Amed Emek ve Demokrasi Platformu, devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne ilişkin Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Amed 1 No'lu Şubesi'nde basın toplantısı düzenledi. Toplantıda "Dağlar, insanlar ve hatta ölüm bile yorulduysa şimdi en güzel şiir barıştır" pankartı açıldı.
Platformun açıklama metnini Eğitim Sen Amed 1 No'lu Şube Eşbaşkanı Saliha Zorlu okudu. Saliha Zorlu, yaklaşık bir asırlık inkâr ve çatışma sürecinin hukuki zeminde tartışılmasına olanak sağlayan düzenlemenin eksikliklerine rağmen halklar ve emekçiler açısından umut yarattığını söyledi.
Kürt meselesinin çözümüne ilişkin ilk kez yasal bir düzenleme yapılmasının Türkiye'nin yakın siyasal tarihi açısından önemli olduğunu belirten Saliha Zorlu, değişen dünya ve Ortadoğu koşullarının kalıcı barışı zorunlu hale getirdiğini ifade etti.
Saliha Zorlu, "Kısmen konjonktürün dayatması, kısmen toplumsal ihtiyaçlar göz önüne alınarak girilen bu süreç her halükârda kıymetlidir. Tüm emek örgütleri ve sivil toplum alanları olarak bu sürece destek verilmesi, güçlendirilmesi ve olumlu sonuçlanması için mücadele edilmesi gereken bir süreçtir" dedi.
‘HUKUK SORUNLARINA GÜVENCE SUNMUYOR’
Çatışmalı yıllarda yaşamını yitirenler, yakınlarını kaybeden aileler, yerinden edilenler ve yaşamlarının önemli bölümünü hapishanede veya sürgünde geçirmek zorunda kalan milyonlar bulunduğunu belirten Saliha Zorlu, silahların susmasının önemine dikkat çekti.
Çatışmasızlığın yasal bir zemine oturtulmasının da önemli olduğunu ifade eden Saliha Zorlu, mevcut düzenlemenin Kürt halkının temel haklarının tanınması, anayasal statüye kavuşması ve Türkiye'nin demokratikleşmesini sağlayacak kapsamlı bir yasa olmaktan uzak olduğunu söyledi.
Düzenlemenin yerel demokrasi, anadil hakkı, düşünce ve ifade özgürlüğü ile örgütlenme özgürlüğü gibi temel alanlarda kapsamlı hükümler içermediğini belirten Saliha Zorlu, "Bir ilk adım yasası olarak bu yasa mevcut haliyle Kürt sorununun tarihsel, siyasal, toplumsal ve kültürel nedenlerine ilişkin bütünlüklü bir yaklaşım ortaya koymamaktadır. Türkiye'nin bugün yaşadığı ağır demokrasi ve hukuk sorunlarının çözümüne ilişkin bir güvence sunmamaktadır" ifadelerini kullandı.
‘GEREKLİ DEMOKRATİK ADIMLAR HEMEN ATILMALI’
Siyasetçiler, gazeteciler, sendikacılar, öğrenciler ve hak savunucuları üzerindeki yargı baskısının devam ettiğini belirten Saliha Zorlu, KHK'lerle görevlerinden uzaklaştırılan kamu emekçilerinin sorunlarının da çözülmediğini söyledi.
Çatışmasızlık ortamının kalıcı ve kapsayıcı bir barışa dönüşmesi için demokratikleşme adımlarının gecikmeden atılması gerektiğini vurgulayan Saliha Zorlu, savaş ve güvenlik politikalarına ayrılan kamu kaynaklarının eğitim, sağlık, sosyal güvenlik ve istihdam gibi alanlara aktarılması gerektiğini belirtti.
Saliha Zorlu, bu kaynakların sermayenin ihtiyaçları yerine toplumun ve emekçilerin ihtiyaçları doğrultusunda kullanılmasını sağlayacak gücün örgütlü emek mücadelesi olduğunu ifade etti.
‘BARIŞ MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ’
Amed Emek ve Demokrasi Platformu olarak kalıcı ve toplumsal barışın tesisine ilişkin önerilerini Meclis'te oluşturulan komisyonlara ilettiklerini belirten Saliha Zorlu, demokratikleşme için atılması gereken adımları sıraladı.
Saliha Zorlu; kayyum rejiminin sona erdirilmesi, AYM ve AİHM kararlarının eksiksiz uygulanması, düşünce, ifade, basın, toplantı, gösteri ve örgütlenme özgürlüklerinin güvence altına alınması çağrısında bulundu.
KESK'e bağlı sendikalarda emek, barış ve demokrasi mücadelesi yürüttükleri için ihraç edilen kamu emekçilerinin görevlerine iade edilmesi gerektiğini belirten Saliha Zorlu, barış imzacısı akademisyenlerin mağduriyetlerinin giderilmesi, demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması, eşit yurttaşlık ve yerel demokrasinin güçlendirilmesi, kadınların eşit ve özgür yaşamının güvence altına alınması ve sendikal hakların uluslararası normlara uygun hale getirilmesi gerektiğini söyledi.
Saliha Zorlu, "Bunlar olmadan emekçiler barışın gerçek kazanımlarını gündelik yaşamlarında hissedemeyeceklerdir. Bunu sağlayacak esas güç ise emekçiler, halklar, kadınlar ve ortak mücadelemizdir. Emek, demokrasi ve barış mücadelemizi birlikte ve kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi.