GÖRÜNTÜLÜ

Veysi Aktaş: Demokratik entegrasyon Türkiye için tarihi bir fırsattır

Veysi Aktaş, demokratik entegrasyonun Kürt sorununun çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi açısından tarihi bir fırsat olduğunu belirterek, “Bu süreç ne asimilasyondur ne de teslimiyettir; eşit yurttaşlık temelinde ortak yaşamın inşasıdır" dedi.

İstanbul’da düzenlenen “İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı” çeşitli oturumlarla devam etti. Konferansın üçüncü oturumunda söz alan İmralı Sekreteryası üyesi Veysi Aktaş, “Kürt Meselesinin Çözümünde Demokratik Entegrasyon ve Ortak Yaşamın İnşası” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.

Konferansta yürütülen tartışmaların Türkiye’nin demokratikleşmesine katkı sunmasını dileyen Aktaş, demokratik cumhuriyet fikrinin güçlenmesinin önemine işaret etti.

'BARIŞ VE DEMOKRATİK TOPLUM SÜRECİ KRİTİK BİR EŞİK OLUŞTURDU'

Aktaş, 2024’ün sonlarından itibaren ivme kazanan “Barış ve Demokratik Toplum Süreci”nin somut dönüşümlerin anahtarı haline gelebileceğini belirterek, sürecin farklı siyasi aktörlerin girişimleri ve Önder Apo'nun mesajlarıyla yeni bir boyut kazandığını söyledi.

Tarihsel dönüşümlerin cesur adımlarla başladığını ifade eden Aktaş, Ekim 2024’te yapılan siyasi çağrıların ve 27 Şubat 2025 tarihinde kamuoyuna açıklanan metnin yeni dönemin önemli dönemeçleri olduğunu kaydetti.

Önder Apo'nun yaptığı silah bırakma ve örgütsel fesih çağrısının demokratik siyasetin önünü açan tarihsel bir adım olduğunu belirten Aktaş, ardından gelen ateşkes ve silahsızlanmaya dönük adımların da sürece ilişkin iradeyi ortaya koyduğunu ifade etti.

'DEMOKRATİK ENTEGRASYON YENİ DÖNEMİN TEMEL KAVRAMIDIR'

Şubat 2026’da yapılan son değerlendirmelerde “negatif barıştan pozitif barışa geçiş” anlayışının öne çıktığını belirten Aktaş, bu çerçevede demokratik entegrasyon kavramının merkezi bir önem kazandığını söyledi.

Aktaş, demokratik entegrasyonun ayrılıkçılık değil, eşitlik temelinde bütünleşme anlamına geldiğini belirterek, “Demokratik toplumun demokratik cumhuriyetle buluşmasıdır. Asimilasyon ile ayrılıkçılık arasında üçüncü bir yol önerir” dedi.

Demokratik entegrasyonun temelinde karşılıklı tanınma, eşit yurttaşlık, demokratik müzakere, gönüllülük, yerel demokrasi ve anayasal güvencelerin bulunduğunu ifade eden Aktaş, farklılıkların korunarak ortak demokratik bir yaşamın kurulmasının hedeflendiğini vurguladı.

ÜÇ TEMEL YASA ÖNERİSİ

Aktaş, bu perspektifin hayata geçirilmesi için üç temel yasal düzenlemenin gerekli olduğunu belirtti.

Bunların; demokratik uzlaşı ve çoğulculuğu güvence altına alacak “Demokratik Toplum Yasası”, eşit yurttaşlığı esas alan “Özgür Yurttaş Yasası” ve yerel yönetimleri güçlendirecek “Genişletilmiş Yerel Demokrasi Yasası” olduğunu ifade etti.

'NE ASİMİLASYON NE DE AYRIŞMA'

Demokratik entegrasyonun herhangi bir kimliğin başka bir kimlik içinde erimesi anlamına gelmediğini vurgulayan Aktaş, bunun eşit ortaklık ve birlikte yaşam modeli olduğunu söyledi.

“Bir nehrin denize kavuşması gibidir; nehir kimliğini kaybetmez, deniz de küçülmez” diyen Aktaş, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu şeyin farklılıkların tehdit değil zenginlik olarak görüldüğü yeni bir toplumsal sözleşme olduğunu belirtti.

Barışın geçmişi unutmak anlamına gelmediğini de kaydeden Aktaş, geçmişte yaşanan acıların inkâr edilmemesi gerektiğini ancak toplumun geleceğini belirleyen unsurun ortak yaşam iradesi olması gerektiğini ifade etti.

'TEMEL AMAÇ EŞİT YURTTAŞLIKTIR

Demokratik entegrasyonun temel hedefinin tüm yurttaşların kendisini eşit, özgür ve güvende hissedeceği demokratik bir siyasal düzen oluşturmak olduğunu dile getiren Aktaş, sürecin başarıya ulaşması halinde Türkiye’nin demokratikleşme, toplumsal barış ve ekonomik gelişim açısından önemli kazanımlar elde edeceğini söyledi.

Aktaş, konuşmasını Abdullah Öcalan’ın “Demokratik entegrasyon en az cumhuriyetin başlangıcı kadar önemlidir” sözlerini aktararak tamamladı.