Beşikçi: Paket Kürtler ve Asurilerin beklentilerini karşılamıyor
Beşikçi: Paket Kürtler ve Asurilerin beklentilerini karşılamıyor
Beşikçi: Paket Kürtler ve Asurilerin beklentilerini karşılamıyor
İsveç Kürt Vakfı’nın davetlisi olarak Stockholm’de bulunan Sosylolog-Yazar İsmail Beşikçi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı “Demokrasi Paket”’nin Kürt ve Asurilerin beklentilerine karşılık vermediğini belirtti. “Savaş değil ovaya inerek politika yapsınlar diyen Erdoğan’a “KCK davasından cezaevlerinde binlerce tutuklu var. Nasıl siyaset yapacaklar?” sorusunu soran Beşikçi “Ama sen hala seçilmiş belediye başkanları ve milletvekillerini bile içerde tutuyorsun. Sonra da savaş olmasın siyaset olsun diyorsun. Siyaset yapmanın önünü açmıyorsun” diyerek tepki gösterdi.
Asuri Kültür Merkezi’nde yapılan bir toplantıda Beşikçi, konuşmalarını daha çok İttihat ve Terakki Partisi’nin 1. Dünya Savaşı yıllarındaki Pan Türkçü politikası, soykırım ve Kürt sorunu üzerinde yoğunlaştırdı. 19. yüzyılın başlarında Avrupa’da Osmanlı İmparatorluğu için “Hasta adam” kavramının yoğun bir şeklide kullanıldığını ve bu hasta adamın 19 yüzyılın başlarında çok büyük bir soykırım gerçekleştirdiğini söyledi.
Hasta adamın yaptığı yoğun soykırımının adamın hiç de hasta olmadığını gösterdiğni ve hiç bir hastanın böylesi kapsamlı bir soykırım yapamayacağını belirten Beşikçi, 1915 yılında 1,5 milyon civarında Ermeni, Asuri-Süryani, Rum ve Ezidi Kürdünün katledildiği söyledi.
İttihat ve Terakki’nin devlet ve toplum projesinin çok önemli olduğunun ve titizlikle incelenmesi gerektiğininin altını çizdikten sonra, projenin esasını şu cümlelerle özetledi: “İttihat ve Terakki Osmanlı İmparatorluğu’nu Türk esası üzerinde örgütlemek gibi bir anlayışa sahipti. Bunun yanı sıra Osmanlı ekonomisini millileştirme amacı vardı. Adriyatik Denizi’nden Orta Asya içlerine kadar bir imparatorluk olacak ve bu imparatorlukta sadece Türkler yaşayacaktı.”
GAYRI-MÜSLÜMLERE SOYKIRIM, KÜRTLER VE ALEVİLERE ASİMİLASYON UYGULANDI
Projenin pek çok engelle karşılaştığını, Rumlar, Ermeniler, Asuri-Süryaniler ve Ezidi Kürtlerin bu projenin yaşama geçmesi önünde engel olarak gören İttihat ve Terakki’nin Rumları sürgün, diğerlerini de soykırım yaparak ortadan kaldırma, Müslüman olan ancak Türk olmayan Kürtleri Türklüğe, Alevileri de sunniliğe asimile etmeyi kararlaştırdığını söyledi.
Türk burjuvazisinin sermeyesinin temelinde topraklarından sürülen Ermeni ve Rumların fabrika ve mallarının bulunduğunu, bazı Kürt toprak ağalarının zenginliklerinin kaynaklarının da Ermeni ve Asurilere ait araziler olduğunu ifade eden Beşikçi, bunun gerçekleştirilebilmesi için gayrı-Müslüm halklara yönelik 1915 yılında 3-4 ay içinde çok şiddetli bir soykırım gerçekleştirdiğini dile getirdi.
Soykırımından sonra Kürdistan’ın bölündüğünü ve parçalandığını, Kürtlerin devlet kurma haklarının gaspedildiğini belirten Beşikçi, aynı sorunun Ermeniler açısından da geçerli olduğunu söyledi. Ermenistan’ın Rus Ermenistan’ı ve Osmanlı Ermenistan’ı olarak iki parçaya bölünürken, Kürdistan’ın da dört parçaya ayrıldığını söyledi.
Bir ulusun bölünme ve parçalanmasının bir insanın iskeletinin parçalanması, beyninin dağılması gibi bir etki yarattığını, bu durumun hem ulus hem o ulusun bireylerinde çok yoğun bir sarsıntı yarattığını söyleyen Beşikçi, Kürdistan’ın parçalarının bir biriyle bağlantılarının kesildiğini ve değişik parçalardaki Kürtlerin birbirlerine karşı yabancılaşmaya başladıklarınıa dikkat çekti.
KÜRTLER BUGÜN BİR CEHENNEMİN İÇİNDE MÜCADELE EDİYOR
Filistin sorunu ile Kürt sorunu arasında kıyaslamalar yapan Beşikçi, “Filistinlilerin tek bir düşmanı var. Sadece İsrail. Bütün Arap ve Müslüman ülkeler İsrail’in hasmıdır. Ama Kürtler ve Ermeniler açısından durum farklıdır. Kürtler bugün bir cehennemin içinde mücadele ediyor. Etrafları düşmanlarla çevrili, Hepsi Kürtleri boğmaya, parçalamaya ve yok etmeye çalışıyor” dedi.
Ermenilerin de benzer bir durumda bulunduklarını belirttikten sonra “Eğer 1918 yılında Bolşevikler olmasaydı İttihat ve Terakki çok rahat bir şekilde Doğu Ermenistan’ı tepeleyebilir ve tarihten silebilirdi. Tıpkı Batı Ermenistan gibi. Bolşevik olmaları Doğu Ermenistan’ı kurtardı” şeklinde konuştu.
Kürtlerin böyle bir şansları olmadıklarını ve büyük bir yıkıma uğradıklarını söyleyen Beşikçi, Ermeniler, Rumlar, Asurilerin Orta Doğu’nun yerli ve kadim halkları olduklarını, binlerce yıldır o topraklarda yaşadıklarını ancak bu halklar ve ülkelerinin Orta Asya’dan gelen Türkler tarafından imha edildiğini ifade etti.
Kürdistan’ın 3 kez bölündüğünü belirterek “Bir ulus bu kadar parçalanabilyorsa o ulusun bir zaafı var. Bu zaaftan yaralanan hasım güçler Kürtleri, bölüyor, parçalıyor ve kendi çıkarları için kullanmaya çalışıyor” dedi. Bunun Ermeni ve Asuriler açısından da geçerli olduğunu belirterek “Bu halklar öncelikle kendilerine dönüp bakmak, kendi toplum yapılarını gözden geçirmeli ve zaaflarının bilincine varmalı ve bu zaaflardan arınmanın yolları üzerinde durmalıdır” şeklinde konuştu.
SAVAŞ OLMASIN DİYORSUN, SİYASET YAPMANIN ÖNÜNÜ AÇMIYORSUN!
Beşikçi, Erdoğan’ın açıkladığı “Demokrasi Paketi”ni nasıl değerlendirdiği sorumuzu, açıklanan paketin beklentileri karşılamadığını belirttikten sonra şu cümlelerle değerlendirdi: “Bir soykırım ve Sürgün yaşandı. Son 30 yıllık savaş sırasında Asuriler Midyat’tan göç etmek zorunda kaldılar. Onların mallarına bile korucular el koydu. Devlet korucuları gerillayla savaşmaya teşvik etmek için bu mal ve toprakları koruculara verdi. Bir gasp vardır. Asuri-Süryanilerin kayıpları vardır. Gerilla ailelerinin ve Kürtlerin de bu tür sorunları var” şeklinde konuştu.
Erdoğan’ın paketi açıklarken 2,5 milyarlık malı sahiplerine iade ettiğini söylediğini, gerçeğin öyle olmadığını ve gasedilen malların sadece % 12’sinin sahiplerine iade edildiğini söyledi.
Erdoğan’ın açıkladığı paketin bir demokrasi paketi olmadığını ve talepleri karşılamadığını belirtikten sonra “Ana dilde eğitim çok önemli. Kürtlerin ve Asurilerin böyle bir talebi var. Bu talep karşılanmış değildir. Özel eğitim kurumları olacak. Orada eğitim yapabileceksin. Para ödeyerek çocuğuna ana dili eğitimi vereceksin. Türk çocukları için böyle mi yapıyor sunuz? Devlet onlara Türkçe eğitim veriyor. O zaman devletin Kürt, Asuri ve Ermenilere de devlet okullarında parasız eğitim hakkını vermesi gerekir” dedi.
Erdoğan’ın sık sık artık savaş olmasın siyaset yapılsın dediğine dikkat çeken Beşikçi “KCK davasından cezaevlerinde binlerce tutuklu var. Nasıl siyaset yapacaklar? Sen bu insanları bırakırsan siyaset yapabilirler. Ama sen hala seçilmiş belediye başkanları ve milletvekillerini bile içerde tutuyorsun. Sonra da savaş olmasın siyaset olsun diyorsun. Siyaset yapmanın önünü açmıyorsun. Benim kanımca bu paket beklentileri karşılayan bir paket değil” şeklinde konuştu.