GÖRÜNTÜLÜ

Amed’de binlerce kişi yürüdü: Önder Apo’nun statüsü belirlenmeli

Uluslararası komplonun 28’inci yılı dolayısıyla Amed’de düzenlenen yürüyüşe binlerce kişi katıldı. Açıklamalarda, Önder Apo’nun statüsünün netleştirilmesi, fiziki özgürlüğünün sağlanması ve kalıcı barış için somut adımlar atılması çağrısı yapıldı.

Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 9 Ekim 1998’de Suriye’den çıkarılmasıyla başlayan uluslararası komplonun 28’inci yılı dolayısıyla “Statü, barış, özgürlük” şiarıyla yürüyüş düzenlendi.

Rezan (Bağlar) ilçesindeki NCty AVM önünde bir araya gelen siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile binlerce kişi, Yenişehir ilçesindeki Ofis Semti’nde bulunan AZC Plaza’ya kadar yürüdü.

Yürüyüşte “Komploya karşı şimdi kadın zamanı” ve “Bi şîara ji bo statu, aştî û azadiyê meşa ji birêz Ocalan re azadî” pankartları taşındı. Gençler ise üzerinde Önder Apo’nun fotoğrafının bulunduğu “Bi rihê rêhevaltiya komunalîst em ê tarîtiya li ser ronahiya xwe rakin” pankartını açtı. Önder Apo’nun fotoğraflarının taşındığı yürüyüşte, “Bijî Serok Apo”, “Bê Serok jiyan nabe”, “Ciwan fedaye Reber Apo ye” ve “Statü, aşitî, ji bo Serok azadî” sloganları atıldı.

‘BARIŞ SOMUT ADIMI GEREKTİRİR’

Alkış, zılgıt ve sloganlarla Koşuyolu Parkı’na ulaşan kitle, burada açıklama yaptı. İlk olarak konuşan Med Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED) Eşbaşkanı Pınar Sakık Tekin, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin yalnızca söylemlerle ilerleyemeyeceğini belirterek somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı.

Pınar Sakık Tekin, “Barış iradeyi gerektirir, somut adımı gerektirir. Eğer gerçekten bu ülkede onurlu ve kalıcı bir barış düşünülüyorsa bir an önce somut adımlar atılmalıdır” dedi.

Somut adımların Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünü sağlaması, hasta tutsaklar başta olmak üzere tüm siyasi tutsakların özgürlüklerine kavuşması ve sürgünlerin sona ermesi gerektiğini ifade eden Pınar Sakık Tekin, silah bırakanların demokratik yaşama katılımının önünün açılmasını istedi.

Kadınların savaşın yükünü en ağır biçimde taşıyan kesimlerden biri olduğuna dikkat çeken Pınar Sakık Tekin, kadınların barış sürecinin öznesi olması gerektiğini söyledi. Pınar Sakık Tekin, kadınların yanı sıra gençlerin, emekçilerin, sivil toplum örgütlerinin, siyasi partilerin, hukukçuların ve aydınların da sürece dahil olması çağrısında bulundu.

Pınar Sakık Tekin, “Artık bizler bu topraklarda acıyı, kaybı değil; barışı konuşmak istiyoruz. 28’inci yıl dönümünde annelerin hasretiyle, kadınların kararıyla, gençlerin selamıyla ille de barış diyoruz” ifadelerini kullandı.

‘SÜREÇ, ÖCALAN’IN ISRARININ SONUCUDUR’

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Amed Milletvekili Serhat Eren de uluslararası komployu kınayarak, komplonun Kürt ve Türk halkları arasında çatışmayı derinleştirmeyi hedeflediğini söyledi.

Önder Apo’nun 28 yıldır demokratik siyaset, özgürlük, barış, demokrasi ve eşit yurttaşlık çağrısında bulunduğunu belirten Eren, Kürt halkının da inkâr ve asimilasyon politikalarına karşı mücadele ettiğini ifade etti.

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin Önder Apo’nun İmralı’da sürdürdüğü barış ve adalet ısrarının sonucu olduğunu kaydeden Eren, silahlı mücadelenin sonlandırılmasına yönelik çağrının ardından kalıcı barış için gerekli adımların atılması gerektiğini söyledi.

Meclis bünyesinde kurulan komisyonun önemine işaret eden Eren, buna karşın sürecin gerektirdiği somut adımların henüz atılmadığını ve gündeme gelen yasal düzenlemenin yürürlüğe girmediğini belirtti.

‘ÖCALAN’IN STATÜSÜ NETLEŞMELİ’

Önder Apo’nun statüsünün netleştirilmesinin kalıcı barışın temel koşullarından biri olduğunu vurgulayan Eren, Önder Apo’nun hükümlülük statüsünün sona ermesi ve özgürlüğünün sağlanması gerektiğini ifade etti.

Eren, yapılacak yasal düzenlemelerin hapishanelerdeki tutsaklardan Avrupa’daki Kürtlere ve gerilla alanlarında bulunanlara kadar farklı kesimlerin demokratik siyasal yaşama katılımını güvence altına alması gerektiğini belirtti. Mevcut düzenlemenin eksik olduğunu kaydeden Eren, bazı kesimlerin kapsam dışında bırakılmasının önemli bir sorun oluşturduğunu ve demokratik siyasete katılım olanaklarının yaratılması gerektiğini söyledi.

‘UMUT HAKKI HAYATA GEÇİRİLMELİ’

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 2014’te verdiği umut hakkına ilişkin kararı hatırlatan Eren, bu hakkın hayata geçirilmesi ve Önder Apo’nun özgürlüğünün sağlanması çağrısında bulundu.

Özgürlük konusunda devletin sorumluluğu bulunduğunu belirten Eren, yasal düzenlemelerin bir an önce yürürlüğe girmesi gerektiğini söyledi.

Eren, barıştan başka bir seçenek olmadığını ve kalıcı çözüm için ortak bir mücadele hattının oluşturulması gerektiğini vurguladı.

Açıklama, atılan sloganlarla sona erdi.