Eylemde açıklamayı yapan İkbal Eren, gözaltında kaybetmelerin yalnızca kaybedilen kişiyi değil, ailelerini de yıllarca süren belirsizlik ve adaletsizlik içinde bıraktığını belirterek, kayıpların akıbeti ve mezarlarının ortaya çıkarılmasının toplumsal barış açısından önem taşıdığını söyledi.
İkbal Eren, Nayci'nin, 1993 yılında Cizîr’deki evinden Aşağıçeşme Köyü’ndeki akrabalarına atlarından birini götürmek üzere çıktıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamadığını hatırlattı. İkbal Eren, ertesi sabah atının tek başına eve dönmesi üzerine ailesi Nayci’yi aramaya başladı. Aile, Nayci’nin köye ulaşmadığını ve o dönemde Kuştepe olarak bilinen bölgede alıkonulmuş olabileceğini ifade etti.
Aile, ilk kez 2004 yılında Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu ancak soruşturma takipsizlikle sonuçlandı. 2009 yılında Kuştepe’de ölüm evleri ve kemiklerin bulunduğunun bildirilmesi üzerine dosya yeniden gündeme geldi. Aile, bulunan kemiklerin DNA testiyle Nayci’ye ait olup olmadığının belirlenmesini talep etti ancak sonuç alamadı.
Cumartesi Anneleri ayrıca, Cizîr'deki JİTEM davasında ifade veren itirafçı sanık Mehmet Nuri Binzet’in, Nayci’nin Hizbullahçılar tarafından alıkonulduğunu ve dönemin ilçe Belediye Başkanı ve korucubaşı Kamil Atak’ın öldürülmesi yönünde emir verdiğini söylediğini hatırlattı.
'33 YILDIR AYNI SORUYU SORUYORUZ'
İkbal Eren, "Nadir Nayci nerede?" sorusunun 33 yıldır yanıtsız bırakıldığını belirterek, kaybolma vakasına ilişkin iddiaların etkin biçimde soruşturulmasını, Kuştepe’de bulunan kemikler için DNA incelemesinin sonuçlandırılmasını ve tanık ifadelerinin araştırılmasını istedi.
Nayci’nin cezaevindeki oğlu Ramazan Nayci’nin gönderdiği mektup da eylemde okundu. Mektupta, ailesinin 33 yıldır babasının akıbetini öğrenmeyi ve bir mezara kavuşmayı beklediği belirtilerek, "Artık bu belirsizlikle yaşamak istemiyoruz" denildi.
Cumartesi Anneleri, Nadir Nayci’nin akıbetinin ortaya çıkarılması, sorumluların belirlenmesi ve etkili bir soruşturma yürütülerek adaletin sağlanması çağrısında bulundu. Eylemin ardından Galatasaray Meydanı’na karanfiller bırakıldı.