Kadınlar Birlikte Güçlü: GGM’lerde cinsel işkenceye son!

Geri Gönderme Merkezi’nde yaşanan tecavüz ve işkenceye karşı eylem yapan kadınlar, “Gözaltında tacize, tecavüze son, erkek devlet hesap verecek” diyerek etkin soruşturma çağrısı yaptı.

Kadınlar Birlikte Güçlü, Kuzey ve Doğu Suriye ile enternasyonal dayanışmayı büyütmek amacıyla Türkiye’ye gelen ve gözaltına alındığında tutulduğu Geri Gönderme Merkezi’nde (GGM) cinsel şiddet ve işkenceye maruz kaldığını açıklayan Alman aktivist Paula Maier için dayanışma eylemi gerçekleştirdi.

Taksim Tünel’de yapılan eylemde, “Geri Gönderme Merkezlerinde ve gözaltında kadınlara yönelik cinsel işkenceye son” yazılı pankart açıldı. Kadınlar, “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz”, “Gözaltında tacize, tecavüze son, erkek devlet hesap verecek” ve “Jin, jiyan, azadî” sloganları attı.

Basın açıklamasını Kadınlar Birlikte Güçlü adına Simay Ada Kart okudu.

‘GGM’LER İŞKENCE MERKEZLERİNE DÖNÜŞTÜ’

Simay Ada Kart, Halkların Karavanı üyesi Alman aktivist Paula Maier’in Türkiye’de bulunduğu bir GGM’de erkek görevlinin tecavüz ve işkencesine maruz kaldığını kamuoyuna açıkladığını hatırlattı.

GGM’lerin kurulduğu günden bu yana göçmen ve kadın düşmanlığının, ırkçılığın ve işkencenin merkezleri haline geldiğini belirten Simay Ada Kart, bu merkezlerde göçmenlerin çeşitli baskılarla sınır dışı edilmeye zorlandığını söyledi.

Kadınlara yönelik erkek-devlet şiddeti ve cinsel işkencenin münferit olmadığını vurgulayan Simay Ada Kart, Sumud Filosu’yla Filistin halkıyla dayanışmak amacıyla yola çıkan Anna ile Halkların Karavanı üyesi Alma’nın gözaltı süreçlerinde maruz kaldıkları cinsel şiddeti de örnek gösterdi.

Simay Ada Kart, “Direnen, mücadele eden kadınların iradesini kırmak ve kadınları cezalandırmak için hapishanelerde, karakollarda ve GGM’lerde çıplak arama, cinsel taciz ve cinsel şiddet adeta rutin bir uygulama haline getirilmiştir” dedi.

‘ÇIPLAK ARAMA İŞKENCEDİR’

Vatan Emniyet Müdürlüğü’nden Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’ne, GGM’lerden karakollara kadar kadın bedenine yönelik baskıların kadınları mücadeleden vazgeçirmeyi amaçladığını belirten Simay Ada Kart, çıplak aramanın bir “prosedür” değil, doğrudan işkence olduğunu söyledi.

Paula Maier’in, “Bu deneyimleri bir direniş hikayesine dönüştürmek hepimizin görevi” sözlerini hatırlatan Simay Ada Kart, enternasyonalist kadın dayanışmasını büyütmeye devam edeceklerini ifade etti.

‘FAİLLERDEN HESAP SORULACAK MI?’

Simay Ada Kart, açıklamanın sonunda yetkililere ve iktidara şu soruları yöneltti:

“Geri Gönderme Merkezleri adı altındaki işkence merkezleri kapatılacak mıdır? Yıllardır hapishanelerde ve karakollarda kadınlara yönelik taciz ve tecavüz faillerinden, buna göz yuman kamu görevlilerinden hesap sorulacak mıdır? Gözaltında ve cezaevlerinde işlenen cinsel şiddet suçlarına karşı etkin bir soruşturma yürütülecek midir?”

Eylem, kadınların attığı sloganlarla sona erdi.