‘Süreç demokratik entegrasyon ve hukuki güvencelerle güçlendirilmeli’

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, çerçeve yasanın önemli ancak dar kapsamlı bir ilk adım olduğunu belirterek, sürecin demokratik entegrasyon, şeffaflık ve hukuki güvencelerle güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

CEYLAN AKŞA CUPOLO

Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında Meclis’te oy çokluğuyla kabul edilen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi" kanun teklifine yönelik eleştiri ve beklentiler sürüyor. Toplumun farklı kesimleri, yasanın kapsamının genişletilmesini ve sürecin hukuki, demokratik ve şeffaf mekanizmalarla güvence altına alınmasını talep ediyor.

DEM Parti Amed Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, toplumun çerçeve yasandan beklentilerine ilişkin ANF’ye konuştu.

Yasanın Barış ve Demokratik Toplum Süreci açısından önemli bir ilk adım olduğunu ancak mevcut kapsamının yeterli olmadığını ifade eden Ceylan Akça Cupolo, şunları söyledi:

“Açıkçası bu yasayı, Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın da altını çizdiği üzere, bin kilometrelik o zorlu barış yolunun ilk adımı olarak okuyoruz. Evet, tarihsel bir eşikteyiz. Ancak sahaya indiğimizde, sokaktaki insanın, toplumun eleştirilerinde ne kadar haklı olduğunu da çok net görüyoruz. Biz de yasanın bu dar kapsamını eleştiriyoruz. Neden? Çünkü yasanın ruhu henüz ‘demokratik entegrasyon’ ve kapsayıcı bir cumhuriyet vizyonuyla buluşamadı.

Somutlaştırayım: Çrneğin Sur’da, Bağlar’da veya bölgenin herhangi bir yerinde insanların sadece makro siyasi laflara değil, kendi hayatlarına doğrudan dokunan, onları yönetime katan gerçek bir toplumsal sözleşmeye ihtiyacı var. Silahlı mücadeleden siyasal mücadeleye geçiş, sadece kağıt üzerinde bir niyet beyanıyla olmaz.”

‘MECLİS ASLİ YÜRÜTÜCÜ OLMALI’

Sürecin kalıcı bir barışa dönüşebilmesi için Meclis’in temel aktör olması gerektiğini söyleyen Ceylan Akça Cupolo, şöyle devam etti:

“Sürecin şeffaflaşması için Meclis çatısı altında tüm muhalefeti, sivil toplumu ve özellikle kadın meclislerini de kapsayan resmi izleme kurulları şart. Bu demokratik kanalları sonuna kadar açacak reformları acilen hayata geçirmeliyiz. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin kalıcı olmasını istiyorsak, Meclis bu işin yegane meşru, şeffaf ve asli yürütücüsü olmak zorundadır.

Ortadoğu’daki mevcut tabloya, Suriye’deki bölgesel çatışmalara ve özellikle bu krizlerin kadınlar üzerindeki yıkıcı etkilerine baktığımızda, kendi içimizdeki bu barışın ve entegrasyonun ne kadar acil olduğunu daha iyi anlıyoruz.”

‘ŞEFFAF BİR İNŞA SÜRECİ YÜRÜTÜLMELİ’

Asırlık çatışma zeminini ortadan kaldırmanın yanı sıra Kürt-Türk demokratik ittifakının hukuki zemine kavuşturulması gerektiğine vurgu yapan Ceylan Akça Cupolo, hedeflerinin herkesin kendisini ait hissedebileceği demokratik bir cumhuriyet olduğunu belirtti.

Ceylan Akça Cupolo, “Hedefimiz çok net: Herkesin aidiyet hissedebileceği bir ‘Demokratik Cumhuriyet’. Meclis, dışlanan, ötekileştirilen tüm kesimlerin, bilhassa da kadınların yeni toplumsal sözleşme yapım sürecine dahil olmasının önünü açarak kurucu bir rol üstlenmeli. Kendi içinde kuracağı İzleme Kurulu ile Türkiye halklarının gözü önünde, şeffaf bir inşa süreci yürütmelidir” dedi.

‘SAYIN ABDULLAH ÖCALAN’IN ÇALIŞMA KOŞULLARI GÜVENCE ALTINA ALINMALI’

Sürecin siyasal çözümleyicisi olarak Önder Apo’nun konumuna dikkat çeken Ceylan Akça Cupolo, şunları vurguladı:

“Şunu çok net ifade etmeliyiz: Bu tarihsel sürecin siyasal çözümleyicisi olan Sayın Öcalan’ın sağlık, güvenlik ve özgür çalışma koşullarının yasal güvenceye kavuşturulması bizim en temel talebimizdir. Sürecin yürümesi, tecridin kalkmasına ve Sayın Öcalan’ın toplumla, siyasetle bağının kesintisiz sürmesine bağlıdır.  

Ayrıca durumu kritik olan hasta tutsaklar konusu, en acil ve en vicdani gündemimizdir. İnsan haklarının evrensel bir gereği olan ‘umut hakkı’ derhal Meclis’te yasalaşmalıdır.”

‘MECLİS AÇILDIĞINDA TEKNİK VE HUKUKİ ÇALIŞMALAR SÜRECEK’

Yeni yasama döneminde çalışmalarını sürdüreceklerini belirten Ceylan Akça Cupolo, Demokratik Toplum Süreci’nin hukuki zemininin güçlendirilmesi için Meclis’te ve sahada çalışma yürüteceklerini söyledi.

Ceylan Akça, şunları ifade etti: “Meclis açıldığında, sadece kürsü siyaseti yapmayacağız. Sistemin demokratik entegrasyon yönünde dönüşmesi için teknik ve hukuki çalışmalarımızı aralıksız sürdüreceğiz. DEM Parti olarak bizim işimiz sadece Meclis’te değil; sahada, halkımızla yan yana durarak onların günlük yaşam kaygılarıyla bu büyük barış talebini birleştirip demokratik toplum ekseninde çok geniş bir cephe örmektir.

Çünkü biliyoruz ki mücadelenin siyasal ayağının en çok güçlenmeye ihtiyaç duyduğu bir inşa döneminden geçiyoruz.”