Fransa’da öğrencilerin eğitim koşulları ve üniversitelere daha fazla kaynak ayrılması talebiyle başlattığı protestolar büyüyor. Eğitim Bakanlığı, ülkedeki 3.700 lisenin 413'ünde pazartesi sabahından bu yana derslerin aksadığını bildirdi. Cuma günü aynı saatte bu sayı 564'tü.
Yükseköğretim Bakanı Philippe Baptiste ise salı günü yapılması planlanan gösteriler öncesinde öğrenci hareketinin ülke çapında daha büyük bir krize dönüşmesinden endişe ettiğini söyledi.
ÖĞRENCİLERİN TALEPLERİ
Öğrenciler okullarına daha fazla kaynak ayrılmasını, bakımsız ve sağlıksız okul binalarının iyileştirilmesini ve kalabalık sınıfların azaltılmasını talep ediyor.
Özellikle yoksul bölgelerde öğretmen eksikliği ve izinli öğretmenlerin yerine yenilerinin görevlendirilmemesi de protestoların başlıca nedenleri arasında gösteriliyor. Öğrenciler ayrıca Parcoursup sistemi nedeniyle oluşan eğitim eşitsizliklerine de tepki gösteriyor.
5 BİN GÖZALTI, YÜZDE 85’İ ÇOCUK
Hükümetin verilerine göre son günlerdeki olaylarda yaklaşık 5 bin kişi gözaltına alındı. Bunların yaklaşık yüzde 85’inin reşit olmadığı belirtildi. Ayrıca 24 eğitim kurumunun yakıldığı veya tahrip edildiği, 78 Milli Eğitim personelinin de yaralandığı açıklandı.
SALI GÜNÜ YENİ GÖSTERİLER
Lise Öğrencileri Sendikası (Union syndicale lycéenne), salı günü hareketin “üçüncü perdesi”ni başlatacağını duyurdu.
Hükümet olayların giderek “kentsel şiddet” boyutuna dönüştüğünü savunurken, bazı sendikalar ve İnsan Hakları Birliği (LDH) hükümeti öğrencileri orantısız biçimde bastırmakla suçluyor.
Eğitim alanındaki çok sayıda sendika salı günkü gösterilere katılım çağrısı yaptı. CGT de öğrencilerin yanında olacağını açıklayarak, gösterilerin güvenli şekilde gerçekleştirilmesi için destek vereceğini duyurdu.
‘TAHRİP EDEN ÖDER’ YASASI GÜNDEMDE
Hükümet ise protestolar sırasında yaşanan şiddet olaylarına karşı daha sert önlemler hazırlıyor. Hükümet sözcüsü Maud Bregeon, “casseurs-payeurs” (tahrip eden öder) olarak adlandırılan yasa tasarısının 27 Ekim’de Senato’da ilk okumada görüşüleceğini açıkladı.
Tasarı, şiddet içeren bir grubun parçası olan kişilerin, zararı doğrudan gerçekleştirmemiş olsalar bile belirli koşullarda ortaya çıkan maddi hasarlardan ortak sorumlu tutulabilmesini öngörüyor. Düzenleme ayrıca bazı sosyal yardımların zararların tahsilinde kullanılabilmesinin önünü açmayı hedefliyor.
Hükümet, özellikle reşit olmayanların kamu araçlarına veya okullara zarar vermesinin ebeveynlerin sorumluluğu açısından da değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.