Eminoğlu: Gençlerin suça sürüklenmesinde ekonomik ve sosyal kriz önemli bir etkendir

Çağdaş Hukukçular Derneği Hapishane Komisyonu’ndan Naim Eminoğlu, gençlerin suça sürüklenmesinde ekonomik ve sosyal krizin önemli bir etken olduğunu belirterek, özellikle kolay yoldan para kazanma isteğinin arttığına dikkat çekti.

NAİM EMİNOĞLU

Türkiye ve Kürdistan’da giderek artan suç oranı, cezaevlerinin de yaş ortalamasını düşürmüş durumda. Bugün cezaevlerinde bulunan tutuklu ve hükümlülerin yaklaşık yüzde 80’ini 12-25 yaş arasındaki gençler oluşturuyor. Gençlerin büyük çoğunluğu ise çete suçlarından dolayı cezaevlerinde bulunuyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin suç haritasını paylaştı. İlk defa yayımlanan araştırmaya göre, son bir yıl içerisinde en yaygın suç türü cinsel olmayan taciz olarak belirlendi. Bu suçu bilişim suçları ve tüketici dolandırıcılığı izledi.

TÜİK verilerine göre, 2025 yılı içerisinde 16 milyon 773 kişi hakkında adli işlem yapılırken, toplam 22 Milyon 900 bin suç kaydı resmi kayıtlara geçti.

CEZAEVLERİNDE 300 BİNE YAKIN GENÇ BULUNUYOR

Haziran 2026 itibarıyla Türkiye’de cezaevlerindeki doluluk oranı yüzde 138,5’e ulaştı. Geçmiş dönemlerle kıyaslandığında, genç tutuklu ve hükümlü oranında da oranında da ciddi bir artış dikkat çekiyor.

Adalet Bakanlığı verilerine göre, 12-18 yaş aralığında cezaevinde bulunan kişi sayısı 4 bin 973 olarak açıklanırken, 18-40 yaş aralığında bu sayı 275 bin 565’e yükseliyor. Verilere göre, 12-18 yaş grubunda bulunanların 4 bin 447’sini erkekler, 226’sını ise kadınlar oluşturuyor. 18-40 yaş aralığında ise 262 bin 211 erkek ve 13 bin 354 kadın tutuklu ve hükümlü bulunuyor.

En çok işlenen suçların başında ise bilişim suçları kapsamında değerlendirilen “banka hesabını kullandırma” geliyor. Özellikle 18-25 yaş arasındaki gençler arasında yaygınlaşan bu yöntemde kişiler, kendi banka hesaplarını başkalarının kullanımına açarak karşılığında aylık belirli bir ücret alıyor.

Cezaevinde kalma süresinin de kısa olması nedeniyle gençler arasında yaygın kullanılan bu yöntemden dolayı çok sayıda gencin cezaevinde bulunduğu tahmin ediliyor.

‘EKONOMİK, SOSYAL KRİZ GENÇLERİ SUÇA YÖNLENDİRİYOR’

Çağdaş Hukukçular Derneği Hapishane Komisyonu’ndan Naim Eminoğlu, gençlerin suça sürüklenmesinde ekonomik ve sosyal krizin önemli bir etken olduğunu söyledi. Özellikle kolay yoldan para kazanma isteğinin arttığını belirten Eminoğlu, şunları kaydetti: “Son dönemde özellikle ekonomik krizin artmasıyla birlikte sosyal ve siyasal krizin de derinleşmesi neticesinde, çocuk ve genç tutuklu ve hükümlü sayısında son yıllarda görülmemiş oranlarda artış meydana geldi.

Bunun en bariz sebebi, çetelerin ve çeteleşmenin kolay para kazanma yöntemi olarak görülmesi ve gençlerin bu alana yönelmesi. Paranın her gün değerinin kaybetmesi ve yaklaşık beş yıldır ekonomik kriz yaşanıyor olması, insanları ve özellikle gençleri çeteler aracılığıyla kolay para kazanma seçeneklerine itiyor. Bu durum da insanların daha hızlı yozlaşmasına ve suç işlemenin sıradan hale gelmesine neden oluyor.”

Gençler arasında en yaygın suç türlerinden birinin banka hesabı kullandırma olduğunu belirten Eminoğlu, şöyle devam etti: “Son zamanlarda avukatlar olarak en fazla karşılaştığımız suç tipleri yasa dışı bahis ve IBAN kullandırma suçları. Bu suç gruplarında inanılmaz oranda artış var. Örneğin IBAN kullandırmada kişi sadece IBAN’ını kullandırıyor ve oradan bir pay almak istiyor. Gençler bunu çok kolay bir para kazanma yolu olarak kullanıyor. Hesabına gelen paranın ne olduğunu, aklama faaliyeti mi olduğunu bilmiyor. Bu nedenle ağır cezada yargılanıp en az 3 yıl 4 ay hapis cezası alıyorlar.

Yasa dışı bahis de benzer şekilde. Uyuşturucu gibi suçlar zaten son derece artmış durumda. Bu suçlara yönelmenin en büyük sebebi, gelecek kaygısının yaşanan ekonomikle derinleşmiş olması. Bu durum da önce basit suçlarla başlayan gençleri bile çeteleşmeye itiyor.”

‘SUÇUN NEDENLERİ YOK EDİLMEDİĞİ SÜRECE SUÇ ORTADAN KALKMIYOR’

Son çıkarılan yargı paketlerinde cezaların arttırılmasının suçu önlemeyeceğini vurgulayan Eminoğlu, suçun temel nedenlerinin ortadan kaldırılmadığına işaret ederek şunları söyledi: “Cezalarda artışın suçu önleyebileceği sadece bir ön kabul. Ancak yapılan araştırmalarda, bunun böyle olmadığı açık. Cezalarda artışla sadece toplum rahatlatılmaya çalışılıyor, ama suçun esas nedenleri ortadan kaldırılmıyor.

Çünkü suç, biz avukatların gayet iyi bildiği üzere, bir pazar alanına dönüşmüş durumda. Devlet, bu suçu ve suçların işlenmesini engellemek ve ortadan kaldırmak istemiyor. Çünkü bir suçun işlenmesinden bu ülkede en az 20 milyon insan ekmek yiyor. Bunun içine hakimler, savcılar, gardiyanlar, kolluk ve avukatlar ile onların ailelerini kattığımızda sayı daha da yükseliyor. Dolayısıyla devletin gerçek anlamda suçla mücadele ettiğini söylemek zor. Suç sadece kontrol altına alınmaya çalışılıyor.

Cezaların artırılması da bu anlamda suçun artışını önleyemeyeceği gibi, artışına da neden olan bir faktör olabilir. Çünkü hafif suçlara ağır cezalar getirdiğinizde gençler, zaten cezası ağır olan daha ağır suçları incelemeye yönelecektir. Dolayısıyla burada bataklığı kurutmak önemli. Cezaların artırılması gibi tartışmalar ise bir anlamda bataklık etrafında yer alan sineklerle uğraşmaktan farksız.”

‘SOSYALİSTLERİN YOZLAŞMAYA KARŞI ETKİN MÜCADELE ETMESİ GEREKİYOR’

Yozlaşmanın giderek derinleşmesinin önüne geçilmesi gerektiğini belirten Naim Eminoğlu, özellikle sosyalistlerin yozlaşmaya karşı etkin bir mücadele yürütmesi gerektiğini vurgulayarak, “Gençlerin suça yönelmesinin çözümü ne olabilir sorusunun elbette bir cevabı yok. Ancak yozlaşmayla mücadele araçlarının artırılması gerekiyor.  Burada da sosyalist devrimcilerin yozlaşmaya karşı etkin mücadele etmesi gerektiğini düşünüyorum.”