İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, pazar günü Tahran’da yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail ile savaşın yeniden başlaması durumunda İran’ın mevcut politikasını sürdüreceğini belirtti. Arakçi’nin konuşması devlet televizyonunda yayımlandı.
Şubat ayı sonunda ABD ve İsrail’in Tahran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşta, nisan ayında ateşkes sağlanmış, haziranda ise İran ile ABD arasında bir mutabakat protokolü imzalanmıştı. Ancak taraflar arasındaki müzakereler çıkmaza girerken Hürmüz Boğazı ve çevresinde saldırılar devam ediyor.
ABD ve İsrail’in son günlerde İran’a yönelik yeni saldırı tehditlerini artırdığına dikkat çeken Arakçi, “Son zamanlarda yeni bir savaştan söz ediliyor. Savaş çıksa da çıkmasa da politikamız aynı kalacak” dedi.
YAPTIRIMLARIN KALDIRILMASI TALEBİ
Tahran yönetimi, dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılmasını ve ülke ekonomisini ağır biçimde etkileyen ABD yaptırımlarının kaldırılmasını öngören mutabakat protokolünün yeniden uygulanmasını istiyor.
ABD Başkanı Donald Trump ise cuma günü yaptığı açıklamada, İran’a yönelik askerî operasyonların yeniden başlatılabileceği mesajını verdi ancak olası bir saldırının takvimine ilişkin ayrıntı paylaşmadı.
HÜRMÜZ BOĞAZI GERİLİMİ
Tahran ile Washington arasındaki gerilimin merkezinde yer alan Hürmüz Boğazı’nda son günlerde gemilere yönelik saldırılar arttı. Analistler, İran’ın bu saldırılarla uluslararası deniz trafiğini aksatma kapasitesini koruduğunu göstermeye çalıştığını belirtiyor.
Savaş öncesinde dünya hidrokarbon ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik su yolu üzerinde kontrol iddiasını sürdüren İran’a karşı Washington yönetimi de İran limanlarına abluka uyguluyor.
Arakçi, ABD’nin geçmişte de benzer adımlar attığını belirterek, “Bunu daha önce iki kez yaptılar ve sonuçlarını gördüler. Yeniden denemek istiyorlarsa, geçmişte elde ettiklerinden başka bir sonuç alamayacaklarını biliyorlar” ifadelerini kullandı.
İran, şubat ayından önce de İsrail ve ABD’nin saldırılarına maruz kalmıştı. Haziran 2025’te düzenlenen saldırılar, iki ülke ile İran arasındaki gerilimin önceki önemli aşamalarından birini oluşturmuştu.