KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, 9 Mayıs 2010 tarihinde İran devleti tarafından idam edilen Şirin Elemhuli, Ali Hayderyan, Ferzad Kemanger ve Ferhad Vekili’nin yaşamını yitirişlerinin yıldönümü nedeniyle yaptığı açıklamada, kim yaparsa yapsın Kürtlere yönelik idam politikalarının ters tepeceğini ve sahibini vuracağını söyledi. KCK, ayrıca İran devletini Mahabad’ta bir Kürt kadınına yönelik tecavüz girişiminde bulunanları cezalandırmaya çağırdı.
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, 9 Mayıs 2010 tarihinde İran devleti tarafından idam edilen Şirin Elemhuli, Ali Hayderyan, Ferzad Kemanger ve Ferhad Vekili’nin yaşamını yitirişlerinin yıldönümü nedeniyle yazılı açıklama yaptı. KCK açıklamasında, “9 Mayıs 2010 tarihinde Şirin Elemhuli, Ali Hayderyan, Ferzad Kemanger ve Ferhad Vekili idam edildiler. Bu dört devrimcinin katledilmesi İran devletinin Kürtlere karşı yürüttüğü idam etme, komplo ve suikastle katletme biçimindeki klasik politikasının günümüzdeki pratikleşmesi olmuştur. İdam edilmelerinin yıldönümünde bu dört devrimcinin anıları önünde saygıyla eğiliyoruz” denildi.
‘KÜRTLER ÖLÜMLE KORKUTMA SİLAHINI YENMİŞLERDİR’
“İran devletinin özgürlük ve demokrasi isteyen Kürt halkına karşı idam ve katletme politikası; demokratik muhalefeti baskı altında tutması, İran’ın kadim tarihine uygun olmadığı gibi, İran ile halklar ve toplumlar arasındaki çatışmaları yaygınlaştırıp derinleştirecek yanlış bir politika olmaktadır” denilen açıklamada, “Farsilik değil de tarihinde var olan İranilik yaklaşımı, İran’ı hep birlik içinde büyük devlet kılmıştır. Kapitalist modernitenin İran’a sirayet etmesi ve milliyetçi eğilimlerin gelişmesi ile birlikte İran devleti ile halklar arasında gerilim ve çatışmalar yaşanmaya başlanmıştır. İran devleti sorunların çözümünü tarihindeki gelenek ve bunu demokratik muhtevaya kavuşturmasında arayacağına; kapitalist modernitenin Ortadoğu’ya soktuğu fitne olan milliyetçilik ve ulus-devlet haline gelme politikalarına yönelmesi İran’ın tarih boyu yaşanan doğal federal ya da özerkliğe dayanan birliğini dağılmayla karşı karşıya getirmiş bulunmaktadır. Kürtlere yönelik idam, suikast, komplo ve baskı uygulamaları da bu yanlış politikaların sonucudur.
Bu yanlış politika ve uygulamalar öldürmeyle korkutma ve zapturapt altına alma anlayışının sonucudur. Bu tür yönetim anlayışları yüzyıllar öncesinin devlet zihniyetinin karakterine aittir. İnsanlığın düşünsel olarak geldiği aşama ve baskıları kabul etmeyen mücadele geleneğinin gelişmesi, bu tür yönetimlerin meşruiyetini zayıflatmıştır. Artık halklar ve toplumlar bu tür yönetim anlayışını kabul etmemektedir. Kürtler ise on yıllardır yürüttükleri mücadele ile halklara karşı kullanılan ölümle korkutma silahını yenmişlerdir. Fedai bir halk haline gelerek ölümün silah olarak kullanılması politikasını tersine çevirmiştir. Bu açıdan kim yaparsa yapsın Kürtlere yönelik idam politikaları ters teper ve sahibini vurur” ifadelerine yer verildi.
KCK olarak idam politikalarının yanlış olduğunu, Kürtler ile İran İslam Cumhuriyeti arasındaki gerilimi arttıracak sonuçlar doğuracağını her zaman söylediklerine dikkat çeken Eşbaşkanlık, “İran ile halklar arasında yaşanan sorunların diyalog, müzakere ve İran tarihine de uygun demokratik ulus anlayışı ile çözüleceğini belirttik. Farsların, Kürtlerin, Azerilerin, Bellucilerin, Arapların demokratik ulus anlayışı ile İran sınırları çerçevesinde demokratik birlik içinde yaşayacaklarına inanmaktayız. Kendi kimliği, kültürü, anadil eğitimi ve özerkliği ile Kürtlerin İran birliği içinde yaşaması İran tarihine ters değil, aksine uygun bir çözüm yoludur.
İran, tarihinde halkların birliğini ve ortak yaşamını her zaman sağlamasını bilmiştir. Böyle bir örnek yönetim geleneği İran tarihinde bulunmaktadır. Yeter ki son 150-200 yıl içinde Ortadoğu’ya sokulan kapitalist modernist milliyetçi ve ulus devletçi zihniyetten uzak durulsun. Bugünkü milliyetçi ve ulus devletçi eğilimler kesinlikle Ortadoğu tarihine ve geçmişine terstir. En fazla da İran tarihine terstir.
İran İslam Cumhuriyeti, tarihine uygun birliğini ve ortak yaşamasını sağlamak için kesinlikle idamlara başvurmamalıdır. Bu açıdan dört devrimcinin idamı Kürtler ile İran devleti arasındaki sorunların derinleşmesi ve ortak yaşamın ortadan kaldırılmasına yönelik yanlış bir uygulama olmuştur. Biz bu dört devrimcinin idam edilmesini kınarken; İran İslam Cumhuriyetini bu tür politika ve uygulamalar yerine, Kürtler ile diyalog ve uzlaşıyla sorunlarını çözmesi çağrısını yineliyoruz” dedi.
‘SUÇLULARI CEZALANDIRMA ÇAĞIRIYORUZ’
KCK açıklaması şu ifadelerle son buldu:
“Mahabad’ta bir Kürt kadınına yönelik tecavüz girişimi ve bu genç kadının otel penceresinden atlayarak yaşamını kaybetmesi, Kürt halkında büyük bir infial yaratmıştır. Bu haklı tepki, halkımızın birçok şehirde bu çirkin olayı protesto etmesi ile kendini dışa vurmuştur. Kürt kadınlarına yönelik bu yönlü taciz ve tecavüz girişimlerine Kürt halkı büyük tepki göstermektedir. İran devletini bu tür saldırıları soruşturmaya ve suçlularını cezalandırmaya çağırıyoruz.”