AP’deki Kürt Konferansı resepsiyonla başladı: Abdullah Öcalan serbest bırakılmalı

Brüksel’deki Avrupa Parlamentosu’nda bu yıl 20’ncisi düzenlenen Kürt konferansı bir resepsiyonla başladı. Resepsiyonda Önder Apo’nun derhal serbest bırakılması, AB’nin sürece aktif destek vermesi ve PKK’yi terör listesinden çıkarması istendi.

Avrupa Türkiye Yurttaş Komisyonu (EUTCC) tarafından organize edilen ve hamiliğini Nobel Barış Ödüllü İranlı insan hakları savunucu Şirin Ebadi, insan hakları aktivisti Bianca Jagger ve Avrupa Parlamentosu Saharov Düşünce Özgürlüğü Ödülü sahibi Kürt siyasetçi Leyla Zana’nın yaptığı konferansın 20’ncisi bir resepsiyonla başladı.

Avrupa Parlamentosu’nda 14 Ekim akşamı düzenlenen resepsiyona, İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan, Şirin Ebadi ile Martin Schirdewan, Andreas Schieder ve Leoluca Orlando gibi Avrupa parlamenterleri, Hişyar Özsoy ve Sebahat Tuncel gibi siyasetçi ve aktivistler ve hukuk cephesinden Asrın Hukuk Bürosu’ndan Avukat Raziye Öztürk’ün de aralarında olduğu çok sayıda kişi katıldı. Konferans 15 Ekim’de yoğun bir programla devam edecek. 

20’NCİ KONFERANS BİR DÖNÜM NOKTASI

Resepsiyonun açılış konuşmasını yapan EUTCC Yönetim Kurulu üyesi ve Kurd-Akad’dan Dersim Dağdeviren, 20’nci konferansın EUTCC açısından bir dönüm noktası olduğunu belirtirken, “Aynı zamanda durup kendimize şu soruları sormamız için bir fırsattır: Neler başardık? Neleri yapamadık? Ve her şeyden önemlisi, gelecek karşısında nasıl bir sorumluluk taşıyoruz?” diye konuştu.

EUTCC’nin yirmi yıldır Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki ilişkiler, Kürt sorunu, demokrasi, insan hakları ve barış arayışı üzerine eleştirel bir diyaloğa alan açtığını ifade eden Dersim Dağdeviren,  “Ortak çalışmalarımızı özel bir şekilde anlatan bir motto var: Bir kişi hayal kurduğunda bu yalnızca bir hayaldir. Birçok kişi birlikte hayal kurduğunda ise yeni bir gerçekliğin başlangıcıdır” ifadelerini kullandı. 

SÜRECİN BAŞARISI İÇİN ULUSLARARASI DESTEK DE GEREKLİ

İşte bu gerçekliğin Avrupa Parlamentosu’nda düzenlenen EUTCC konferanslarının 20 yıllık geçmişi olduğunu belirten Dersim Dağdeviren, daha sonra Türkiye’de devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dikkat çekti. 

Dersim Dağdeviren, bunun Kürt sorununu siyasi temelde çözmek için önemli bir fırsat olduğunu ifade ederek, “Başarılı bir süreç, yalnızca doğrudan sürecin içinde yer alan tarafların çabalarıyla yürütülemez. Aynı zamanda sürdürülebilir bir uluslararası desteği de gerektirir. Avrupa Birliği ve üye ülkeleri diyaloğu aktif bir şekilde desteklemeli, taraflar arasındaki görüşmeleri teşvik etmeli ve kalıcı, demokratik bir çözüm için gerekli siyasi koşulları oluşturmalıdır” dedi. 

ŞİRİN EBADİ: ABDULLAH ÖCALAN SERBEST BIRAKILMALI

Daha sonra söz alan Nobel ödüllü avukat Şirin Ebadi, Farsça yaptığı konuşmada Önder Apo’yu selamlayarak, “Abdullah Öcalan, barış için gerekli cesareti göstermiştir ve serbest bırakılmalıdır. Abdullah Öcalan’ın derhal ve hiçbir koşul öne sürülmeksizin serbest bırakılmasını talep ediyorum” dedi. 

“Abdullah Öcalan’ın gösterdiği bu cesaret, barış sürecinin öncülerinden biri olmayı hak ettiğini ortaya koyuyor” diye ekleyen Şirin Ebadi, şöyle devam etti: 

“Bana göre artık özgür bırakılmasının zamanı gelmiştir. Bu platformu, Abdullah Öcalan’ın hiçbir koşul öne sürülmeden serbest bırakılması çağrısında bulunmak için bir fırsat olarak değerlendiriyorum.

Kürtler, Türkiye’de siyasi bir parti çatısı altında mücadele etme, demokrasi ve meşru hakları için mücadelelerini sürdürme kapasitesine sahiptir ve bunu yapabilirler. Haklarını Türkiye sınırları içinde, demokratik siyaset yoluyla elde edebilirler. İnanın ki hedeflerinize daha etkili bir şekilde ulaşmanızı sağlayacak yol budur. Dileğim, Türkiye’deki ve dünyanın başka yerlerindeki bütün etnik grupların, İran da dâhil olmak üzere, insan haklarına ve eşit, ayrımcılıktan uzak bir şekilde yaşama hakkına kavuşmalarıdır.”

SCHIRDEWAN: AVRUPA’NIN ELE ALMASI GEREKEN İKİ MESELE VAR; FİLİSTİN VE KÜRDİSTAN

Avrupa Parlamentosu milletvekili ve Sol Grup Eş Başkanı Martin Schirdewan, “Avrupalı yasa koyucular olarak Kürdistan’da ve Orta Doğu’da kalıcı bir barışa ulaşmak için nelerin gerektiğini daha iyi anlayabiliriz” diye belirtti.

Sol Grup Eş Başkanı, şunları ekledi: “Ayrıca Avrupa siyasetçilerinin ele alması gereken iki temel mesele olduğu kanaatindeyiz: İlk olarak Filistin meselesi var. Burada Filistin devletini ve Filistinlilerin devlet olma hakkını tartışmamız gerekiyor. İkinci olarak ise Kürtlerin ulusal statüsü ve kendi geleceklerini belirleme meselesi var. Sonuçta ne istediğinize siz karar vereceksiniz. Bizim yapabileceğimiz ve size sunabileceğimiz şey, demokratik ve eşitlik temelinde bir toplumun kurulması için sizi desteklemektir. Kararı siz vermelisiniz, başkası değil. Kürt halkına baskı uygulayan hiç kimse bu kararı sizin yerinize vermemeli.”

‘ABDULLAH ÖCALAN DERHAL SERBEST BIRAKILMALI’

Schirdewan şöyle devam etti: “PKK silah bırakmaya, silahsızlanmaya ve kendini feshetmeye karar verdikten sonra, Türkiye hükümetinin bu barış sürecine aktif olarak katılmaması için artık hiçbir gerekçe kalmadığını düşünüyorum.

Bu sürecin bir parçası olarak Abdullah Öcalan’ın İmralı Cezaevi’nden derhal serbest bırakılması da gerekiyor. Bu, burada temsil ettiğim siyasi ailemin ve siyasi grubumun taleplerinden biridir.

Ancak Türkiye hükümetinden beklediğimiz şey, aynı zamanda inandırıcı bir barış sürecidir. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu sürece katılmalı; durumun istikrara kavuşması ve hak ettiğiniz hakların size tanınması için sorumluluk üstlenmelidir.”

SCHIEDER: BU FIRSATI KAÇIRMAYIN!

Avrupa Parlamentosu milletvekili, Sosyalistler ve Demokratlar İlerici İttifakı’ndan Andreas Schieder, “Abdullah Öcalan’ın yıllardır attığı büyük ve önemli adımın altını çizmek gerektiğini düşünüyorum” diyerek şunları ifade etti:

“Kendisi, hala cezaevinde ve son derece zor kişisel koşullar altında bulunmasına rağmen silahsızlanma ve barışçıl diyalog çağrısı yapıyor.

Türkiye Parlamentosu’nda da bu çağrıyı kabul etmeye yönelik bazı girişimlerin olduğunu biliyoruz. Ancak henüz sonuç alınamadı. Çünkü Türkiye’deki iktidar sahipleri de bunu gerçekleştirmeye istekli değiller.

Bu konferanstan yaptığımız çağrı da şudur: Bu fırsatı kaçırmayın!

Çünkü bu, Türkiye’de yaşayan bütün yurttaşlar için demokratikleşme fırsatıdır. Türk, Kürt ya da başka bir kimliğe sahip olmanız arasında hiçbir fark gözetilmemelidir.

Bizim temel inancımız şudur: İnsanlar adil ve eşitlikçi bir temel üzerinde bir araya geldiklerinde birlikte yaşayabilirler. Abdullah Öcalan’ın söylediği de budur.

PKK TERÖR ÖRGÜTLERİ LİSTESİNDEN ACİLEN ÇIKARILMALI

Bu nedenle bir girişim başlattık. Bu noktayı özellikle vurgulamak istiyorum: Avrupa Komisyonu’na ve Avrupa Konseyi’ne, yani AB üyesi devletlere yeniden mektup yazarak PKK’nin terör örgütleri listesinden acilen çıkarılmasını talep ediyoruz.

PKK silahlarını bırakmış olsa bile, Hamas ve diğer örgütlerle birlikte bu listede tutulması doğru değildir.

Bu adım, barışa ulaşmak için kullanılabilecek bir araçtır. Belki devlet başkanımızın da artık bunu anlamaya başlaması gerekiyor.”

ORLANDO: TÜRKİYE ORTA DOĞU’DA ROL OYNAMAK İSTİYORSA BARIŞ SÜRECİNİ İLERLETMELİ

Avrupa Parlamentosu milletvekili, Yeşiller/Avrupa Özgür İttifakı’ndan Leoluca Orlando, “Meslektaşımla birlikte Avrupa Birliği’nin PKK’yi terör örgütleri listesinden çıkarması için çaba gösterdim. Çünkü bunun, Kürt halkının farklı bir geleceğe sahip olma hakkını reddetmek anlamına geldiğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

Orlando, özellikle şu mesajları verdi: “Şimdi Türkiye hükümetine şunu söylüyorum: Türkiye hükümetinin de Orta Doğu’da önemli bir rol oynayabileceğini gösterme zamanı geldi. Ancak bunun yolu, barış sürecini ilerletmekten geçiyor.

Bir gün Türkiye’nin Avrupa Birliği üyesi olmasını umuyorum. Fakat bu hedefe ulaşmak için üye devletler açısından gerekli olduğunu düşündüğümüz kurallara ve ilkelere saygı gösterilmesi gerekiyor.”