Avrupa ülkeleri altın rezervlerini ABD’den çekiyor: Güven erozyonu mu?

Avrupa ülkeleri, ABD’de tuttuğu altın rezervlerinin bir bölümünü Avrupa’ya taşıyor. Fransa’dan sonra Hollanda’nın da yüzlerce tonluk rezervini yeniden konumlandırması, artan jeopolitik riskler ve Washington’a yönelik güven kaybı tartışmalarını güçlendirdi

Avrupa ülkelerinin ABD’de bulunan altın rezervlerini Avrupa’ya taşıma eğilimi hız kazanıyor. Son olarak Hollanda Merkez Bankası (DNB), mart-ağustos ayları arasında ABD ve Kanada’da tuttuğu 86 ton altını Londra’ya transfer ettiğini açıkladı. Banka, kararın artan jeopolitik gerilimler karşısında rezervleri daha dengeli dağıtmak ve ciddi bir kriz durumunda altına daha kolay erişebilmek amacıyla alındığını belirtti.

Transferin ardından Hollanda'nın New York'ta tuttuğu altının toplam rezervleri içindeki payı yüzde 31,3'ten yüzde 18,5'e geriledi. Londra'nın payı ise yüzde 18'den yüzde 32,1'e yükseldi. Londra, dünyanın en büyük fiziki altın ticareti merkezlerinden biri olduğu için rezervlerin kriz dönemlerinde daha kolay kullanılabilmesine olanak sağlıyor.

FRANSA DA REZERVLERİNİ ABD’DEN ÇIKARDI

Hollanda'nın hamlesi Avrupa'da tek örnek değil. Fransa Merkez Bankası, bu yıl New York'taki kasalarda bulunan 129 ton altını elden çıkararak rezervlerini Avrupa'da yeniden yapılandırdı. Fransa Merkez Bankası operasyonun siyasi bir gerekçeye dayanmadığını, altın rezervlerinin standartlarının yenilenmesi ve modernleştirilmesi kapsamında gerçekleştirildiğini açıkladı.

Almanya da daha önce benzer bir adım atmış ve 2016'da ABD'de tuttuğu 111 ton altının tamamını geri çekmişti. Hollanda'nın son hamlesiyle birlikte Avrupa'nın ABD'deki altın varlıklarını azaltma eğilimi yeniden gündeme geldi.

TRUMP DÖNEMİ GÜVEN TARTIŞMASINI BÜYÜTTÜ

Merkez bankalarının kararlarının resmi gerekçeleri doğrudan Washington'a yönelik siyasi bir güvensizlik olarak açıklanmıyor. Ancak uzmanlar, ABD ile Avrupa arasındaki ilişkilerde yaşanan gerilimlerin ve küresel jeopolitik belirsizliğin rezervlerin nerede tutulacağına ilişkin hesapları değiştirdiğine dikkat çekiyor.

Özellikle Donald Trump yönetiminin öngörülemez politikaları, ticaret gerilimleri ve uluslararası güvenlik alanındaki gelişmeler, Avrupa'da ABD'ye olan güvenin yeniden sorgulanmasına yol açıyor. Bazı ekonomistler, Rusya'nın Batı'daki rezervlerinin dondurulmasının ardından merkez bankalarının kendi varlıklarının da jeopolitik gelişmelerden etkilenebileceği riskini daha fazla dikkate aldığını belirtiyor.

Bununla birlikte uzmanlara göre söz konusu transferler, ABD finans sisteminden kitlesel bir kopuş anlamına gelmiyor. Hollanda örneğinde altının önemli bölümü fiziksel olarak Atlantik'i geçmek yerine ABD'de satılıp Londra'da yeniden satın alındı. Dolayısıyla hamle daha çok rezervlerin coğrafi olarak çeşitlendirilmesi ve kriz durumunda erişilebilirliğinin artırılması olarak değerlendiriliyor.

Altının güvenli liman özelliğinin öne çıktığı mevcut ekonomik ve jeopolitik ortamda, Avrupa merkez bankalarının rezervlerini nerede tutacakları konusundaki tercihlerinin önümüzdeki dönemde daha yakından izlenmesi bekleniyor.