Pervin Buldan: Süreçte tıkanma var, öncelik bu tıkanlıklığı aşmak

DEM Parti Milletvekili ve İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde tıkanıklık yaşandığını belirterek, Önder Apo ile ile son görüşmenin 13 Eylül’de gerçekleştirildiğini söyledi.

Ankara’da gerçekleştirilen “Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor” konferansı ikinci gününde devam etti. 

Konferansın “Barışın siyasal sorumluluğu; demokratik, Meclis ve siyasi partiler” başlıklı oturumunda konuşan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekili ve İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan, devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci ile kadınların süreçteki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’de geçmişte yürütülen barış girişimlerinin kalıcı bir sonuca ulaşamadığını hatırlatan Pervin Buldan, 2013-2015 yılları arasında yaşanan sürecin sona ermesinin ardından 10 yıllık bir çatışma döneminin yaşandığını söyledi. 

'SÜREÇ EŞİTSİZ KOŞULLARDA YÜRÜTÜLÜYOR'

Bu dönemin büyük kayıplara yol açtığını belirten Pervin Buldan, mevcut süreçte insanların yaşamını yitirmemesinin önemli bir kazanım olduğunu ifade etti.

Pervin Buldan, sürecin üç nemli aktörü olduğunu belirterek, “Sayın Erdoğan, Sayın Bahçeli ve Sayın Öcalan var. Bunlar eşit koşullarda bu süreci yürütmüyor. Çünkü Sayın Öcalan bir hücreden bu süreci yürütmeye çalışıyor. Tüm aktörlere teşekkür etmek istiyorum ama Sayın Öcalan'a ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Eşitsiz ve zor koşullarda bu süreci yürüttüğü için" dedi. 

'SÜREÇTE BİR TIKANIKLIK VAR'

Önder Apo ile son görüşmelerinin 13 Eylül'de gerçekleştiğini belirten Pervin Buldan, “O günden bugüne bir görüşme yok. Dolayısıyla bir tıkanma gibi bir şey var. Bu tıkanıklığı nasıl aşacağız? Elbette kadınların gücü ile aşacağız. Kadınlar bugün bu salonda 'barışa ihtiyacımız var' kararını alabilir. Kadınlar, kalıcı barışı gerçekleştirebilmek için iktidara, sürecin aktörlerine çağrı yaparak basınç uygulayarak sürecin devam etmesi için örgütlü bir güç haline gelebilir” şeklinde konuştu. 

Önder Apo’nun kadınları sürecin öncü gücü olarak tanımladığını hatırlatan Pervin Buldan, kadınların yalnızca konferans ve toplantılarda değil, meydanlarda ve sokaklarda da bir araya gelmesi gerektiğini söyledi. Pervin Buldan ayrıca, süreç kapsamında oluşturulabilecek izleme kurullarında kadınların da yer alması gerektiğini dile getirdi.

'ANNELERİN ACISINI YARIŞTIRAMAYIZ'

Konuşmasında çatışmalı süreçte yaşamını yitiren çocuklar Ceylan Önkol ve Eren Bülbül'ün fotoğraflarını gösteren Pervin Buldan, farklı kesimlerden annelerin yaşadığı acıların ortaklığına dikkat çekti.

Her iki çocuğun da çatışmalı süreçlerde yaşamını yitirdiğini belirten Pervin Buldan, “Ceylan'ın annesi de Eren'in annesi de aynı gözyaşını döktü. İki annenin acısını yarıştırmayız” ifadelerini kullandı.

Meselenin yalnızca tek bir kesimi etkilemediğini, toplumun farklı kesimlerinde derin acılara yol açtığını söyleyen Pervin Buldan, kalıcı barışın yalnızca silahların susmasıyla sağlanamayacağını vurguladı. Demokratikleşme ve özgürlüklerin de barışın inşasının temel unsurları olduğunu belirterek, kadınların bu alanlarda ortak mücadele yürütmesi gerektiğini ifade etti.

'TOPLUMSAL MUTABAKATLA ANAYASA YAZILIR'

Pervin Buldan, konuşmasında anayasa tartışmalarına da değinerek Türkiye'nin yeni bir toplumsal sözleşmeye ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Mevcut anayasanın darbe anayasası olduğunu belirten Pervin Buldan, yeni bir anayasanın toplumun bütün kesimlerinin katılımıyla ve toplumsal mutabakat temelinde hazırlanması gerektiğini dile getirdi.

Pervin Buldan, “Toplumsal mutabakatı sağlayarak bir anayasa yazılır. O yüzden toplumun her kesimini bu sürece dahil etmek gerekiyor” dedi.

Pervin Buldan, “Bizim için öncelikli olan süreç, barış ve bu tıkanıklığın nasıl aşılacağını konuşmak gerekiyor” vurgusunda bulundu.