GÖRÜNTÜLÜ

‘Beni dayanışma özgürleştirdi, Ahmed’i de özgürleştireceğiz

Kaçırılarak aylarca hapishanelerde tutulan gazeteci Eva Maria Michelmann, Zürih’te katıldığı etkinlikte yaşadıklarını anlattı. Eva Maria Michelmann, Türkiye’ye teslim edilen gazeteci Ahmet Polad’ın özgürlüğü için mücadelenin sürdürülmesi çağrısı yaptı.

“Eva ve Ahmet’e Özgürlük İnisiyatifi” tarafından Zürih’teki Otonom Schule’de düzenlenen etkinlikte, HTŞ tarafından kaçırılan ve daha sonra Türkiye’ye teslim edilerek tutuklanan Kürt gazeteci Ahmet Polad’ın durumu ile Eva Maria Michelmann’ın yaşadıkları ele alındı.

18 Ocak’ta Reqa’da HTŞ tarafından kaçırılan ve Halep, İdlib ve Şam’daki hapishanelerde tutulan Eva Maria Michelmann ile Ahmet Polad için İsviçre’de kurulan inisiyatif, Eva Maria Michelmann’ın serbest bırakılmasının ardından Polad’ın Türkiye’ye teslim edilmesi üzerine etkinlik düzenledi.

Etkinlikte ilk olarak inisiyatif sözcüsü Baki Selçuk konuştu. Eva Maria Michelmann ve Polad’ın Rojava’daki gazetecilik faaliyetleri nedeniyle kaçırıldığını belirten Selçuk, iki gazetecinin Reqa’da haber takibi yaptığını söyledi.

Halep’e yönelik saldırıların başladığı dönemde Rojava’nın diğer bölgelerine de saldırı beklendiğini belirten Selçuk, “28 Şubat itibarıyla kendilerinden haber alamadık. Kayıplar mücadelesi konusunda oldukça deneyimliyiz. Çünkü Cumartesi Anneleri geleneğinden geliyoruz” dedi.

Selçuk, gazetecilerin akıbetinin açığa çıkarılması için Almanya Dışişleri Bakanlığı, Suriye Konsolosluğu ve Birleşmiş Milletler önünde eylemler düzenlendiğini belirterek, Gazetecileri Koruma Komitesi’nin (CPJ) girişimleri sonrasında Eva Maria Michelmann ve Polad’ın HTŞ’nin elinde olduğunun kabul edildiğini söyledi.

Almanya’nın girişimleri sonucunda Eva Maria Michelmann’ın serbest bırakıldığını belirten Selçuk, Polad’ın ise 9 Eylül’de Suriye tarafından Türkiye’ye teslim edildiğini ifade etti. Selçuk, “Şimdi işimiz onun özgürlüğünü sağlamak olacak. Bunun için dayanışmanın sürmesi oldukça önemli” diye konuştu.

MICHELMANN YAŞADIKLARINI ANLATTI

Selçuk’un ardından söz alan Eva Maria Michelmann, kaçırılma sürecini ve hapishanede yaşadıklarını anlattı.

Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırılar sırasında kendilerinin Reqa’da bulunduğunu belirten Eva Maria Michelmann, Rojava’nın diğer bölgelerine yönelik saldırı beklentisi nedeniyle Reqa’da kaldıklarını söyledi.

Dêr Hafir’a yönelik saldırıların başlamasının ardından ABD’nin devreye girdiğini ve geri çekilmenin başladığını ifade eden Eva Maria Michelmann, bunun rejim güçlerinin saldırılarını artırmasının önünü açtığını söyledi.

Eva Maria Michelmann, kendisi ve Ahmet Polad’ın DAİŞ’in uyuyan hücrelerinin saldırı düzenleme ihtimalini değerlendirdiklerini belirterek, kısa süre içerisinde ağırlıklı olarak Efrînlilerin yaşadığı bir mahallenin kuşatma altına alındığını söyledi.

Yaklaşık 30-70 kişinin bir gençlik merkezinde mahsur kaldığını belirten Eva Maria Michelmann, kendilerinin de bu kişiler arasında olduğunu ifade etti.

Birkaç gün kuşatma altında kaldıklarını anlatan Eva Maria Michelmann, tüm yardım çağrılarının karşılıksız kaldığını belirtti. Bulundukları binanın çatısındaki mazot tankının vurulması sonucu iki katın kullanılamaz hale geldiğini söyleyen Eva Maria Michelmann, alt katın da sürekli saldırıya maruz kaldığını ifade etti.

Birinci katta mahsur kaldıklarını belirten Eva Maria Michelmann, binaya giren silahlı kişilerin kendisi ile Ahmet Polad’ı birbirinden ayırdığını söyledi. Binadaki 30’dan fazla kişinin arka tarafa götürüldüğünü aktaran Eva Maria Michelmann, daha sonra gelen otobüse yalnızca 14 kişinin bindirildiğini belirtti.

Eva Maria Michelmann, “Ben tek tek saydım. O zaman da sordum, şimdi de soruyorum: O insanlara ne oldu?” dedi.

‘DAYANIŞMA SAYESİNDE ÖZGÜRÜM’

Gözaltına alındıktan sonra Ahmet Polad ile bir daha görüşmediğini ve doğrudan Halep İç Güvenlik binasına götürüldüğünü belirten Eva Maria Michelmann, burada sürekli işkence ve sorguya maruz kaldığını söyledi.

Birçok hapishane ve hücre değiştirdiğini ifade eden Eva Maria Michelmann, Alman vatandaşı olduğunu ve Almanya’nın diplomatik temsilciliğine haber verilmesini istediğini ancak kendisine “Kimse seni sormuyor” denildiğini aktardı.

Eva Maria Michelmann, “Eğer bugün buradaysam, bu dışarıda verilen mücadele sayesinde oldu. Şimdi ben özgürüm ama hâlâ çok sayıda insan o işkencehanelerde kalıyor. Dayanışma önemli. Bunun için mücadele etmeye devam edeceğim” dedi.

‘ROJAVA’DAKİ KADIN MÜCADELESİNE NEDEN SAHİP ÇIKMADIK?’

Eva Maria Michelmann, etkinlikte dinleyicilerin sorularını da yanıtladı. SDG ile Suriye merkezi hükümeti arasında yapılan anlaşmaya ilişkin görüşünün sorulması üzerine Eva Maria Michelmann, Rojava’daki kadın mücadelesine dikkat çekti.

Eva Maria Michelmann, “Rojava’da özgün bir kadın mücadelesi var. Orayı bombalasanız bile dünya kadınları bunu biliyor. Kadınlar asla unutmayacaklar” dedi.

QSD’nin attığı adımların tartışılmasından önce Rojava’ya yönelik saldırılar karşısında dünyanın sessiz kalmasının sorgulanması gerektiğini belirten Eva Maria Michelmann, “Rojava dünyada bir ilktir. Başka örneği yoktur. Dönüp kendimize, ‘Biz Rojava’daki kadın mücadelesine niye sahip çıkmadık?’ diye soralım” ifadelerini kullandı.