Nature dergisinde yayımlanan araştırmada bilim insanları, yoğun orman örtüsünün altında kalan arkeolojik kalıntıları tespit etmek için uçaklardan yapılan LiDAR lazer taramalarından yararlandı. Güneybatı Amazonya'da yaklaşık 4.500 kilometrekarelik alan tarandı ve daha önce bilinmeyen 396 yapı tespit edildi.
Araştırmacılar, bu bulguları bölgenin tamamına uyarladığında, antik Aquiry uygarlığının topraklarında 20 binden fazla, bazı tahminlere göre 24 bin ila 30 bin arasında geometrik toprak yapı bulunabileceğini hesapladı.
3 MİLYON KİŞİYE VARAN NÜFUS
Bugünkü Brezilya topraklarının güneybatısında yaklaşık 183 bin kilometrekarelik bir alana yayılan Aquiry uygarlığının nüfusunun MS 100-300 yılları arasında 1,25 milyon ile 3 milyon arasında olduğu tahmin ediliyor. Bu bölge, Büyük Amazonya'nın yüzde 3'ünden daha küçük olmasına rağmen, daha önce tüm Amazon havzası için tahmin edilen sayılara yakın miktarda arkeolojik yapı barındırıyor.
Söz konusu yapılar, dairesel ve çokgen şekillerdeki hendekler ile toprak setlerden oluşuyor. Araştırmacılara göre bunlar yalnızca yerleşim alanları değil, aynı zamanda siyasi, dini ve törensel merkezler olarak kullanılıyordu. Bazı merkezler arasında geniş yolların bulunduğuna dair izler de tespit edildi.
AMAZON ‘DOKUNULMAMIŞ ORMAN’ DEĞİLDİ
Bulgular, Amazon'un Avrupa sömürgeciliğinden önce büyük ölçüde insan etkisinden uzak, seyrek nüfuslu bir bölge olduğu yönündeki eski anlayışı da sorgulatıyor.
Araştırmacılara göre Aquiry toplulukları tarım yapıyor, ormanları düzenliyor ve bazı ağaç türlerinin yayılmasını etkiliyordu. Bu nedenle antik insanların Amazon'un toprak yapısı, bitki örtüsü ve biyolojik çeşitliliği üzerinde sanılandan çok daha büyük bir iz bıraktığı düşünülüyor.
Bilim insanları, benzer yoğunlukta yapıların Amazonya'nın diğer bölgelerinde de bulunması halinde, Avrupa öncesi Amazon nüfusuna ilişkin mevcut tahminlerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Aquiry uygarlığının yaklaşık MS 850-950 arasında neden gerilediği ise henüz kesin olarak bilinmiyor.