Özel savaşın anatomisi ve Ortadoğu gençliğinin kurtuluş yolları

Özel savaş, toplumun ahlaki ve entelektüel hücrelerini bozarak toplumu teslim alan küresel bir sistemdir. Önder Apo’nun kavramsallaştırdığı üzere, kriz tek bir halkın değil, kapitalist modernite merkezinin ortaklaşa ürettiği sistemsel bir vebadır.

ÖZEL SAVAŞ VE ORTADOĞU

Özel savaş, tankla ve topla yapılan açık bir askeri harekat değildir; doğrudan toplumun aklını, kültürünü ve ahlaki değerlerini hedef alan psikolojik ve toplumsal bir imha sistemidir. Bu sistemde egemen ve sömürgeci güçlerin en stratejik hedefi gençlik ve genç kadınlardır. Çünkü gençlik, toplumsal dönüşümün dinamik motoru; genç kadınlar ise özgür bir toplumun kurucu öznesidir. Devlet aklı ve egemen odaklar, kendi hegemonyalarını halkların iradesi üzerinde kalıcı kılmak adına öncelikle bu devrimci ve öncü dinamiği felç etmeyi amaçlar.

Çağımızın felsefi ufku olan ve düşünceleriyle Kürt halkının, Ortadoğu’nun ve tüm dünya halklarının gündemine oturan Abdullah Öcalan’ın da önemle belirttiği gibi, eğer bu sistemsel çürütme operasyonuna karşı radikal bir “öz savunma bilinci” geliştirilmezse toplum kendi tarihsel ve ahlaki özünden bütünüyle koparılacaktır.

Aşağıda, gençliğin içine itildiği gerçeklik, “üç mahşer süvarisi” olarak adlandırılan çürütme araçlarının toplumsal tahribatları ve kurtuluş yolları, her genç için birer eylem kılavuzu olması amacıyla madde madde çözümlenmiştir:

GENÇLİĞİN VE GENÇ KADINLARIN DURUMU: SİSTEM ONLARI HANGİ NOKTAYA GETİRDİ?

Kaynağını kapitalist sömürgeci devletlerden alan ve bugün doğrudan özel savaşın aparatı haline gelen savaş çığırtkanı ve aşırılıkçı odaklar, bir yanı “esnek/yumuşak”, diğer yanı “vahşi ve militarist” olan sistematik politikalarla gençliği her açıdan denetim altında tutacak bir cenderenin içine itmiştir:

İdeolojisizlik ve Ruhsal Boşluk: Gençlik; büyük iddialardan, özgürlük arayışından ve toplumsal sorumluluk üstlenme bilincinden sinsice uzaklaştırılmaktadır. Hayat, “günübirlik yaşa ve tüket” sığlığına indirgenerek gençlerin ülkelerinin geleceği üzerine kafa yormaları engellenmek istenmektedir.

Umutsuzluk ve Karamsarlık: Gençlerin kendi değiştirici güçlerine olan inancını kırmak adına sistematik bir algı yönetimi yapılmaktadır. Genç beyinlere “Biz hiçbir şeyi değiştiremeyiz, sistem çok büyük” çaresizliği zerk edilerek toplumun öncü gücü teslimiyete, pasifizme ve kaçışa (yurt dışına göç etmeye) zorlanmaktadır.

Kimlik Kaybı ve Yabancılaşma: Kültürel kırım politikalarıyla gençler, kendi dillerine, tarihsel köklerine ve toplumsal değerlerine karşı bir utanç sarmalına sokulmaktadır. Kendi öz kültüründen yalıtılan ve yabancılaşan bir gençlik, kapitalist modernite şarlatanlığının en sadık kölesi haline gelmektedir.

Genç Kadınlara Yönelik Özel Kuşatma: Genç kadınlar, sistem tarafından sistematik olarak birer “meta” (tüketim nesnesi) olarak kurgulanmaktadır. Sosyal medya illüzyonları ve moda endüstrisi aracılığıyla genç kadınların zihinleri gerçek özgürlükten (entelektüel ve politik özgürlükten) koparılmakta; potansiyelleri “fiziksel görünüm ve makyaj” kafesinde boğularak öncülük rolleri ellerinden alınmaktadır.

ÜÇ MAHŞER SÜVARİSİ (TOPLUMSAL İMHA ARAÇLARI)

Egemen sistem, yukarıdaki amaçlarına ulaşabilmek adına toplumun ahlaki omurgasını doğrudan çökerten en zehirli üç aracı sahaya sürmektedir:

Uyuşturucu (Tüm Maddi ve Ruhsal Uyarıcılar)

Amaç: Mahallelerde, okullarda ve gençlerin yaşam alanlarında uyuşturucu ağlarının yayılmasının önünü bilinçli ve organize bir şekilde açmak.

Sonuç: Uyuşturucu kıskacına giren bir gencin zihni felç olur, iradesi kırılır ve adaletsizliğe karşı refleks gösteremez hale gelir. Politik ve çalak (aktif) bir özneden, sadece maddeye ulaşmaya odaklı bağımlı bir nesneye dönüşür; ailesine ve topluma ağır bir yük haline getirilir.

Kumar (Ve Dijital Şans Oyunları)

Amaç: Çevrimiçi (online) kumar siteleri, bahis uygulamaları ve dijital oyunlar üzerinden gençliğe "emek harcamadan, kolay yoldan zengin olma" serabını yaşatmak.

Sonuç: Emeğin ve üretimin kutsallığı değersizleştirilir. Kumar batağında varlığını kaybeden gençler, ağır borç yükleri altında ezilerek onurlarını kaybeder; para bulabilmek adına her türlü kriminal suça, yozlaşmaya ve hatta ajanlaşma ağlarına açık hale gelirler.

Cinsel Yozlaşma ve İradenin Felç Edilmesi

Amaç: Cinselliği doğal özü olan sevgi, bağlılık ve karşılıklı saygı zemininden koparmak; pornografik endüstri ve ahlaksız ilişki biçimleriyle toplumsal bünyede derin bir yozlaşma yaratmak.

Sonuç: Bu kültürel erozyon, gençlerin ve genç kadınların birbirlerine yalnızca fiziki birer doyum aracı olarak bakmalarına yol açar. Kutsal yoldaşlık ruhu ve devrimci sadakat bilinci katledilir; zihinlerin üretkenliği durduğunda yalnızca güdüler konuşur ve hayvani güdüler yaşamın tek hakimi haline gelir.

BU CENDEREDEN ÇIKIŞ YOLU NEDİR?

Bu kirli konsepti darmadağın etmenin yolu, felsefi bir netlikle belirtildiği gibi, pasif bir reddediş veya sızlanma değil; radikal bir öz-örgütlenme ve yeni bir yaşamın inşasıdır. Gençlik ve genç kadınlar şu adımlarla kendilerini ve geleceklerini kurtarabilirler:

Aydınlanma Akademileri Kurmak (Öz-Eğitim Seferberliği)

Eylem: Gençler, kurumsal yapılardan medet ummayı bırakmalı; her mahallede, köyde ve sokakta kendi "Öz-Eğitim ve Okuma Gruplarını" sivil birer akademi olarak kurmalıdır.

Yöntem: Felsefe, halkların direniş tarihi, özel savaş analizleri ve kadın bilimi (Jineoloji) derinlemesine incelenmelidir. Entelektüel düzeyde yetkinleşen bir genç, sistemin hiçbir yalanına ve tuzağına teslim olmaz.

Toplumsal Öz-Savunma Mekanizmalarını Geliştirmek

Eylem: Gençlik ve genç kadınlar, kendi yaşam alanlarının ahlaki ve fiziki koruyucuları haline gelmelidir.

Yöntem: Halk meclisleri bünyesinde öz-savunma ve toplumsal ahlak komisyonları kurulmalıdır. Mahalleye uyuşturucu sokan, kumar mekanları işleten ya da genç kadınları taciz eden odaklar bizzat gençler tarafından tespit edilmeli, toplumsal düzeyde teşhir edilerek dışlanmalıdır. Toplumsal tecrit, en büyük yaptırımdır.

Tarihsel ve Kültürel Köklerle Buluşma ile Ortak Ekonomi

Eylem: Kapitalist modernitenin dayattığı tüketim çılgınlığına karşı anadil, öz kültür, devrimci sanat ve tarihsel hafıza korunmalıdır.

Yöntem: Meclisler bünyesinde alternatif tiyatro, müzik, edebiyat ve folklor kolektifleri kurulmalıdır. İç dünyası devrimci sanatla ve tarih bilinciyle beslenen bir genç, ruhsal boşluğa düşmez. Eş zamanlı olarak, sistemin ekonomik şantajlarını boşa çıkarmak amacıyla tarım, zanaat ve üretim kooperatifleri kurularak kolektif ekonomi canlandırılmalıdır.

Genç Kadın ve Gençliğin Ortak Öncülüğü

Eylem: Ailede, meclislerde ve toplumsal alanlarda ataerki (baviksalarî) zihniyetinin radikal bir şekilde kırılması.

Yöntem: Genç kadınlar, politik ve felsefi alanlarda (Jineoloji ekseninde) kendilerini eğiterek geleneksel ve modern baskılara karşı isyan bayrağını yükseltmelidir. Kadınların ve gençliğin ortak ve eşit rolleri, inşa edilen demokratik komün sistemine gerçek ruhunu ve yenilmez gücünü verecektir.

ORTADOĞU GENÇLİĞİNİN GERÇEKLİĞİ, LEVİATHAN SİSTEMİ VE RADİKAL ÇIKIŞ

Özel savaş, silah zoruyla değil; toplumun ahlaki ve entelektüel hücrelerini bozarak toplumu teslim alan küresel bir sistemdir. Çağımızın felsefi dehası Abdullah Öcalan’ın kavramsallaştırdığı üzere, bu kriz tek bir halkın değil, küresel kapitalist modernite merkezinin ortaklaşa ürettiği sistemsel bir vebadır. Bu sistem, adeta insanlığı yutmak üzere olan küresel bir Leviathan (Devasa Canavar) haline gelmiştir.

SİSTEMLERİN ORTADOĞU GENÇLERİ ÜZERİNDEKİ SİYASETİ

Kapitalist canavar ve bölgedeki ulus-devlet mekanizmaları, her halkın sosyolojik karakterine göre farklı özel savaş konseptleri devreye sokmaktadır:

Kürt Gençliği: Asimilasyon, Terör ve Kültürel Kırım Politikası

Kuşatma ve Fark: Kürt gençliğinin yüksek özgürlük tutkusu ve radikal eylemselliği bilindiği için sistem, onlara karşı fiziki imha, yoğun siyasi baskı ve derinleştirilmiş bir ekonomik ambargo uygulamaktadır.

Özel Savaş Araçları: Kimliksizleştirmek amacıyla dil asimilasyonu politikaları yürütülmekte ve uyuşturucu mahallelere bilinçli olarak pompalanmaktadır. Ajanlaştırma dayatmaları ve psikolojik harp teknikleriyle gençlerin yoldaşlık bağları zedelenmekte, enerjileri mültecilik yollarıyla ülke dışına kaçışa yönlendirilmektedir.

Arap Gençliği: İşsizlik, Mezhepçilik ve Radikalizm Cenderesi

Kuşatma ve Fark: Halklar baharının ardından küresel sermaye ve bölge gericiliği, Arap coğrafyasını ucu açık bir iç savaş ve kaos laboratuvarına çevirmiştir.

Özel Savaş Araçları: Arap gençliğinin muazzam enerjisinin demokratik bir dönüşüme evrilmemesi için mezhepçilik hatları (Sünni-Şii gerilimi) yapay olarak kışkırtılmıştır. Gençlik, derin bir yoksulluk ve işsizlik sarmalında bırakılarak ya sahte radikalizmin ve çete yapılarının (DAİŞ ve türevleri) ölüm tarlalarına sürülmekte ya da Akdeniz'in sularında Avrupa hayalleriyle boğulmaya terk edilmektedir.

Türk Gençliği: Kör Milliyetçilik, Şovenizm ve Kültürel Erozyon

Kuşatma ve Fark: Türkiye’deki merkezi devlet aklı, Türk gençliğini fanatik bir milliyetçilik (şovenizm/faşizm) ideolojisiyle büyüterek, onları diğer halkların özgürlük taleplerine karşı birer baskı aracı olarak konumlandırmaktadır.

Özel Savaş Araçları: Ağır bir ekonomik kriz ve geleceksizlik girdabında yaşayan Türk gençliğinin sisteme karşı başkaldırmasını engellemek adına dijital kumar sanayisi, yozlaştırıcı televizyon programları ve cinsel çürüme (porno-milliyetçilik) bir afyon gibi kullanılmaktadır. Gençlik, özgürlük yerine totaliter devletin bekçiliğini yapmaya programlanmaktadır.

Fars Gençliği: Teokratik Baskı, İkiyüzlülük ve İdam Sehpaları

Kuşatma ve Fark: İran'daki teokratik rejim, din kisvesi altında gençliğin ve özellikle genç kadınların yaşam alanlarını en katı siyasi ve toplumsal yasaklarla kuşatmaktadır.

Özel Savaş Araçları: Rejim, korku imparatorluğunu idama mahkum ettiği genç bedenlerle ayakta tutmaktadır. Ancak madalyonun diğer yüzünde, yeraltı dünyasında uyuşturucu ve fuhuşun önü sistem tarafından sinsice açılmaktadır. Bu yapısal ikiyüzlülük, gençliği derin bir varoluşsal nihilizme (inançsızlığa) sürüklemekte ve kapalı kapılar ardında umutsuz, yoz bir yaşama hapsetmektedir.

Bu görkemli direniş ve öz-örgütlenme pratiği, yalnızca lokal bir yurtseverlik ödevi değildir; özgürlüğün doğrudan kendisidir, bugünün güvenliğidir ve yarının teminatıdır. Bu evrensel ve konfederal bilinçle ayağa kalkan Ortadoğu gençliği, kapitalist leviathan canavarını parçalayarak demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü yeni bir dünyanın kurucu mimarı olacaktır.