Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) ve Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) avukatlarından oluşan heyetin, Temmuz ayında Sincan Kadın Kapalı Hapishanesinde yaptığı ziyaretlere ilişkin raporu yayımlandı. Hapishanede tutulan 14 kadınla yapılan görüşmelere dayanan raporda; yaşam hakkı, sağlık, barınma, hijyen ve sosyal haklara erişim alanlarında yaşanan ihlallere dikkat çekildi.
2026’DA EN AZ 4 KADIN YAŞAMINI YİTİRDİ
Raporda, 2026 yılında hapishanede az 4 kadının yaşamına son verdiği belirtildi. Tutsakların aktarımlarına dayandırılan değerlendirmede, bu ölümlerin öngörülebilir ve önlenebilir olduğuna işaret edildi.
Yakın zamanda yaşamını yitiren 23 yaşındaki bir kadının ölümünden önce psikolojik destek talep ettiği ancak bu talebin hapishane psikoloğu tarafından karşılanmadığı aktarıldı. Müdahale ve hastaneye sevk sürecinde ciddi tıbbi ihmaller yaşandığı yönündeki beyanlara yer verilen raporda, olay sonrasında yürütülen idari soruşturmada tanık mahpusların ifadelerinin tutanaklara eksik veya hatalı geçirildiği belirtildi.
Ölümün ardından başlatılan adli ve idari soruşturmaların bağımsız, etkili ve şeffaf biçimde yürütülüp yürütülmediğinin kamuoyu tarafından bilinmediği kaydedildi. Raporda, başka kadın tutukluların da intihar girişiminde bulunduğu ve kendilerine zarar verdiği aktarılarak cezaevindeki koşulların yaşam hakkı bakımından yarattığı risklere dikkat çekildi.
TALEPLERİN KARŞILANMASI İÇİN KENDİLERİNE ZARAR VERİYORLAR
Raporda, koğuş değişikliği, sağlık hizmetlerine erişim ve aileleriyle görüşme gibi temel taleplerin uzun süre karşılanmadığı, bazı taleplerin ise ancak tutukluların kendilerine zarar vermesinin ardından yerine getirildiği belirtildi.
Tutsakların beyanlarına göre, koğuş değişikliği talebi karşılanmayan bir kadına hapishane müdürü tarafından mazgal arasından jilet verildi. Kadının bunun ardından boynunu kesmesi üzerine koğuş değişikliği talebinin kabul edildiği aktarıldı.
Bir başka tutuklunun koğuş değişikliği talebine yanıt alamaması üzerine koğuşun camlarını kırdığı ve ardından hücreye götürüldüğü belirtildi. 18 yaşından küçük bir tutuklu çocuğun intihar girişiminin ardından süngerli odaya alındığı kaydedildi.
Raporda, aldığı cezayı öğrendikten sonra intihar girişiminde bulunan bir başka tutuklunun, devlet korumasındaki çocuğuyla bir yıl boyunca görüştürülmediği için yeniden intihara teşebbüs ettiği ifade edildi. Tutuklunun ancak bu girişimin ardından çocuğuyla görüştürüldüğü bildirildi.
HAPİSHANE MÜDÜRÜNE HAKARET VE TEHDİT İDDİASI
Hapishane personelinin tutsaklara yönelik tutumuna ve kötü muamele iddialarına da yer verilen raporda, hapishane müdürünün bir tutsağa “Siz kimsiniz lan, sizi burada öldürürüm” sözleriyle hakaret ve tehditte bulunduğu aktarıldı. İnfaz memurlarının da tutsaklara hakaret ettiği ve aşağılayıcı el hareketlerinde bulunduğu yönündeki beyanlar rapora yansıdı.
SAĞLIK VE HİJYEN İHTİYAÇLARI KARŞILANMIYOR
Raporda, kadın tutsakların sağlık hizmetlerine erişiminde yaşanan sorunlar da sıralandı. Jinekolojik tarama ve doğum kontrolü gibi koruyucu sağlık hizmetlerinin düzenli yapılmadığı, bazı tutukluların doğum kontrolü için hastaneye sevk edilmeyi haftalarca beklediği belirtildi.
Ücretsiz dağıtılan pedlerin kalitesiz olduğu, kişisel hijyen ihtiyaçları için yalnızca duş jeli verildiği ve regl döneminde uygulanan kıyafet kotasının kadın mahpusları zorladığı aktarıldı.
İlaç ve tedaviye erişimde yaşanan sorunlara da dikkat çekilen raporda, astım hastası olan ve düzenli risperidon kullanması gereken bir tutukluya ilacının ancak ağzını açması koşuluyla verildiği, bu uygulamaya itiraz etmesi üzerine hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı kaydedildi.
Koğuşta yaşanan bir intihar olayı sonrasında cam kesiğiyle yaralanan bir mahpusun, ameliyatın ardından fizik tedavi ve ilaç taleplerinin yaklaşık iki ay karşılanmadığı belirtildi. Kan kaybı nedeniyle sık sık bayıldığı, tendon hasarı nedeniyle sol elini kullanamadığı bildirilen mahpusun, elinde cam parçası kaldığını söyleyerek doktora gitme talebinde bulunduğu ancak bu talebinin “oraya sakız ya da ağda yapıştır çek” denilerek geri çevrildiği aktarıldı.
Aynı tutuklunun psikolog görüşmesi talebinin de uzun süre karşılanmadığı, fizik tedaviye geç başlandığı ve sol elinin parmaklarını sınırlı ölçüde hareket ettirebildiği ifade edildi. Kalem tutmakta dahi zorlandığı belirtilen mahpusun yanı sıra, ilaçların genel olarak tutuklulara geç ulaştırıldığı kaydedildi. Gebelik veya ileri yaş gözetilmeksizin tedavi amacıyla hastaneye sevk edilen tüm mahpuslara kelepçe takıldığı da raporda yer aldı.
Hapishanede bulunan 65 ve 66 yaşlarındaki iki kadın tutuklunun günlük ihtiyaçlarını tek başına karşılayamadığı, koğuş arkadaşlarının bu konuda yaptığı başvuruların ise yanıtsız bırakıldığı belirtildi.
24 KİŞİLİK KOĞUŞTA 34 KADIN TUTUKLU
Barınma koşullarına ilişkin tespitlerde, 24 kişilik kapasiteye sahip bir koğuşta 34 kadın tutsağın kaldığına dikkat çekildi. Bazı tutukluların tuvalet ve banyo önüne serilen yataklarda uyumak zorunda kaldığı, bunun hijyen sorunlarına yol açtığı ifade edildi. Benzer koşulların hapishanedeki başka koğuşlarda da yaşandığı aktarıldı.
KOĞUŞA 12 GÜN TOPLU HÜCRE CEZASI
Disiplin uygulamalarına ilişkin olarak, bir koğuşta yaşanan tartışma gerekçe gösterilerek koğuşun tamamına hücre cezası verildiği belirtildi. Tutsakların 5-17 Temmuz tarihleri arasında 12 gün boyunca hücrede tutulduğu ve havalandırmaya çıkarılmadığı kaydedildi.
Bu süreçte tutsakların gıda zehirlenmesi yaşadığı, günlerce kusma ve ishal şikâyetleri bulunmasına rağmen sağlık müdahalesi yapılmadan hücrede tutuldukları ifade edildi. Aralarında husumet bulunan tutukluların aynı koğuşa yerleştirildiği yönündeki beyanlar da raporda yer aldı.
ATÖLYE, KURS VE SPOR HAKLARI ENGELLENİYOR
Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan kadın tutsakların atölye, kurs ve sohbet faaliyetlerine katılmalarının engellendiği, spor faaliyetlerinin ise haftada 45 dakika ile sınırlandırıldığı belirtildi. Hapishane müdürünün 2023 yılında değişmesinin ardından daha önce farklı alanlarda çalışma imkânı bulunan tutsakların bu haklardan yararlandırılmadığı aktarıldı.
9 SİYASİ KADIN TUTSAĞIN TAHLİYESİ ERTELENDİ
Raporda, politik kadın tutsakların koşullu salıverilme haklarının İdare ve Gözlem Kurulu (İGK) kararlarıyla engellendiğine ilişkin bilgilere de yer verildi. Bu bölümün, ÖHD Ankara Şubesi Hapishane ve Kadın Komisyonu’nun çalışmaları, Ekim 2023’te yayımlanan “Tahliye Hakları Elinden Alınan Kadın Mahpuslar” başlıklı raporu ve sonrasında edinilen bilgiler temel alınarak hazırlandığı kaydedildi.
İdare ve Gözlem Kurulu’nun hukuki dayanaktan yoksun gerekçelerle tutukluların tahliyelerini ertelediği, erteleme sürelerinin 3, 6, 9 veya 12 ay olduğu belirtildi. Uygulamanın ilk olarak Sincan Kadın Kapalı Hapishanesinde yoğunlaştığı, daha sonra diğer hapishanelere yayıldığı ifade edildi. Sincan’ın bu uygulama bakımından pilot hapishane işlevi gördüğü değerlendirmesine yer verilen raporda, 9 siyasi kadın tutsağın tahliyesinin İGK kararlarıyla ertelendiği vurgulandı.
BAĞIMSIZ SORUŞTURMA VE DENETİM ÇAĞRISI
Raporda, hapishanede yaşanan ihlallerin yaşam hakkı, sağlık, barınma ve kötü muamele başta olmak üzere birçok alana yayıldığı belirtildi. Tutsakların temel hak ve taleplerine erişiminin engellenmesinin, kendilerine zarar verme ve intihar girişimleriyle sonuçlanan koşulları ağırlaştırdığı ifade edildi.
Bu kapsamda Birleşmiş Milletler Mahpuslara Muameleye Dair Asgari Standart Kuralları (Mandela Kuralları), Kadın Mahpuslara Muamele ve Kadın Suçlular için Hapis Dışı Tedbirlere İlişkin Birleşmiş Milletler Kuralları (Bangkok Kuralları), Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2’nci ve 3’üncü maddeleri ile Anayasa’nın 17’nci maddesine işaret edildi. Devletin gözetimi altındaki tutukluların yaşamını ve sağlığını koruma yükümlülüğü hatırlatıldı.
Heyet, hayatını kaybeden mahpusların ölümlerine ilişkin adli ve idari soruşturmaların bağımsız, etkili ve şeffaf biçimde yürütülmesini ve sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılmasını istedi. Hapishane müdürü hakkındaki kendine zarar vermeye ve intihara teşvik, jilet verme, hakaret ve tehdit iddialarının bağımsız biçimde soruşturulması, soruşturma süresince müdürün görevden uzaklaştırılması çağrısında bulundu.
Raporda ayrıca, hapishanelerin sağlık, barınma ve disiplin uygulamaları bakımından bağımsız kurumlarca düzenli ve habersiz biçimde denetlenmesi; mahpusların taleplerini iletebilecekleri etkili ve erişilebilir başvuru mekanizmalarının oluşturulması istendi.
Kadın tutsakların cinsiyete özgü sağlık ve hijyen ihtiyaçlarının karşılanması, ağırlaştırılmış müebbet hükümlüleri dahil tüm mahpusların atölye, kurs, sohbet ve spor haklarından yararlandırılması, ileri yaştaki ve bakıma muhtaç tutsaklar için uygun destek veya nakil imkânlarının sağlanması da talepler arasında sıralandı.
Heyet, İdare ve Gözlem Kurullarının koşullu salıverilme değerlendirmelerinde nesnel ve kanuni ölçütlere bağlı hareket etmesini, tahliyeleri ertelenen 9 siyasi kadın tutsak hakkındaki kararların bağımsız biçimde incelenmesini ve hukuki dayanaktan yoksun erteleme uygulamasına son verilmesini talep etti.