‘İyi halsiz’ tutsak için özgürlük kampanyası

‘İyi halsiz’ tutsak için özgürlük kampanyası

Hem güldürüp hem de düşündüren kabarelere, kumpanyalara itinayla imza atmaya devam eden cezaevlerindeki “güler misin ağlar mısın?” kabilinden hikayelerden birisi de Sincan 1 Nolu F Tipi Cezaevi’nde halen gösterimde. Cezası aylar öncesinden bitmesine rağmen idarenin “iyi halli olmadığı” keyfiyetçiliği ve hukuksuzluğuyla halen cezaevinde tutulan Deniz Bakır’ın özgürlüğü için kampanya başlatılıyor.

Özellikle politik tutsaklara yönelik cezaevlerindeki keyfi, hukuk dışı uygulamaların sonu gelmek bilmiyor. Deniz Bakır da keyfi ve hukuk dışı uygulamayla hak ihlaline maruz kalan politik tutsaklardan biri. “MLKP üyesi olmak” iddiasıyla verilen 9 yıl 6 aylık hapis cezasının infazını içeren süreyi 12 Ağustos 2012’de tamamlayan ancak “hakkında disiplin cezaları var” denilerek tahliye edilmeyen Bakır’ın, bu cezaların bittiği tarih olan 24 Mart 2013’te tahliye olması gerekirken, yine serbest bırakılmadı. Buna gerekçe olarak da “iyi halli olmadığı” gösterildi.

Bakır’ın avukatı Can Tombul, “Disiplin cezaları olduğu için serbest bırakılmıyor. Disiplin cezalarının bitmesini bekledik. İtirazlarımız oldu yine. Biz 24 Mart’ta cezaevinden çıkmasını bekliyorduk. Cezaevi idaresi müvekkilimizin ‘iyi halli olmadığına’ karar vererek görüş bildirdi. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi de koşullu salıverilmemesine karar verdi. Cezaevi idaresinin iyi halli olmadığına dair görüşünde psikososyal servisle görüşmediği, eğitim amacıyla düzenlenen kimi etkinliklere katılmadığı, okuduğu yayınların ‘terör örgütü’ propagandası yaptığı, disiplin cezaları aldığı gerekçeleriyle iyi halli olmadığını belirtiyor” dedi.

BİTİP TÜKENMEYEN GEREKÇELER

“Siyasi tutsaklar psikososyal servisle görüşmüyor. Bunun farklı bir işlevi var cezaevinde. Bu zorunlu bir şey değil. Dilekçeyle başvurulup gidilmesi gereken bir yer” diyen Av. Tombul, “Müvekkilim görüşmeye gitmiyor. İnfaz kurumunun etkinliklerine katılmamak bir diğer gerekçe. Bunlar günü birlik. Film gösterimi, tiyatral etkinlik olabiliyor. Birçoğu dini içerikli etkinlikler bunlar. Bunda da zorunluluk yok. Bu etkinliklerin içinde hani topluma kazandırmayı amaçladığını iddia ettiği iş ve meslek kursları düzenliyor. Bunlara da katılmıyor müvekkillerim. Aslında meslek kazandırmaya yönelik değil. Açık cezaevinde olan adli mahkumlar çalıştırılıyor adliyelerde. Siyasi tutsaklar da bunu kabul etmiyor zaten” ifadelerinde bulundu.

Bakır’ın tahliyesi edilmemesinin bir başka gerekçesinin de okuduğu yayınların “terör örgütü propagandası yaptığı” yönünde olduğunu dile getiren Tombul, “Bu yayınlar içinde Atılım ve Özgür Gündem gazeteleri, Yürüyüş dergisi var. Siyasi tutsaklar siyasi yayınları takip ediyor zaten. Bunlar ise cezaevine giren yayınlar. Yasadışı bir yayın cezaevine nasıl girer, mümkün değil. Cezaevi idaresinin görüşlerine uymayabilir bu da hukuki bir gerekçe değil. Onun dışında birçok kez disiplin cezası aldığı şeklinde. Cezaevinde disiplin cezası almayan siyasi tutsak yoktur. Sonuçta yaşanan bir tecrit var. Bunu protesto eden etkinlikler yapılıyor. Cezaevindeki dönemsel etkinliklere siyasi tutsaklar katılıyor. Disiplin cezaları çok rahat biçimde veriliyor” diye konuştu.

DEVLET VERGİSİNİ ALDIĞI GAZETELERİ ‘TERÖR’ YAYINI İLAN EDİYOR

Deniz Bakır’ın özgürlüğüne kavuşması için ESP Ankara İl Örgütü de bir kampanya düzenliyor. ESP Ankara İl Başkanı Fadime Çelebi, siyasi tutsaklara dönük hak ihlallerinin devam ettiğini, buna yüzlerce somut örnekten birinin de Deniz Bakır olduğunu söyledi. Bakır gibi yüzlerce tutuklu olduğunu kaydeden Çelebi, “Keyfi bir uygulamadır bu. Yaşamının yarısını içerde geçirmiş biri. Avukatın bilgileri de keyfi gerekçeler olduğu yönünde. Hiçbir hukuksal dayanağı yok. Zaten siyasi bir tutsak. Yasadışı ‘terör örgütü’ yayınları deniyor. Günlük gazeteler yasal. Devlete vergi ödüyor. Devlet bu gazetelerden vergi alıyor. Tamamen keyfi tutum. Biz de ESP il örgütü olarak kampanya başlatacağız. 31 Mayısta start vereceğiz. Deniz’in özgürlüğüne kavuşması için” dedi.

‘KEYFİ VE HUKUKSUZ İHLALLERE DİKKAT ÇEKECEĞİZ’

Keyfi yaptırımlara karşı bu durumu genel kamuoyu gündemine taşıyarak, duyarlılık yaratmak istediklerini ifade eden Çelebi, “Konuyu siyasi partilerin, insan hakları örgütlerinin gündemine taşımayı düşünüyoruz. Ayrıca AKP’nin bir yandan başlattığı barış politikası diğer yandan cezaevindeki hak ihlalleri var. Hasta tutsaklar var. Keyfi biçimdeki bu uygulamalara ve hak ihlallerine de vurgu yapacağız kampanya sürecinde” diye belirtti.

Bakır, Ezilenlerin Sosyalist Platformu (ESP) Ankara Temsilcisi olduğu dönemde 7 Aralık 2004’te Yeni Ceza İnfaz Yasa Tasarısı’nı protesto yürüyüşüne ve sağlıkta dönüşüm politikalarını protesto eylemine katıldığı için hakkında açılan dava kapsamında tutuklandığı 24 Mart 2006’dan bu yana Sincan 1 Nolu F Tipi Cezaevi’nde tutuluyor.