Şirnex'te Adalet Nöbeti dördüncü haftasında: Barış istemek suç değildir

Şirnex'te taziye ziyaretleri ve Rojava'ya yönelik saldırılara karşı yapılan açıklamalara katıldıkları için açığa alınıp sürgün edilen Eğitim Sen ve SES yöneticileri için başlatılan Adalet Nöbeti dördüncü haftasında sürdü. Göreve iade çağrısı yapıldı.

Şirnex'te taziye ziyaretleri ile Rojava'ya yönelik saldırılara karşı yapılan açıklamalara katıldıkları gerekçesiyle açığa alınan ve ardından sürgün edilen Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) ile Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) yöneticileri için başlatılan Adalet Nöbeti dördüncü haftasında devam etti.

KESK Şirnex Şubeler Platformu öncülüğünde Cumhuriyet Meydanı'nda gerçekleştirilen eyleme, HABER-Sen Genel Başkanı Mesut Balcan'ın yanı sıra Mêrdîn, Dîlok, Semsûr ve Riha KESK Şubeler Platformları, siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri ile çok sayıda kişi katıldı. Nöbet, İnsan Hakları Derneği'nin (İHD) her cuma gerçekleştirdiği Barış Nöbeti ile birleştirildi.

Eylem alanına, Eğitim Sen Şirnex Şube Eşbaşkanı Adnan Şenbayram, şube yöneticisi Mesut Aslan, Eğitim Sen Cizîr Temsilciliği yöneticisi Nizam Kaplan ile SES Şirnex Şube Yöneticisi Abdulkadir Örüker'in katıldığı etkinliklere ait fotoğrafların yer aldığı "Oradaydık, suç değil" dövizleri ile "Sendikal ve demokratik haklarımız için adalet nöbetindeyiz" ve "Baskılara, soruşturmalara hayır" pankartları asıldı.

‘BARIŞ İSTEMEK SUÇ DEĞİLDİR’

Nöbette konuşan KESK Şirnex Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Samet Kaya, barış talep etmenin suç olmadığını belirterek, adalet mücadelesini sürdüreceklerini söyledi.

İhraç talebiyle açığa alındıktan sonra sürgün edilen Eğitim Sen Şirnex Şube Eşbaşkanı Adnan Şenbayram ise beş aydır süren soruşturma sürecinde kimsenin ihraç talebinin sorumluluğunu üstlenmediğini ifade etti. Sürgün kararlarının aileleri de cezalandırdığını belirten Şenbayram, "Nöbetimiz sadece göreve dönmek için değil, bu memleketin çocukları ve doğası içindir. Onurlu bir mücadele veriyoruz, vermeye devam edeceğiz" dedi.

‘ŞIRNEX'TE FARKLI BİR HUKUK MU VAR?’

KESK Merkez Yürütme Kurulu üyesi Zülküf Güneş, KESK'in her zaman emek, adalet ve barış mücadelesini birlikte yürüttüğünü belirtti.

Rojava'ya yönelik saldırılara karşı yapılan açıklamalar nedeniyle soruşturma açılmasını eleştiren Güneş, "Savaşa karşı barış demek için KESK 81 ilde açıklama yaptı. Şırnak'ta başka bir hukuk var da Edirne'de farklı bir hukuk mu var? Filistin ve Ukrayna için sokağa çıktık. Söz konusu Rojava'da Kürt çocukları olunca mı soruşturma açıyorsunuz?" diye konuştu.

‘HEPİMİZ ADNAN, NİZAM VE MESUT'UZ’

SES MYK üyesi Deniz Topkan, KESK'in toplumsal sorunlara karşı sorumlulukla hareket ettiğini belirterek, "Savaşa karşı barış için mücadele edenleriz. Hepimiz bir Adnan, Nizam ve Mesut'uz" dedi.

HABER-Sen Genel Başkanı Mesut Balcan da açığa alınan emekçilerin cezalandırılmak yerine takdir edilmesi gerektiğini belirterek, "Arkadaşlarımız eğer suç işlediyse biz de suç işledik. Tüzüğümüzde toplumsal sorunlara dair söz söylemek var. Sürgün bir insanlık suçudur" ifadelerini kullandı.

‘TAZİYEYE KATILMAK SUÇ DEĞİLDİR’

İHD Şirnex Şube Eşbaşkanı Şıvan Sakman, barış ve adaletin ortak bir talep olduğunu vurgulayarak, "Taziyeye katılmak, yas tutma hakkı suç değildir. Bunu suç olarak görmek evrensel hukuka göre suçtur" dedi.

Mêrdîn, Semsûr ve Riha KESK Şubeler Platformu temsilcileri de dayanışma mesajları vererek soruşturma ve sürgün kararlarının geri çekilmesini istedi.

İhraç talebiyle açığa alınıp sürgün edilen Nizam Kaplan ise "Biz suç işlemedik. Taziyeye gitmek suç değil. Bizi çocuklarımızdan ayırarak sürgün etseniz bile adalet ve barış mücadelesi vermeye devam edeceğiz. Barış gelecekse bedel ödemeye hazırız" diye konuştu.

EMEK VE DEMOKRASİ PLATFORMU'NDAN DESTEK

Şirnex Emek ve Demokrasi Platformu da nöbet alanında yaptığı açıklamayla emekçilere destek verdi. Platform adına konuşan ÖHD Şirnex Şube Yöneticisi Hüseyin Sedat Sülger, soruşturmaların gerçek nedeninin emekçilerin yürüttüğü emek ve barış mücadelesi olduğunu belirtti.

Açıklama, "Baskılar bizi yıldıramaz" sloganlarıyla sona erdi.