‘Asimilasyona karşı gençler Arîn’e yanaşır!’
Arîn Öğrenci Derneği, İstanbul’da açıldı. Dernek üyeleri Merve Sultan Daş ve Abdulmelik Çelik, üniversitelilerin “nefes alabileceği” bir alan olarak tanımladıkları Arîn’i anlattı.
Arîn Öğrenci Derneği, İstanbul’da açıldı. Dernek üyeleri Merve Sultan Daş ve Abdulmelik Çelik, üniversitelilerin “nefes alabileceği” bir alan olarak tanımladıkları Arîn’i anlattı.

Arîn Öğrenci Derneği, İstanbul’un Fatih ilçesine bağlı İskender Paşa Mahallesi’nde üniversiteli gençlerin öncülüğünde açıldı. Açılışı yapılan derneğe daha ilk saatlerinde öğrenciler ve gençlerin yanı sıra halk da yoğun ilgi gösterdi.
Yöresel kıyafetler, sloganlar, alkışlar ve halaylarla başlayan açılış töreninde ilk olarak İstanbul Barış Anneleri Meclisi üyesi Feleknaz Karabaş konuştu. Karabaş, “Siz gençlerin dilinize ve kültürünüze sahip çıkmanız onur verici. Gençler, siz olmazsanız bizler eksik kalıyoruz. Dil, kültür ve sanat bir halkın varlığıdır. Varlığımıza sahip çıkalım” dedi.
ÖĞRENCİLER DAYATMAYI REDDETTİ, ALTERNATİF OLUŞTURMAK İÇİN BİR ARAYA GELDİ
Ardından basın metnini Arîn Öğrenci Derneği üyesi Melisa Çelik okudu. Melisa Çelik, öğrencilerin kendilerini özgürce ifade edebilecekleri alanların yetersizliğine dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Toplumun kültürel, bilimsel ve sosyal alanındaki nitelikli gelişimini karşılaması gereken eğitim kurumları, özelde iktidarların ve genelde kapitalist modernitenin itaatkâr ve edilgen kitlesini oluşturmaya çalışmaktadır. Biz öğrenciler olarak bu dayatmayı reddediyor ve alternatifini geliştirmek için de bugün burada bir araya geliyoruz.”
Açıklamanın ardından “Avare” oyununu sergileyen üniversiteli gençler, “Asimilasyona karşı gençler Arîn’e yanaşır!” sözüyle büyük alkış topladı.
Arîn Öğrenci Derneği’nin önünde halaylar çekilip sloganlar atılmaya devam ederken, dernek üyeleri Merve Sultan Daş ve Abdulmelik Çelik, üniversitelilerin “nefes alabileceği” bir alan olarak tanımladıkları Arîn’i ANF’ye anlattı.
‘ARÎN, ALTERNATİF BİR AKADEMİ’
Toplumsallaşmanın en gerekli olduğu zamanlardan birinde olduklarını belirterek söze başlayan Merve Sultan Daş, “Öğrenci gençliğin kendini demokratik bir şekilde ifade edebileceği, rahat bir nefes alabileceği bir yer ihtiyacı vardı. Biz de bu sebeple Arîn’i açma kararı aldık” dedi.
Ardından Abdulmelik Çelik, Arîn’in isim hikâyesini anlattı:
“Aslında isim sürecinde birçok alternatif isim sunuldu. Ondan sonra demokratik bir temelde isim seçme süreci başladı. ‘Arîn’ isminin seçilmesinin en büyük nedeni, ‘kıvılcım’, ‘ateşten önce’ gibi anlamlara gelmesi. Burası da bir öğrenci derneği temelinde kurulduğu için gençlik ruhunun verdiği devrimci ateşi kullanabilmek adına seçildi bu isim.”
“Demokratik toplumun inşa sürecindeyiz aslında” diyen Merve Sultan Daş, akademileşmenin ve kültür-sanat alanına yoğunlaşmanın bu sürecin en büyük gerekliliklerinden olduğunu ifade ederek şöyle devam etti:
“Bu yüzden de öğrencilerin gelip burada kültür-sanat alanında kendini geliştirebileceği, şarkılar söyleyebileceği ve aslında kafelerin alternatifi olarak burada kendini arkadaşlarıyla geliştirebileceği, özgürce ifade edebileceği bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.”
Abdulmelik Çelik ise Arîn’i üniversitelere alternatif olarak kurulmuş bir akademi olarak nitelendirdi.
Merve Sultan Daş, son olarak derneğin atölye planlarından bahsederek gençlere çağrıda bulundu:
“Kürtçe, Zazaca, İngilizce atölyelerimiz olacak. Aynı zamanda saz, erbane, piyano gibi müzik alanında yoğunlaşmalarımız da olacak. Her zaman kapımız açık, çayımız da sıcak, bekliyoruz.”
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile görüşme talebiyle Adalet Bakanlığı’na başvuruda bulunan, sekiz farklı ülkeden gelen Enternasyonal Gençlik Heyeti de Arîn’in açılışında Kürt gençleriyle omuz omuza halaya durdu.
Heyette yer alan Almanya Demokratik Gençlik Birliği (YUNA) üyesi Isabelle W., açılışına katıldığı Arîn Öğrenci Derneği ile Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin ANF’ye konuştu.
‘KOMÜNAL TOPLUMU İNŞA ETMEK İÇİN SÜREÇ BİR FIRSAT’
Sokaktan gelen müzik, halay ve slogan sesleri eşliğinde konuşan Isabelle W., şöyle dedi:
“Kürt öğrencilerin, hatta tüm genç öğrencilerin gelip kendi kültürlerini daha iyi tanıyabilecekleri, ana dillerini öğrenebilecekleri ve örgütlü insanlarla vakit geçirebilecekleri bir yerin olması bence harika. Biz şimdi buradayız ve sokakta o kadar çok şey oluyor ki... Herkesin kendi kültürünü yaşamasını görmek gerçekten çok güzel. Bijî berxwedana ciwanan!”
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni bir fırsat olarak değerlendiren Isabelle W., barışa giden yolun komünal toplumdan geçtiğini vurguladı:
“Barış ve demokrasi süreci Kürt toplumu için, hatta sadece Kürt toplumu için değil, Türkiye’de yaşayan herkes için ilk kez demokratik bir toplum inşa etme şansına kavuşmak için bir fırsat, bir penceredir. Kriminalizasyon eğiliminin azaldığını ve Arîn Kültür Merkezi gibi yapıların açılmasına imkân tanıdığını görüyoruz. Ve bence bu, dünyanın dört bir yanındaki herkese komünler kurmaya, kendimizi savunduğumuz ve devlete bağımlı olmadığımız demokratik bir komünal toplum inşa etmeye başlamaları için bir fırsat. Bence şunu görebiliriz ki eğer başlarsak, sıkı çalışırsak ve demokratik, komünal bir toplum inşa edersek bu barış süreci başarılı olabilir.”
Mücadelenin devam ettiğinin altını çizen Isabelle W., “Mücadele, sadece silahların bırakılmasıyla sona ermez. Sadece mücadele yöntemlerinde bir değişiklik olduğu anlamına gelir. Ve evet, bu sürece çok, çok güveniyorum” dedi.
Süreci bir devrim olarak nitelendiren Isabelle W., genç kadınların oynadıkları öncü role dikkat çekerek bu rolü, kadınların içinde taşıdığı ve ataerkinin ellerinden alamadığı değerlerle ilişkilendirdi:
“Genç kadınlar bu devrimin öncüsüdür. Bence bu demokrasi süreci devrim niteliğindedir. Ve ben sadece her kadına bu sürece katılma ve demokratik bir toplumun inşasında öncü olma gücü vermek istiyorum. Çünkü bunlar biz kadınların içimizde taşıdığımız değerlerdir. Ataerki, değerlerimizi bizden tamamen alamadı.”
Isabelle W., son olarak “Jin, Jiyan, Azadî” diyerek zafer işareti yaptı ve konuşmasını sonlandırdı.