Birleşmiş Milletler’in COP31 öncesinde yayımladığı iki rapora göre, küresel sıcaklık artışının 1,5 dereceyi aşması, Dünya’nın kar ve buzla kaplı bölgelerinde büyük kayıplara yol açacak. Buzulların ve deniz buzullarının erimesi, donmuş toprakların çözülmesi ve deniz seviyesinin hızla yükselmesi; sel risklerini, ekonomik ve ekolojik zararları, su kıtlığını ve dağlık bölgelerdeki tehlikeleri artıracak.
Raporda, etkilerin şimdiden görüldüğüne dikkat çekilerek İsviçre’deki buzul kütlesinin yüzde 20’sinin kaybedildiği belirtildi. Küresel sıcaklık artışı sanayi öncesi döneme kıyasla halihazırda 1,37 dereceye ulaşırken, Avrupa’nın iklim gözlem ağı Copernicus’a göre 1,5 derece eşiğinin 2030 civarında aşılması mümkün.
ERİME DURDURULSA BİLE TOPARLANMA YÜZYILLAR SÜREBİLİR
Bilim insanları, iklim sisteminde kritik eşiklerin aşılması durumunda ortaya çıkacak hasarın geri döndürülmesinin son derece zor olacağına işaret ediyor. Küresel sıcaklık artışı daha sonra yeniden 1,5 derecenin altına düşse bile buz tabakalarında oluşan zararların ortadan kalkmayacağı belirtiliyor.
Bazı buzulların ve Arktik deniz buzunun, sıcaklık artışının hızla 1,5 derecenin, hatta 1 derecenin altına çekilmesi halinde kısmen toparlanabileceği ifade ediliyor. Ancak bilim insanlarına göre bu süreç, erimeye kıyasla çok daha yavaş ilerleyecek ve onlarca, hatta yüzlerce yıl sürebilecek.
2,8 DERECELİK ISINMA AĞIR SONUÇLAR DOĞURABİLİR
İkinci raporda ise küresel ısınmanın 2,8 dereceye ulaşması ve bu seviyenin gelecek yüzyılda da sürmesi halinde ortaya çıkabilecek tehlikelere dikkat çekiliyor. Bu senaryoda deniz seviyesinin 2150 yılına kadar yılda 5 santimetreye kadar yükselebileceği, bugün ise yıllık artışın yaklaşık 0,45 santimetre olduğu belirtiliyor.
Ayrıca donmuş toprakların çözülmesiyle atmosfere salınacak karbondioksit miktarının, dünyanın en büyük ikinci kirleticisi olan ABD’nin mevcut yıllık emisyonlarına ulaşabileceği uyarısı yapılıyor.
BM’nin daha önce yayımladığı bir rapora göre, ülkeler mevcut iklim taahhütlerini yerine getirse bile dünya 2100 yılına kadar yaklaşık 2,6 derecelik ısınma yolunda ilerliyor.
Raporun başyazarlarından James Kirkham, 1,5 derece eşiğinin geçici olarak aşılmasının Paris İklim Anlaşması’nın hedeflerini geçersiz kılmadığını, aksine bu hedefleri daha acil hale getirdiğini vurguladı. Kirkham, fosil yakıtların azaltılması başta olmak üzere hızlı ve kararlı politikaların, buzullar üzerindeki zararı önemli ölçüde sınırlayabileceğini belirtti.
Bilim insanları, önümüzdeki birkaç yıl içinde alınacak kararların iklim krizinin yol açacağı hasarın boyutunu belirleyeceğine dikkat çekiyor. Raporda, ağustos ayında Nepal’de bir buzulun ve dağ zirvesinin bir bölümünün çökmesi sonucu 1.500’den fazla kişinin hayatını kaybettiği, 5 bin kişinin ise kaybolduğu felaket de iklim krizinin ağır sonuçlarına örnek gösteriliyor.