadı. Almanya’ya baskılardan dolayı gitmek zorunda kaldım. Orada öğrendim ki Kutbettin de şehitler kervanına katılmış” dedi.

Gökçe, tüm şehit annelerine hürmetlerini sunarak konuşmasını “Şehîd namirin” sözleriyle tamamladı.

DOĞAN: KÜRT VE KÜRDİSTAN ÖLÜMSÜZDÜR

CDK-F Eşbaşkanı Azad Doğan, şehitlerin mücadelesinin Kürt halkının varlığını dünyaya kabul ettirdiğini belirtti.

Doğan, “Sömürgeci güçler ‘Kürtleri bitirdik’ diyordu. Rêber Apo ve şehit yoldaşları ispatladı: Kürt ve Kürdistan ölümsüzdür. Bugün Paris’te ‘Kürt’üm’ dediğinizde özellikle kadınların mücadelesine büyük saygı duyuluyor” ifadelerini kullandı.

Sanal medya üzerinden Kürt Özgürlük Hareketi’ne yönelik saldırılara da değinen Doğan, “Bu kazanımları korumak, şehitlere sahip çıkmak bizim sorumluluğumuzdur” dedi.

SARA AKTAŞ: DEĞERLERE SALDIRI, ŞEHİTLERİMİZE SALDIRIDIR

Kürt Kadın Hareketi adına konuşan siyasetçi ve yazar Sara Aktaş, Kürt özgürlük mücadelesinde elde edilen kazanımların şehitlerin fedakarlıklarıyla mümkün olduğunu belirtti.

Sara Aktaş, “53 yıllık mücadelede yazılan destan, şehitlerin anısı ve fedakarlığıyla yazıldı. Bakur, Rojhilat, Rojava ve diasporadan yüzbinlerce insan şehitlerine sahip çıkıyor. Bu halk şehitlerini sahiplendiği sürece hiçbir güç bu halkı bitiremez” dedi.

Mücadelede bedel vermemiş bazı kesimlerin süreç üzerinden değerlere saldırdığına işaret eden Sara Aktaş, “Değerlere saldırı, şehitlerimize saldırıdır. Bu noktada, bu tür kişiliklere karşı halkımızın politik bilinçte olması lazım” ifadelerini kullandı.

Sara Aktaş, halkın şehitlere bağlılığını ise “Yeminlerini yeniliyorlar” sözleriyle ifade etti.

Anma programı, şehitlerin görüntüleri ve konuşmalarının yer aldığı sinevizyon gösterimiyle devam etti.

ÖNCÜ KADROLARDAN RIZA ALTUN İÇİN 25 EYLÜL’DE ANMA

Etkinlikte, Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin öncü kadrolarından Rıza Altun için düzenlenecek anmanın da duyurusu yapıldı.

25 Eylül Cuma günü saat 18.00’de başlayacak anmanın, Espace Venise, 30 Route de Groslay, 95200 Sarcelles adresinde gerçekleştirileceği belirtildi.