Bayram Altun: Halk partisiyiz, halk çalışmalarımızı görüyor
Bayram Altun: Halk partisiyiz, halk çalışmalarımızı görüyor
Bayram Altun: Halk partisiyiz, halk çalışmalarımızı görüyor
‘KCK’ ana davasının bugünkü duruşmasında DTP eski Eş Genel Başkan Yardımcısı ve aynı zamanda DTP Ekoloji ve Yerel Yönetimler Komisyonu üyesi Bayram Altun'un delil ikamesi yapıldı. Hakkındaki gizli tanık beyanları ve suçlamaları reddeden Altun, komisyonun legal komisyon olduğunu belirterek, gizli tanık beyanlarına ilişkin, "Bunun için gizli tanık beyanlarına gerek yok. Halk zaten çalışmalarımızı görüyor. Biz halk partisiyiz" dedi.
BDP milletvekilleri, belediye başkanları, insan hakları savunucuları ve gazetecilerin de aralarında bulunduğu 98'i tutuklu, 175 kişi hakkında görülen ‘KCK’ ana davanın duruşması Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam etti. Duruşmada, aralarında BDP Van milletvekili Kemal Aktaş'ın bulunduğu 24'ü tutuklu 25 sanığın yanı sıra müdafi avukatlar ve Kürtçe tercümanlar hazır bulunurken, tutuklu aileleri de duruşmayı izledi. İlk oturumda tutuklu yargılananlardan DTP eski Eş Genel Başkan Yardımcısı ve aynı zamanda DTP Ekoloji ve Yerel Yönetimler Komisyonu üyesi Bayram Altun'un delil ikamesi yapıldı. Altun'un delil ikamesi yapılmadan önce müdafi avukatlardan Sedat Yurttaş ve Meral Danış Beştaş, DTP Ekoloji ve Yerel Yönetimler Komisyonu hakkında savunma yaptı. Avukat Yurttaş, KCK ana davasının başladığından bu yana okunan telefon ve tape kayıtlarının legal şeyler içerdiğini belirterek, "Ekoloji ve Yerel Yönetimlerle ilgili iddialara KCK çarşafı giydirilerek delil olarak okunmaktadır" dedi. Yurttaş, kendisinin de bir dönem DTP Genel Başkan Yardımcısı olduğunu ve o dönemde Ekoloji ve Yerel Yönetimler Komisyonu'nun oluşturulduğunu kaydederek, bu komisyonların siyasi partiler kanunu çerçevesinde oluşturulduğunu belirtti. Ekoloji ve Yerel Yönetimler Komisyonu'nun faaliyetlerinin illegal olarak değerlendirilmesinin hukuk dışı bir yargılamaya yol açtığını kaydeden Yurttaş, delil toplama biçiminin de hukuka aykırı olduğunu belirtti. KCK kurulmadan önce DTP'nin çalışmalarının KCK faaliyetleri gibi gösterilerek dosyaya konulduğunu ifade eden Yurttaş, toplanan delilleri "bir tür torba sistemi" olarak değerlendirdi.
Avukat Beştaş ise, daha önceki celselerde yerel yönetimlerin kuruluşu ve faaliyetlerine ilişkin bilgiler verdiklerini hatırlattı. Beştaş, KCK operasyonlarının amacının siyasi bir sindirme olduğunu belirterek, 14 Nisan 2009'da KCK adı altında yapılan operasyonlarda yaşadığı bir olayı unutamadığını ifade etti. Beştaş, "Bizler sabah Emniyet Müdürlüğü'ne arkadaşlarımızı görmeye gittiğimizde biz avukatların dahi üstünü aradılar. DTP il binasına gittiğimizde birkaç haber kanalı Samanyolu, Kanal 7 ve şuan ismini hatırlayamadığım kanallarda İhsan Bal ve Sedat Laçiner gibi isimler sabahın 7'sinde KCK operasyonlarının neden yapıldığını ve bu operasyonların 'neden iyi' operasyonlar olduğundan bahseden program yapıyorlardı. Bu da bu davaların zihniyetini anlatmaya yetiyor. Sabah o zihniyeti dehşetle izledim" dedi. Beştaş, tüm siyasi partilerde yerel yönetimler, siyaset akademileri gibi birçok birim ve yapılanmaların olduğunu belirtti. Beştaş, müvekkili hasta tutuklu Ümit Aydın'ın da bu komisyonlarda üye olduğunu hatırlatarak, "Ümit Aydın bu yasal komisyonlarda çalıştığı için şuanda yaşamla pençeleşiyor. Bir insan kendi bürosuna girip çıktığı için suçlanabilir mi? Yerel yönetimler binasına her giren çıkanın fotoğrafı çekilmiş. Hatta bir müvekkil orada ikamet ettiği için evine girip çıkarken fotoğrafı var diye 3 yıl boyunca tutuklu kaldı. Böyle bir çok vahim olay yaşandı. Bu büroları bu kadar illegal kılan şey nedir?" diye sordu. Beştaş, mahkeme heyetine talepte bulunarak, "Lütfen sayın başkan sadece bize o delil diye dosyaya konulan şeyleri okumayın, anlamaya çalışın. Biz her türlü delil ve bilgileri açıklamaya hazırız" dedi.
Avukat savunmaları ardından delil ikamesi yapılmaya başlandı. İkamesi yapılan Altun, DTP eski Genel Başkan Yardımcısı olduğunu ve bu nedenle geniş bir savunma yapacağını belirtti. Savcının haklarındaki iddianameyi komisyon çerçevesinde hazırladığını söyleyen Altun, komisyonların KCK merkezli illegal bir komisyon gibi yansıtıldığını belirtti. Altun, savunmasını yapmadan önce hakkında yapılan delil ikamesine ilişkin sorulan sorulara kısaca cevap vereceğini ve savunmasını daha sonra yapacağını kaydetti. Altun, Yerel Yönetimler Komisyonu ile ilgili komisyon üyesi arkadaşlarıyla ortak suçlamalara tabi tutulduğunu ve bu nedenle ortak suçlamaya karşı ortak savunma yapacaklarını ifade etti. Altun, hakkında yapılan delil ikamesinde yer alan basın açıklamaları ve eylemlerin parti çalışmaları çerçevesinde legal eylemlilikler olduğunu belirterek, suçlamaları ret etti. 14 Nisan 2009'da 6 komisyon arkadaşı ile kaldıkları evin polislerce fiziki şiddet uygulanarak basıldığını kaydeden Altun, evinde yapılan aramaların ve el konulan verilerin hukuka aykırı bir şekilde toplandığını hatırlatarak, polislerin arama yaptığı gün Kemal Aktaş'a şiddet uyguladığını bununla ilgili raporlarının olduğunu söyledi. Altun, toplanılan delilerin hukuka aykırı bir şekilde toplandığı için bu delilleri kabul etmediklerini ve bu yüzden iddianamede okunmamasını istediklerini ifade etti. Delil ikamesinde okunan gizli tanık beyanlarında Altun'un Federal Kürdistan Bölgesi'ndeki kamplarda KCK Komite üyeleri ile görüşerek eğitim aldığı iddia edildi. Altun, gizli tanık beyanlarını ret ederek, yurt dışına gidiş gelişlerinin resmiyet çerçevesinde, Federal Kürdistan Bölgesi yönetiminin yerel yönetimler çerçevesinde daveti üzerine gittiğini belirterek, mahkeme heyetine konuya ilişkin belge sundu. Halk partisi olduklarını ve çalışmalarını, halkın gözü önünde gerçekleştirdiklerini söyleyen Altun, "Bunun için gizli tanık beyanlarına gerek yok halk zaten çalışmalarımızı görüyor. Biz halk partisiyiz" dedi.
Altun'un savunmasının ardından mahkeme heyeti duruşmaya öğle arası verdi.