DÊRSIM
Dêrsim Emek ve Demokrasi Platformu, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı şehitlerini Seyid Rıza Meydanı’nda andı. “Unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız” pankartının açıldığı anma, katliamda yaşamını yitirenler anısına yapılan saygı duruşuyla başladı.
Platform adına basın açıklamasını okuyan Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Dêrsim Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Sinan Ulu, katliamın emekçilerin barış ve demokrasi talebini susturmaya yönelik bir girişim olduğunu belirterek 11 yıldır adalet arayışlarının sürdüğünü söyledi.
Katliamın arkasındaki asıl sorumluların korunduğuna dikkat çeken Ulu, “Katliam göz göre göre gelmiştir. Tüm istihbarat bilgilerine rağmen önlem almayanlar, güvenlik bürokrasisindeki ihmaller, katliama giden yoldaki denetimsizlik ve sorumsuzluklar ortaya çıkarılmamıştır” dedi.
Devletin ihmaller konusundaki sorumluluğunu üstlenmediğini ifade eden Ulu, “10 Ekim’deki kusurun inkârı, yalnızca geçmişin üzerini örtmek değil; gelecekte yaşanabilecek benzer katliamlar karşısında da sorumluluk üstlenmeyeceğini ilan etmektir” diye konuştu.
Ardından söz alan 10 Ekim Katliamı davası avukatlarından Gülşah Kaya, yargılama sürecinde cihatçı çetelerin failliğinin ve kamu görevlilerinin sorumsuzluklarının ortaya çıktığını belirtti. Gerçek faillerin hâlâ cezalandırılmadığını söyleyen Gülşah Kaya, “11 yıl geçti, biz önümüzdeki süreçte de asıl sorumluların cezalandırılması için adalet mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.
MERSİN
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nda yaşamını yitirenleri Özgür Çocuk Parkı’nda düzenlediği açıklamayla andı. Çok sayıda yurttaşın katıldığı etkinlikte, “11 Ekim barış şehitlerini unutmayacağız, unutturmayacağız” yazılı pankart açıldı.
Açıklamayı kitle adına okuyan Bayram Dölen, katliamın üzerinin örtülmesine izin vermeyeceklerini belirterek, “10 Ekim Ankara katliamının üzerinin örtülmesine, Ankara’nın kirli karanlık dehlizlerine hapsedilmesine izin vermeyeceğiz” dedi.
Emek, barış ve demokrasi mücadelesinden geri adım atmayacaklarını vurgulayan Dölen, “Bedeli ne olursa olsun emek, barış ve demokrasi mücadelemizden asla ve asla geri adım atmayacağız” ifadelerini kullandı.
TARSUS
Tarsus Emek ve Demokrasi Platformu, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nda yaşamını yitiren Leyla Çiçek, Metin Peşmen ve Orhan Işıktaş’ı anmak amacıyla yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi. Platform üyeleri ve aileler, Halk Eğitim Merkezi önünden Yarenlik Alanı’ndaki Kızılay Kan Bağışı Merkezi’ne kadar yürüdü. Çok sayıda kişinin katıldığı yürüyüşte, “Üzgünüz, öfkeliyiz, yastayız ve isyandayız” yazılı pankart taşındı.
Platform adına açıklama yapan Eğitim Sen Tarsus Şube Başkanı Kamber Geçer, 10 Ekim’in yalnızca bir katliam olmadığını belirterek, “Bu katliam; bu topraklarda barışı kalıcı kılmak isteyenlere, savaşın değil müzakerenin, silahın değil diyaloğun egemen olmasını isteyenlere yönelik alçakça bir saldırıdır” dedi.
Katliamın tüm sorumlularının açığa çıkarılması ve ihmali bulunan kamu görevlilerinin yargılanması için yürüttükleri adalet mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini söyleyen Geçer, “Emeğin, barışın ve demokrasinin egemen olduğu bir Türkiye’yi mutlaka kuracağız. Yaşasın emek, barış ve demokrasi mücadelemiz” diye konuştu.
ARTVİN
10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nda yaşamını yitiren Emek Gençliği üyesi Elif Kanlıoğlu, Artvin’in Arhavi ilçesine bağlı Yemişlik Mahallesi’ndeki mezarı başında anıldı.
Anmaya Kanlıoğlu’nun ailesi ve yakınlarının yanı sıra Halkevleri, Emek Partisi (EMEP), Sol Parti ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Rize temsilciliği katıldı.
ŞIRNEX
Şirnex Emek ve Demokrasi Platformu, katliamda yaşamını yitirenleri anmak ve adalet talebini yinelemek amacıyla yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi. KESK Şubeler Platformu binası önünde bir araya gelen kitle, Cumhuriyet Meydanı’na yürüdü.
Yürüyüşte “Ne dûr ne dereng, aştî niha” ve “Suruç’a, Ankara’ya adalet” dövizleri taşındı. “Barış hemen şimdi”, “10 Ekim’i unutma, unutturma” ve “10 Ekim için adalet” sloganları atılırken, “10 Ekim’e adalet gelmeden barış olmaz” pankartı açıldı.
Saygı duruşuyla başlayan anmada konuşan Eğitim Sen Şirnex Şube Eşbaşkanı Adnan Şenbayram, 10 Ekim Katliamı’nın barış talebini hedef aldığını belirterek, “Bu katliam; bu topraklarda barışı kalıcı kılmak isteyenlere, savaşın değil müzakerenin, silahın değil diyaloğun egemen olmasını isteyenlere yönelik alçakça bir saldırıdır” dedi.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne de değinen Şenbayram, kalıcı barışın yalnızca silahların susmasıyla sağlanamayacağını; sosyal adalet, eşit yurttaşlık ve demokratik siyaset temelinde kurulabileceğini ifade etti.
Anmada ortak basın açıklamasını SES Şirnex Şube Eşbaşkanı Samet Kaya okudu. DEM Parti Şirnex Milletvekili Mehmet Zeki İrmez de Ankara’da düzenlenmek istenen barış mitinginin farklı halkları, inançları ve toplumsal kesimleri bir araya getirdiğini belirtti.
İrmez, “Biz de orada, o meydanda ant içtik; demokratik barış sürecini başarıya ulaştıracağız, canlarını feda eden o insanların hayallerini ve binlerce kişinin amaç ile hedeflerini mutlaka gerçekleştireceğiz” diye konuştu.
Anma, sloganlarla sona erdi.
RİZE
10 Ekim 2015’te Ankara Garı’nda düzenlenen katliamda yaşamını yitiren Osman Turan Bozacı, Rize’nin Pazar ilçesinde anıldı.
Anma programı, Cumhuriyet Caddesi’nden Atatürk Meydanı’na yapılan yürüyüşle başladı. Yürüyüşte “Katil IŞİD, işbirlikçi AKP” sloganları atıldı. Katliamda yaşamını yitirenler anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşunun ardından Bozacı, Şentepe köyündeki mezarı başında anıldı.
İSTANBUL
DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve 10 Ekim Barış Derneği, İstanbul’un Kadıköy ilçesinde anma yürüyüşü düzenledi. Boğa heykelinden Kadıköy İskelesi’ne yapılan yürüyüşte “10 Ekim’i unutma, unutturma”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” ve “Amed, Suruç, Ankara hesap sormaya” sloganları atıldı.
Yürüyüşte katliamda yaşamını yitirenlerin fotoğraflarının bulunduğu, “Unutmadık, affetmeyeceğiz” ve “Vazgeçmiyoruz” yazılı pankartlar taşındı. Anma programında basın açıklamasını DİSK İstanbul Bölge Temsilcisi Asalettin Arslanoğlu okudu.
Katliamın üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen adaletin sağlanmadığını belirten Arslanoğlu, gerçek sorumluların yargılanmadığını söyledi. 10 Ekim davasında adaletin sağlanmadığını ifade eden Arslanoğlu, katliamın ardından devletin idari, siyasi ve hukuki süreçlerde kendi kusur ve sorumluluğunu reddeden bir tutum izlediğini belirtti.
Arslanoğlu, bu tutumun yalnızca geçmişte yaşanan katliamın sorumluluğundan kaçmak anlamına gelmediğini, gelecekte yaşanabilecek benzer olaylar açısından da ciddi sonuçlar doğurduğunu ifade etti.