'Mücadeleyi DİSK yönetimine taşımak için adayım'

'Mücadeleyi DİSK yönetimine taşımak için adayım'

DİSK Genel Sekreterliği'ne aday olan Dev Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Çerkezoğlu, güvencesizlik ve taşeron çalışmaya karşı yürüttükleri mücadelenin DİSK yönetimine taşınması için aday olduğunu açıkladı.

Geçtiğimiz yıl 14. genel kurulunu toplayan DİSK'in olağanüstü genel kurulu, 6 Nisan'da yapılacak. Genel başkanlık için Genel-İş Sendikası Genel Sektereri Kani Beko resmen adaylığını açıkladı. DİSK'in genel sekreterliği görevinden istifa eden Birleşik-Metal İş Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu'nun da adı genel başkan adayları arasında geçiyor. Ancak, Serdaroğlu'ndan resmi bir açıklama gelmiş değil.

Dev Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DİSK Genel Sekreterliği'ne aday. Sadece 2 genel kurul delegesine sahip olan Çerkezoğlu, geçtiğimiz yıl yapılan 14. genel kurulda da aday olmuş, ilk turda 198 oy almıştı. Ancak eski DİSK Genel Başkan Adayı Erol Ekici'nin, tüm delegeleri toplayarak "İsmail Yurtseven seçilmezse istifa ederim" tavrı üzerine Yurtseven seçilmişti. Buna rağmen Arzu Çerkezoğlu, ikinci turda da 166 oy almıştı.

Genel kurul öncesinde soruları yanıtlayan Çerkezoğlu, 14. genel kurulu bir yıl önce yaptıklarını hatırlattı, "Bugünkü yönetim o genel kurulda DİSK'in 'büyük sendikaları' diye tabir edilen sendikaların geniş mutabakatıyla oluşturulmuş ve 'tek yumruk, tek yürek' olarak ifade edilmişti. Ancak buna rağmen bir yılın ardından DİSK olağanüstü genel kurula gidiyor. Bu yönüyle bakıldığında olağanüstü genel kurul kararının alınmasının gerekçesi olarak sunulan 'iç sorunlar' bir olumsuzluk ve tablo iç açıcı değil" dedi.

'YAŞANAN YAPISAL PROBLEMLERİN SONUCU'

Çerkezoğlu, olağanüstü genel kurula, "14. genel kurul ve daha önceki süreçlerden başlayan, DİSK'in gerek mücadele çizgisi ve stratejisi gerekse de örgütlenme tarzı açısından yaşadığı yapısal problemlerin ortaya çıkarttığı bir sonuç olarak bakmak" gerektiğini belirtti, "Bu olumsuz tablo, aslında DİSK'in bu eksikliklerini gören ve önümüzdeki dönem açısından yenilenme sürecine olanak sağlayacak bir biçimde değerlendirilebilirse de bir olumluluğa dönüşebilir" dedi.

Eski delegelerle gerçekleşecek olağanüstü genel kurulda tümüyle bütün sorunların çözülmesinin söz konusu olmayacağını belirten Çerkezoğlu, şöyle konuştu: "En azından DİSK'i bir sonraki olağan genel kurul sürecine hazırlayacak, DİSK'in içinde hem mücadele çizgisi hem örgütlenme tarzı açısından bulunan yapısal sorunları görecek, bunları gidermeye dönük ortak programla çıkılabilecek ve örgütü bir sonraki genel kurula hazırlayacak bu yasal dönüşümlere dair adımlar atacak bir mutabakat oluşursa ve bunu hayata geçirecek bir yönetim mekanizması kurulursa, DİSK'in ihtiyaçları bakımından olumlu bir nokta olur. Dev Sağlık-İş olarak bu genel kurula temel yaklaşımımız bu."

Dev Sağlık-İş'in 10 bine yakın üyesinin "taşeron işçiler" olduğu için devlet tarafından tanınmadığını hatırlatan Çerkezoğlu, adaylığını şöyle açıkladı: "Genel kurulda iki delege ile temsil ediliyoruz. Yine az delegeye sahip birlikte hareket ettiğimiz sendikalar da var. Ancak bu duruma, büyük mutabakata rağmen aday olduk. O zaman söylediğimiz şuydu; bugün temel mesele böyle bir mutabakatın sağlanması, çok delegesi olan sendikaların belirlediği bir yönetimin oluşması değil. 'Programı ve politikayı konuşmadan, yine aynı şekilde krizleri tartışmadan istediğiniz en geniş mutabakatı oluşturun bu iş yürümez' demiştik. Biraz da onu göstermek adına adaylığımız söz konusu olmuştu. O genel kurulda büyük mutabakata rağmen DİSK'in delegelerinin bize verdiği destek bu noktada DİSK'in mücadele çizgisine olan onayı ve ihtiyacını gösteriyordu. Taşeron çalışmaya karşı mücadeleyi birçok sendika yürütüyor elbette, ancak Devrimci Sağlık-İş'in mücadelesi biraz da simge haline geldi. Biz de bu genel kurulda genel sekreterliğe, taşeron ve güvencesizliğe karşı mücadelenin DİSK yönetimine taşınması için aday olduk. Daha etkin ve belirleyici konumda bulunarak DİSK'e daha fazla katkımız olacağını düşündüğümüz için. Yoksa makam, mevki, koltuk ya da herhangi bir dayatma olsun diye değil."

'GELENEKSEL SENDİKAL ANLAYIŞ DEĞİŞMELİ'

Gelenek sendikal anlayışla işçi sınıfının ihtiyaçlarının karşılanmadığını belirten Çerkezoğlu, "Aslında işçi sınıfı hem nicel hem de nitel olarak tarihinin en büyük genişlemesini yaşıyor. Ama ona rağmen işçi sınıfının hem sendikal örgütlülükleri hem siyasal örgütlülükleri tüm dünyada ve Türkiye'de önemli bir gerileme içerisinde. Sendikaların hem üye sayıları hem de toplumsal etkileri azalmış durumda. İşçi sınıfının bu değişen karakterini, büyüyen bu kocaman dinamizmi göremeyen ve onunla buluşamayan bir sendikal hareket söz konusu. Bunu yıllardır sendikal kriz diye tartışıyoruz. DİSK de bu sendikal krizin içinde" dedi.

"Hala DİSK içerisinde işçi sınıfının bütün bileşenlerini kapsayacak bir örgütlenme anlayışıyla hareket edemiyoruz" diyen Dev Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, "Yapısal sorun derken iki ana eksende tartışmak gerekiyor. Birincisi; sendikal program, politika ve strateji, başka bir ifadeyle çizgi. İkincisi de buna eşlik edecek ve aynı değerde ve önemle tartışılması gereken örgütsel mekanizmalar sorunu" dedi.

DİSK'in olağanüstü günlerden geçtiği süreçte genel kurulda "mutabakat listesi"nden yana olduklarını söyleyen Çerkezoğlu, "Gerek başkanlık, gerek genel sekreterlik gerekse de yönetim kurulu seçimi açısından genel bir mutabakat ama bütün önceki süreçlerden ders çıkartan bir mutabakata ihtiyaç var. DİSK'in önümüzdeki dönemde yeni dinamikleri kapsayan ve onları gören bir programla hareket etmesine ihtiyaç var. Seçilip seçilememe konusunda genel kurul iradesi karar verecek ama bugüne kadar konuştuğumuz arkadaşlarımızın, farklı sendikalardan mücadele arkadaşlarımızın bir desteği var. Ama tabi ki sonuç olarak bir tercih yapılacak. Başka adaylar da çıkabilir, bunu oturacağız konuşacağız ve DİSK açısından en olumlu ve ihtiyaç duyulan tabloyu hep birlikte oluşturacağız" diye konuştu.

'BİRLİKTE ÇALIŞMA ŞARTLARI ORTADAN KALKMIŞTI'

Bu arada DİSK Olağanüstü Genel Kurulu'nda Genel Başkanlığı'na adaylığı tartışılan Adnan Serdaroğlu, istifa gerekçesini "DİSK'in bağımsızlığını ortadan kaldıran politikalar" olarak açıkladı.

Mevcut yönetimin bütün sendikaların mutabakatıyla oluşturulduğunu söyleyen Serdaroğlu, "Kimi çekincelerimiz olmasına rağmen DİSK mücadelesine elimizden gelen tüm katkıyı sunması gerektiği bilinciyle hareket ederek çalışmaya katkı vermiş, DİSK genel sekreterliğini üstlenmiştik. Ancak yönetim içerisinde yaşanan ve gün geçtikçe derinleşen bazı sorunlar birlikte çalışma şartlarını ortadan kaldırdı. Özellikle genel başkanın yönetim içerisindeki bir takım davranışları Birleşik Metal-İş Sendikası'nda önemli rahatsızlıklar yarattı. Bundan dolayıda Birleşik Metal-İş Sendikası yönetimden çekilmişti" dedi.

'HER TÜRLÜ GÖREVE HAZIRIZ'

DİSK'in olağanüstü genel kurulunda her türlü göreve hazır olduklarını söyleyen Serdaroğlu, Genel-İş Sendikası'nın da aynı düşünce içerisinde olduğunu kaydetti. Serdaroğlu, "Bu olağanüstü genel kurulda belirleyici sendikalar, güçlü bir yönetim oluşturulması, saldırılara karşı direnç ortaya konulabilmesi, bir istinat duvarı yaratılabilmesi için tarihsel sorumluluklarını yerine getirecekler, mutabakatla çabasını sürdürecekler. Biz de o yapı içerisinde misyonumuz neyse her türlü göreve de hazır olduğumuzu kurumlarda beyan ettik" diye konuştu.

Serdaroğlu, yönetim konusunda henüz tam bir mutabakat olmadığını, bugünkü Başkanlar Kurulu'nda netleşmenin beklendiğini bildirdi, "İlle başkanlık zorlaması içerisinde değiliz. Başarılı bir genel kurulun gerçekleşmesi için ne gerekiyorsa o hatta ilerliyoruz" dedi.

Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Serdaroğlu, "nasıl bir DİSK olmalı" sorusuna ise şöyle yanıt verdi: "DİSK'te tarihsel izdüşümler var, geleneği var, ortaya koyduğu mücadele tarzı var, idealleri var, sınıfsal perspektifi var. Yeter ki bunlar harekete geçirilsin, yeter ki bunlara zarar getirecek davranışlardan uzaklaşılsın. DİSK zaten ilkeleri ile kendi yolunu bulur. Yolunu bulmasında engel olabilecek şeyleri ortadan kaldırmak gerekiyor. DİSK'in genlerinde zaten mücadele var, işçi sınıfı ideolojisini önüne koyarak mücadelesini tarihin her döneminde yapmıştır. Bugün de o geleneğini, ilkeleri çerçevesinde sürdürecektir.