Yazılı bir açıklama yapan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, “24 Eylül 1996 tarihinde 10 arkadaşımız Diyarbakır E Tipi zindanında çivili kalaslarla vahşice katledilmiştir. 25 Eylül 2019 gününde de partimizin öncü kadrolarından Rıza Altun yoldaşımız da yanındaki Baz ve Garzan arkadaşlarımızla birlikte hava saldırısında katledilmişlerdir. Şehadet yıldönümlerinde bu arkadaşlarımızı saygı, sevgi ve minnetle anıyor, özlemlerini gerçekleştirme sözümüzü yineliyoruz” dedi.
Açıklamada devamla şunlar belirtildi:
“Rıza Altun arkadaşımız, Apocu hareket Ankara’da üniversite gençliği içinde çıkış yaptığında Tuzluçayır mahallesinde birçok arkadaşıyla birlikte grubumuza katılmıştır. Grubumuza önemli bir güç katmışlardır. Tuzluçayır’ın o yıllarda Küçük Moskova olarak anılmasında en önde gelen devrimcilerinden olmuştur. Tuzluçayır sosyalist devrimcilerin en yoğun olduğu bir mahalledir. Sadece genç sosyalist militanlar değil, Tuzluçayır halkı da sosyalist örgütlenme ve mücadele içinde olmuştur.
Rıza Altun yoldaşımız Ankara’da Apocular içinde mücadele yürütürken, ülkeye de 1976 yılında geçerek Antep’te çalışmaların içinde yer almıştır. Faşistlere karşı mücadelede en önünde olan arkadaşımız Antep’te gençlerin ve halkın örgütlenmesinde de önemli bir rol oynamıştır.
Hilvan-Siverek mücadelesinde Mehmet Karasungur’la birlikte askeri konsey üyesidir. Mücadelemizin ilk askeri komutanlarından biri olarak tarihteki yerini de almıştır.
Diyarbakır 5 Nolu Zindan direnişinin öncülerinden olmuş; sürgüne gittiği tüm zindanlarda da 5 Nolu zindan direnişinin çizgisinin oturtulmasına öncülük etmiştir. Zindandan çıkar çıkmaz 20 gün içinde Rêber Apo’nun yanına ulaşmış; o günden şehadetine kadar da mücadelemizin her alanında öncü yönetim düzeyinde sorumluluk üstlenmiştir.
Avrupa’da ve Kürdistan’ın her parçasında sorumluluk almıştır. Şehadet gününe kadar Özgürlük Hareketimizin diplomasi çalışmalarının sorumluluğunu yürütmekteydi.
Sadece kendisini ve Tuzluçayır’daki arkadaşlarını değil, kardeşleri ve yeğenleri dahil ailesinin tümünü de bu mücadeleye katmış ve bu yönüyle de özgürlük mücadelemizdeki örnek yerini almıştır.
Rıza Altun yoldaşımız özgün kişiliğiyle de bu mücadele içinde her zaman anılacak, onun mücadeleci kişiliği mücadelemizde yaşatılacaktır.
1996 yılı 24 Eylül günü Diyarbakır zindanında vahşice katledilen arkadaşlarımız hiçbir zaman unutulmayacaktır. Mücadele tarihimizde en vahşice katledilen arkadaşlarımız olmuşlardır. Bu şehadetler nasıl bir zorlu mücadele yürüttüğümüzün somut kanıtları olmaktadır. Bu katliam Kürt düşmanlığının Türk devlet gerçeğinde nasıl olduğunun ifadesi olmuştur.
Onların anısı bize mücadeleyi yükseltme ve Kürt halkının özgür ve demokratik yaşamını sağlamanın talimatı olmaktadır. Onlar unutulamaz; özgür ve demokratik yaşamın hak edilmesi ve kazanılması onların özlemlerini gerçekleştirme mücadelesinin yükseltilmesiyle sağlanır.
Rıza Altun yoldaş ve vahşice katledilen yoldaşlarımızın mücadele duruşuyla özlemlerini gerçekleştireceğiz. Bunun için de her alandaki mücadelemizde yaşatacağız.
Onların özlemlerini gerçekleştirmek için de barış ve demokratik toplum sürecini başarıyla taçlandırma mücadelesini yükselteceğiz."