PJAK, Serdeşt kimyasal katliamı şehitlerini andı

PJAK, Serdeşt kimyasal katliamının 39. yıl dönümünü anarak, "Bu saldırı yalnızca uluslararası hukukun ve kimyasal silahları yasaklayan sözleşmelerin açık bir ihlali değildi; aynı zamanda savaşın vahşetinin acı bir simgesiydi" ifadelerini kullandı.

Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK) Meclisi, Serdeşt kimyasal saldırısının 39. yıl dönümü dolayısıyla bir açıklama yayımladı. Açıklamada, bu saldırının yalnızca uluslararası hukukun ve kimyasal silahların yasaklanmasına ilişkin anlaşmaların açık bir ihlali olmadığı, aynı zamanda savaş vahşetinin acı bir sembolü olduğu vurgulandı.

PJAK'ın açıklaması şöyle:

"28 Haziran 1987'de, Irak Baas rejimi, daha sonra beş bin kişinin yaşamını yitirdiği Halepçe kimyasal katliamından önce, yasaklanmış kimyasal silahları Rojhilatê Kürdistan'daki Serdeşt kentine karşı kullandı. Bu açık savaş suçunda, hardal gazı yüklü bombalar kentin yerleşim alanlarına ve yoğun nüfuslu bölgelerine atıldı. Tarihte Kürt halkı, dünya ölçeğinde kimyasal silahların hedefi olan ilk halk oldu.

Yüzlerce kadın, çocuk ve yaşlı sivil yaşamını yitirdi; yaklaşık 8 bin kişi ise kimyasal zehirlenmenin ağır ve uzun süreli etkilerine maruz kaldı. Bu, aradan 39 yıl geçmesine rağmen kurbanların ve hayatta kalanların bedenlerinde ve yaşamlarında izlerini sürdüren bir yara olarak kaldı.

Serdeşt, Irak Baas rejimi ile İran rejimi arasındaki iktidar mücadelesinin kurbanı oldu. Kürt halkı, Kürdistan üzerindeki egemen rejimlerin bu savaş politikalarının ağır bedelini ödedi. Bu saldırı yalnızca uluslararası hukukun ve kimyasal silahları yasaklayan anlaşmaların açık bir ihlali değildi; aynı zamanda savaşın vahşetinin ve onun insani bedellerinin acı bir simgesiydi. Uluslararası kurumlar da bu suç karşısında sessiz kalmayı tercih etti.

Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK) Meclisi olarak, Serdeşt kimyasal saldırısında yaşamını yitirenleri saygıyla anıyor; kurbanların ailelerine ve yaşamları boyunca bu yaranın acısını taşımak zorunda kalan yaralılara derin üzüntülerimizi iletiyoruz. Aynı zamanda Serdeşt, Zerde ve Halepçe'de yaşanan kimyasal saldırılar ve katliamlar nedeniyle halkımızın feryadını dünya kamuoyuna duyuruyoruz.

Bölgemizde hâlâ tehdit oluşturan bu tür savaş vahşetlerinin yeniden yaşanmaması için, bu suçların uluslararası düzeyde kayıt altına alınması ve soruşturulması gerekmektedir. Kimyasal saldırı mağdurlarına ve ailelerine çok yönlü destek sağlanmalıdır. Ayrıca Kürt halkının Kürdistan'ın dört parçasında savaş politikalarına karşı yürüttüğü meşru öz savunma mücadelesi güçlendirilmeli; bunun yolu da halkımızın tam birliği ve dayanışmasından geçmektedir. Serdeşt kurbanlarının anısını yaşatacak, onların sesi olmaya devam edecek ve bu felaketin yaralarının asla unutulmaması için çalışacağız."