Belçika, küçük nüfusuna rağmen biyofarmasötik sektöründe Avrupa’nın en önemli merkezlerinden biri konumunda. Ülke, özellikle araştırma-geliştirme, üretim ve ilaç ihracatında güçlü bir ekosisteme sahip. Ancak sektörün son verileri, bu konumun artık garanti olmadığını gösteriyor.
Belçika’nın biyofarma sektörü, uzun yıllar boyunca Ar-Ge yatırımları, üniversiteler, hastaneler ve ilaç şirketleri arasındaki işbirliği sayesinde Avrupa’da öne çıktı. 2023 verilerine göre ülke, biyofarma Ar-Ge yatırımlarında kişi başına Avrupa lideri olurken, klinik araştırmalarda ikinci, ihracatta ise üçüncü sırada bulunuyor.
Ancak sektörün 2025 verileri alarm veriyor. Belçika’nın biyofarma sektörünü temsil eden pharma.be, istihdam, ihracat, patent başvuruları ve Ar-Ge yatırımlarında düşüş yaşandığını ve ülkenin birçok göstergede Avrupa sıralamasında gerilediğini açıkladı.
Sektörün 2024'te toplam Belçika imalat sanayisi yatırımlarındaki payı yaklaşık yüzde 9 iken, 2025'te bu oranın yüzde 8'e yaklaştığı belirtildi. Biyofarma yatırımlarındaki düşüşün yaklaşık yüzde 4 olduğu kaydedildi.
AVRUPA DA ABD VE ASYA’NIN GERİSİNDE
Belçika'daki gelişmeler, daha geniş bir Avrupa sorununa da işaret ediyor. Uzmanlara göre Avrupa, güçlü bilimsel altyapısına rağmen biyoteknoloji şirketlerini büyütme ve küresel ölçekte rekabet edebilecek şirketlere dönüştürme konusunda ABD ve Asya'nın gerisinde kalıyor.
Avrupa'daki parçalı klinik araştırma süreçleri, erken aşama finansman eksikliği ve ülkeler arasındaki yetenek hareketliliğinin sınırlı olması sektörün temel sorunları arasında gösteriliyor.
Belçika açısından ise sektörün gerilemesinin durdurulması, ülkenin biyofarmasötik alandaki uzun yıllara dayanan rekabet avantajını koruması açısından kritik görülüyor. Pharma.be, mevcut eğilimin tersine çevrilmemesi halinde sektörün yatırım, inovasyon ve istihdam alanındaki konumunun daha da zayıflayabileceği uyarısında bulunuyor.