HPG: Fedai Komutan Zozan Deniz şehadete ulaştı
HPG, “YJA Star’ın öncü komutanlarından Zozan Deniz yoldaşımız, uzun süredir büyük bir iradeyle direndiği kanser hastalığı nedeniyle tedavi gördüğü süreçte 24 Haziran 2026 günü şehadete ulaştı” dedi.
HPG, “YJA Star’ın öncü komutanlarından Zozan Deniz yoldaşımız, uzun süredir büyük bir iradeyle direndiği kanser hastalığı nedeniyle tedavi gördüğü süreçte 24 Haziran 2026 günü şehadete ulaştı” dedi.
HPG Basın İrtibat Merkezi, şehadete ulayan YJA Star Komutanı Zozan Deniz’e ilişkin şunları belirtti:
“Kurdistan tarihinin ve toplumsal direniş hafızasının atan kalbi olan Botan’da yetişip bu asil özüyle 31 yıllık kesintisiz mücadele hayatına adım atan; savaşçılıktan eyalet komutanlığına uzanan her kademede sade, mütevazı, bilge ve eylemci karakteriyle fedaileşen, YJA Star’ın öncü komutanlarından Zozan Deniz yoldaşımız, uzun süredir büyük bir iradeyle direndiği kanser hastalığı nedeniyle tedavi gördüğü süreçte 24 Haziran 2026 günü şehadete ulaştı.
Başta kahraman yoldaşımızın değerli ailesi olmak üzere, bağrından çıkardığı yiğit evlatlarıyla özgürlük yürüyüşümüze yön veren tüm yurtsever Botan ve Kurdistan halkımıza başsağlığı diliyoruz. Zozan yoldaşımızın tüm ömrünü hiç çekinmeden adadığı özgürlük mücadelesini başarıya ulaştıracağımızın ve anısını daima yaşatacağımızın sözünü veriyoruz.
Zozan Deniz yoldaşımızın kimlik bilgileri şöyledir:
|
|
Kod Adı: Zozan Deniz |
Kurdistan tarihinin, toplumsal direniş hafızasının ve yenilmez halk iradesinin yeryüzündeki en somut karşılığı olan Botan yöresi; uçsuz bucaksız vadileri, geçit vermeyen heybetli sıradağları ve sömürgeci orduların tarih boyunca aşamadığı doğal kaleleriyle direnişimizin merkezidir. İşgalci güçlerin egemenlik altına alamadığı, kayalıklarında boyun eğmeyen bir asalet barındıran bu kadim coğrafya, dilden dille aktarılan destanların, ağıtların ve dengbêj klamlarının koruduğu köklü bir tarihsel hafızaya sahiptir. Botan, sadece fiziki bir mekan değil; halkımızın sönmeyen özgürlük tutkusunun, sömürgeci sınırlara ve kırım politikalarına karşı kendi küllerinden yeniden doğma kararlılığının adıdır. Ölümsüz komutanımız Egîd yoldaş öncülüğünde sıkılan ilk kurşunla Tarihi 15 Ağustos Hamlesi’nin filizlendiği yer olan bu topraklar, Hareketimizin ve gerillacılığın atan kalbi haline gelmiştir. Botan halkının bağrından çıkardığı derin yurtseverlik çizgisi, sıradan bir bağlılığın ötesinde, tüm Kurdistan’daki özgürlük yürüyüşüne istikamet belirleyen, öncülük eden ve mücadeleye asil mayasını veren yönlendirici bir karaktere sahiptir.
Zozan Deniz yoldaşımız, işte bu görkemli direniş kültürünün ve sarsılmaz yurtseverlik geleneğinin en duru harmanlandığı Botan yöresinin kadim bir parçası olan Sêrt’in Berwarî ilçesinde, altı kardeşin en büyüğü olarak dünyaya gözlerini açtı. Resmi sistem okullarına hiç adım atmayan yoldaşımız, zekasını ve karakterini şekillendiren köklü aile terbiyesinden ve toplumsal kültürün duruluğundan beslenerek büyüdü. Hayatın çetin gerçekleriyle çok erken yaşlarda yüzleşmek zorunda kalan Zozan yoldaşımız, çalışkanlığı ve olgun kişiliğiyle ailesinde ve çevresinde derin bir sevgi ve saygıyla karşılandı. Henüz çocuk yaştayken anne ve babasının Türk devleti tarafından gözaltına alınıp tutuklanması, onun ömrünün ilk büyük ve sarsıcı dönüm noktası oldu. Altı kardeşin en büyüğü olarak omuzlarına binen devasa sorumluluk karşısında hiç tereddüt etmedi; kardeşlerine hem anne hem baba oldu. Onları koruyup kollarken yüreğindeki kardeş sevgisini toplumsal bir koruma bilincine ulaştırdı. Yaşanan bu acı gerçekler Zozan yoldaşımızın erkenden düşman gerçekliğini tanımasını sağladı, azmini ve kararlılığını çelikleştirdi. Düşman baskıları sonucu ailece Mersin’e göç etmek zorunda kaldıklarında, Türk devletinin ceberrut yüzüyle bir kez daha doğrudan karşılaştı. Metropol sisteminin Kürt gençliğini kimliğinden koparma saldırılarına karşı temiz toplumsal özünü koruyan Zozan yoldaşımız, aradığı kurtuluş ve direniş çizgisini Kurdistan Özgürlük Hareketi’ni tanıyarak buldu.
Halkımızın varlığını ortadan kaldırmak isteyen sömürgeci sisteme karşı en radikal cevabın dağlarda verileceğini bilince çıkaran Zozan yoldaşımız, 1995 yılında genç bir kadın olarak Mersin’den yönünü özgür dağlara çevirdi ve ARGK saflarına katıldı. İlk gerillacılık pratiğine ve dağ yaşamıyla buluşma anına, kadın ordulaşmasının temellerinin en güçlü atıldığı, gerillanın efsanevi kalesi Botan sahasında adım attı. Botan halkının asil yurtseverliğiyle kendi yüreğini bütünleştiren yoldaşımız, gerillacılığa dair birçok ilki bu kutsal mekanlarda fedaice pratikleşerek yaşadı. Hiç okul okumamış bir kadın olarak okuma ve yazmayı PKK’nin yoldaşlık okulunda, dağ siperlerinde öğrendi. Devrimci yaşamı sonu gelmez bir akademi olarak gören Zozan yoldaşımız; 1995’ten 1997’ye kadar Zap’ta, 1998’den 2002’ye kadar Zagroslar’da, 2002’den 2005’ye kadar Qendîl’de, 2005’ten 2006’ya kadar yeniden Zagroslar’da, 2006’dan 2008’e kadar Garê’de, 2008’den 2010’a kadar Xakurkê’de ve 2010’dan sonra Bakur karargahında soluksuz, dur durak bilmeyen çarpıcı bir pratik yürüttü. Savaşın en kızgın anlarında, 1997 yılında Zap’ta ve 1998 yılında Zagroslar’da vücuduna isabet eden şarapnel parçalarıyla yaralanmasına rağmen, bedeninde taşıdığı yaraları devrimci iddiasını büyütmenin basamağı haline getirdi. Askeri pratiğini ideolojik derinlikle taçlandırmak amacıyla 2002’de Mazlum Doğan Parti Merkez Okulu’nda, 2006’da Şehîd Bêrîtan Akademisi’nde ve 2008’de Mahsum Korkmaz Askeri Akademisi’nde eğitim görerek dönemin öncü komutanlık çizgisini şahsında somutlaştırdı.
ÖZGÜR KÜRT KADINI HAKİKATİNE ULAŞTI
Zozan yoldaşımız için şehitler gerçeği, sıradan bir anma olgusu değil, "mücadelemizin sembolleşen öncü gücü ve zirvesi" olarak tanımladığı en temel yaşam pusulasıydı. Beraber savaştığı, omuz omuza yürüdüğü her yoldaşının şehadetinde yüreğinde hissettiği derin sızıları, sömürgeciliğe karşı amansız bir mücadele azmine ve sarsılmaz bir kararlılığa dönüştürmeyi bildi. Acılarını devrimci eyleme dönüştürme sanatında ustalaşan yoldaşımız, Rêber Apo’ya kopmaz bağlarla bağlı bir militandı. 1999’da Uluslararası Komplo sürecinde Önderliğimizin esaret altına alınması, onun devrimci yaşamındaki en ağır ve zorlu dönem oldu. Bu karanlık tasfiye konseptine karşı, Apocu ideolojide daha fazla derinleşerek, Apocu çizgiye olan sadakatini ve bağlılığını savaş siperlerinde fedaice pratikleşerek gösterdi. Apocu ideoloji, PKK’nin komünal karakteri ve PAJK’ın özgür kadın kimliği, Zozan yoldaşımızın kendisini yeniden yaratmasını sağladı. Cins bilincini kazanan, kadının emsalsiz gücünü keşfeden ve kendisine sarsılmaz bir özgüven duyan yoldaşımız, gerillada güçlü bir askeri mantık kazandı ve disiplinli duruşuyla ön plana çıktı. Düşünsel ve pratik olarak düşmanın her türlü yönelimine karşı kendisinde yüksek bir savunma kabiliyeti yaratan yoldaşımız, kendisini var eden özgürlük mücadelesine ve Önderliğe karşı her anını minnettar bir duruşla yaşadı. "İrade, kendin olabilmektir; olay ve olgulara karşı bireyin kendi özgür kararlarını verebilmesidir" felsefesini hayatının merkezine koyarak, Kurdistan dağlarında Xwebûn olmayı başarabilen özgür Kürt kadını hakikatine ulaştı. "Sevgi anlamaktır, hissetmektir" diyerek doğaya, halkına ve yoldaşlarına karşı derin bir duyarlılıkla yaklaştı; yüreğinin büyüklüğüyle binlerce savaşçıyı eğitip onlara sönmeyen bir ilham kaynağı oldu.
2013 yılına gelindiğinde, Rojava Özgürlük Devrimi’nin boy vermesiyle birlikte halkımızın kazanımlarına yönelik barbarca saldırılar geliştiğinde, Zozan yoldaşımız tarihi sorumluluğunun bilinciyle silahını kuşanarak Efrîn sahasına geçti. Uzun yıllar kaldığı Efrîn’de halkın örgütlenmesinden mevzi savunmasına kadar her alanda paha biçilemez emekler verdi. Önderliğimizin Kadın Özgürlüğüne dayalı Demokratik ve Ekolojik Toplum paradigmasını hayatın her alanında pratikleştirmek için tüm zorluklara göğüs gerdi. Emeği, ilkeli duruşu, yiğitliği, insan ve yaşam sevgisi, coşkusu ve savaşçı karakteriyle yaşamın her anında yoldaşlarına yol gösteren, eğiten ve öğreten bilge bir komutan oldu. 31 yıllık devrimci ömründe Parti dışı her türlü anlayış ve gerici yaklaşıma karşı tavizsiz bir ideolojik mücadele yürüttü; kapsayıcı yoldaşlığı ve yüksek maneviyatıyla tüm yoldaşlarının güven kaynağı haline geldi. PKK ve PAJK görevlerini en üst düzeyde, sorumluluk bilinciyle yerine getirirken, verili sistemin sınırlarını bütünüyle paramparça etti. Kadın kurtuluş ideolojisine yürekten inanarak, özgürleşen Kürt kadınının ne denli iradeleşip güzelleşebileceğinin en somut, yaşayan kanıtı oldu.
Özü ve sözü, pratiği ve eylemi tek bir doğrultuda birleşen Zozan yoldaşımız, askeri deneyimi ve gerillacılık birikimiyle işgalcilere sarsıcı darbeler vuran eylemci karakterini, mütevazı ve sade kişiliğiyle birleştirdi. Engel tanımayan yapısıyla gerilla ordumuzun her kademesinde; savaşçılıktan manga komutanlığına, takım ve bölük komutanlığından bölge ve eyalet komutanlığına kadar en kritik sorumlulukları başarıyla göğüsledi. Hiç okul okumamış olmasına rağmen, Apocu felsefe mektebinde bir yaşam ustası, bilge bir aydın ve özgür kadın hakikatine ulaşmış bir devrim abidesi olmayı başardı.
ÖLÜMSÜZLER KERVANINA KATILDI
Halkımızın özgürlüğü için soluksuz bir şekilde görevinin başındayken amansız bir kanser hastalığına yakalanan Zozan yoldaşımız, çetin savaş siperlerinde sergilediği o bükülmez iradeyi bu amansız hastalık karşısında da sergileyerek yüksek bir dirayetle direndi. Uzun süre büyük bir iradi duruşla göğüs gerdiği bu elim hastalık nedeniyle tedavi gördüğü süreçte, 24 Haziran 2026 günü şehadete ulaşarak ölümsüzler kervanına katıldı.
Böylesine yiğit, seçkin ve bilge bir evladı bağrından çıkaran değerli ailesi ve yurtsever Botan halkı, ömrünü kahramanlık çizgisine adamış olan Zozan yoldaşımızla ne kadar gururlansa azdır. Bütün ömrünü özgürlük davasına adamış bu insan güzelini, bu güzide ve yeri doldurulamaz komutanı tanımış olmak, onunla aynı siperlerde omuz omuza savaşmak ve onunla yoldaşlık yapma şerefine nail olmak biz yoldaşları için en büyük onurdur. Yiğit komutanımız Zozan Deniz yoldaşımızın ardılları olarak, onun kutsal mirasını ve hayallerini mutlaka zaferle taçlandıracağımızın, anısını Özgür Önderlik Özgür Kurdistan yürüyüşümüzde daima yaşatacağımızın ve şehitler çizgisine layık birer yoldaş olacağımızın sözünü kararlılıkla yineliyoruz.”