Hollanda’nın Haelen kentinde “Demokratik ve komünal yaşamın inşasında Jineolojî’nin rolü” temasıyla düzenlenen Avrupa Jineolojî Konferansı’na İsviçre’den katılan Ronda Tayfur, Jineolojî ile tanışma sürecini, kadın özgürlük mücadelesindeki deneyimlerini ve konferansta yürütülen tartışmaları ANF’ye değerlendirdi.
İsviçre’de Kürt Kadın Hareketi bünyesinde çalışmalar yürüten Ronda Tayfur, Jineolojî’nin yalnızca teorik bir alan olmadığını, gündelik yaşamda karşılaşılan sorunlara farklı açılardan yaklaşmayı sağlayan bir perspektif sunduğunu belirtti.
‘JİNEOLOJÎ İLE 2014 YILINDA TANIŞTIM’
Jineolojî ile ilk kez 2014 yılında İstanbul’da üniversite eğitimi gördüğü sırada tanıştığını belirten Ronda Tayfur, bu dönemde katıldığı atölye ve tartışmaların kendisi açısından yeni bir bakış açısının gelişmesini sağladığını söyledi.
Ronda Tayfur, şöyle konuştu:
“Jineolojî ile 2014’te İstanbul’da üniversite okurken tanıştım. Üniversite çalışmalarındayken ilk defa gördüğüm bir şeydi. Jineolojî’nin içine girdiğim, atölyesine katıldığım ve tartıştığım ilk dönem 2014 yılıydı.
Bulunduğumuz ortam, büyüdüğümüz coğrafya sebebiyle kadın özgürlüğüne ve cins bilincine ilgimiz hep vardı. Ama Jineolojî bakış açısı bizi daha farklı bir açıdan bakmaya sevk etti. Bu yüzden Jineolojî ilgimi çekti.”
Jineolojî ile tanışmasının ardından bu bakış açısını yalnızca örgütlü çalışmalarda değil, yaşamın her alanında geliştirmeye çalıştığını belirten Ronda Tayfur, şöyle devam etti:
“Sonraki süreçlerde, çalışmada olduğum her an ya da sadece çalışma yürüttüğüm alanlarda değil, yaşamın her yerinde Jineolojî açısıyla bakmaya, yaşadığım bir sorunu Jineolojî açısıyla çözmeye çalıştım, çalışıyorum da.
Öncelikle yaşamın çoğulluğu diyebilirim. Tek bir özgürlük arayışı yoktur. Sorunları çözerken de tek bir çözüm arayışı yoktur. Farklı pencerelerden bakılarak da çözülebilir.”
‘ATÖLYELERDE FARKLI BAKIŞ AÇILARINI BİR ARAYA GETİRDİK’
Avrupa Jineolojî Konferansı kapsamında gerçekleştirilen atölye çalışmalarına da değinen Ronda Tayfur, Demokratik Toplum ve Demokratik Aile Atölyesi’ne katıldığını belirtti.
Atölyelerde kullanılan yöntemlerin yaratıcı ve verimli olduğunu ifade eden Ronda Tayfur, farklı kurum ve çalışma alanlarından kadınların bir araya gelmesinin tartışmaları zenginleştirdiğini söyledi.
Ronda Tayfur, şunları ifade etti: “Dün atölyeler yaptık. Atölye çalışmalarımız oldu. Ben de Demokratik Toplum, Demokratik Aile Atölyesi’ne dahil oldum. Atölye çalışması yürüttük. Öncelikle çalışma yöntemi gerçekten yaratıcı, aynı zamanda daha verimli bir çalışma yöntemi. Jineolojî farkı diyebiliriz.
Bazı konuları tartıştık. Bu konuları her kesimden ve her kurumdan geniş katılımlı bir atölyede tartışmamızın avantajları vardı. Geniş bir çerçevede tartıştık. Herkesin farklı bakış açıları, farklı görüşleri vardı.”
‘JİNEOLOJÎ İLE KADIN HAREKETİNİN ÇALIŞMALARINI NASIL ORTAKLAŞTIRACAĞIMIZI TARTIŞTIK’
Demokratik aile ve demokratik toplum kavramlarının kadın hareketinin uzun süredir tartıştığı konular olduğunu belirten Ronda Tayfur, konferansın bu tartışmaları Jineolojî perspektifiyle yeniden değerlendirme olanağı sunduğunu söyledi.
İsviçre’de yürüttüğü Kürt Kadın Hareketi çalışmalarıyla Jineolojî arasındaki bağın güçlendirilmesinin önemine dikkat çeken Ronda Tayfur, şöyle konuştu:
“Demokratik Aile, Demokratik Toplum her zaman tartıştığımız kavramlardı. Ancak şimdi Jineolojî penceresinden neyi eksik bıraktık, neyi nasıl tamamlayacağız? Hem Jineolojî ile birlikte hem de içinde olduğum, çalışmalarını yürüttüğüm Kürt Kadın Hareketi ile ilişkilerini nasıl kuracağız, nasıl ortaklaşacağız? Bunu daha iyi kavrayabiliyorum.”
‘BİRLİKTE TARTIŞINCA KIRILMAMIŞ KALIPLARI FARK EDİYORUZ’
Konferansta reel sosyalizmin etkileri üzerine de tartışmalar yürüttüklerini belirten Ronda Tayfur, bu tartışmaların mevcut çalışmalarla bağlantı kurma ve geleceğe yönelik planlamalar geliştirme açısından önemli olduğunu ifade etti.
Ronda Tayfur, şöyle devam etti:
“Bugün de mesela reel sosyalizmin etkileri üzerine bir tartışma yürüttük. İnsan sadece anda kalmıyor. Yaptığı, yürüttüğü çalışmalarla ilişki kurmaya çalışıyor. En azından bir plan, program oluşturmaya çalışıyor. Bu da bizim için üretici, yaratıcı bir şey.
Ne kadar toplumsal çalışmalar yürütüyor olsak da insan böyle birlikte olduğu zamanlarda fark ediyor ki hâlâ kırılmamış kalıplar var, daha dile getirilmemiş düşünceler var.”
Konferansın kendisi açısından yeni sorgulamalara ve değerlendirmelere vesile olduğunu belirten Ronda Tayfur, farklı deneyimlere sahip kadınlarla bir araya gelmenin düşüncelerini daha özgür ifade etmesine katkı sunduğunu söyledi.