Avusturya’nın başkenti Viyana’da yüzlerce Kürt, Hesekê Tugayı savaşçısı Şêxmûs Hiso’nun (Sîpan) kaçırılarak katledilmesi ve Kobanê Cezaevi’ndeki yangında 9 kişinin yaşamını yitirmesini protesto etmek amacıyla kitlesel yürüyüş düzenledi.
Karlsplatz Tren İstasyonu’nda bir araya gelen kitle, Sîpan ve Kobanê Cezaevi’nde şehit olanlar başta olmak üzere tüm özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulundu.
‘KÜRTLERE YÖNELİK SALDIRILARIN PARÇASI’
Yürüyüşte konuşan gazeteci ve siyasetçi Binyad Cizîrî, Sîpan’ın 10 Eylül’de Hesekê vilayetinde kaçırılarak katledildiğini belirtti. Kobanê Cezaevi’ndeki olayda 9 kişinin yaşamını yitirdiğini ve onlarca kişinin yaralandığını hatırlatan Cizîrî, sorumluların yargılanması gerektiğini söyledi.
Yaşananların münferit olmadığını, Rojava’daki Kürt halkına yönelik bir dizi saldırı ve ihlalin parçası olduğunu belirten Cizîrî, gelişmelerin bölgenin güvenliği ve istikrarı açısından ciddi kaygı yarattığını ifade etti.
Cizîrî, Şam yönetiminin Kürt halkının haklarını tanıma konusundaki tutumunu da eleştirerek, “Kobanê’deki olaylar ve Halep’ten bölgeye güçlerin gönderilmesi, Kürtlerin kendi kendini yönetme ilkesinin de reddedildiğini gösteriyor” dedi.
Kürtçe eğitim konusuna da değinen Cizîrî, “Kürtçe derslerinin haftada 3 saat ile sınırlandırılması, Kürtçeyi Suriye’de ulusal dil olarak tanıyan 13 No’lu Kararnameye aykırıdır” diye konuştu.
‘ROJAVA’YA YÖNELİK SALDIRILAR BÖLGEYİ TEHDİT EDİYOR’
Avrupa Kürt Kadın Hareketi adına konuşan Nurcan Alagöz, Rojava’daki Kürtlerin hedef alınmasının Kürt halkına yönelik bir suç olduğunu ve bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit ettiğini söyledi.
Kadın Hareketi aktivisti Stêrk Ronahî ise Kürt halkının DAİŞ’e karşı mücadelede üstlendiği role dikkat çekerek, Rojava halkının saldırı ve yıldırma politikalarına karşı direnişine destek verdi.
Konuşmalarda Kürt halkına yönelik suç ve ihlallerin durdurulması, sorumluların yargılanarak adalete teslim edilmesi çağrısı yapıldı. Ayrıca 29 Ocak’ta imzalanan anlaşma kapsamında Kürt halkının kendisini ve bölgesini yönetme ve çocuklarını anadillerinde eğitme hakkının güvence altına alınması gerektiği vurgulandı.
Eylemde uluslararası güçlere de Şam yönetimine yönelik baskı uygulama ve Suriye’de barış, istikrar ve birlikte yaşamın inşasına katkı sunma çağrısı yapıldı.
Konuşmaların ardından kitle Avusturya Parlamentosu’na yürüdü. Eylemciler, şehitleri anan ve Kürt halkına yönelik suçların sorumlularının hesap vermesini talep eden pankartlar taşıdı.