HASTA TUTSAK MEHMET SAİT YILDIRIM
Kürdistan ve Türkiye cezaevlerinde tutsaklara yönelik hak ihlalleri sürüyor. Son olarak Elazığ'da tutsaklar maruz kaldıkları işkence ve hak ihlalleri nedeniyle açlık grevine başlarken, yüzlerce tutsağın tahliyesi İGK kararları gerekçe gösterilerek erteleniyor. Yaşanan bu ihlallerin sürecin ruhuna uygun olmadığını belirten 30 yıllık tutsak Mehmet Sait Yıldırım'ın kardeşi Selim Yıldırım, "Bu hukuksuzlukla güven ortamı oluşturamazlar" dedi.
İzmir Kırıklar 1 No’lu F Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki tutulan 30 yıllık hasta mahpus Mehmet Sait Yıldırım’ın (73) kronik kalp hastası. Geçtiğimiz Şubat ayında cezasını bitiren Mehmet Sait Yıldırım'ın tahliyesi İdari ve Gözlem Kurulu tarafından 9 ay ertelendi. Kurul, 27 Şubat'ta tahliye olması gereken Yıldırım’ın tahliyesini “iyi halli” olmadı, "ailesiyle örgütsel dilde konuştuğu" ve “pişmanlık duymadığı” gerekçesiyle 27 Aralık 2025 tarihine erteledi. Kardeşi gibi yüzlerce tutsağın bu hukuksuz uygulama ile karşı karşıya olduğunu belirten Selim Yıldırım, Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin (DGM) dahi hukuki anlamda bu derece düşmediğine dikkat çekti. Selim Yıldırım, cezaevlerinde uygulanan politikaları; "Düşman hukuku azalmadan sürüyor" sözleri ile yorumladı.
'DÜŞMAN HUKUKU UYGULANIYOR'
Selim Yıldırım, “Kürt halkına karşı bir zulüm uygulanıyor. Cezası biten tutsaklar serbest bırakılmıyor. Bu durumu sadece düşman hukuku ile açıklayabiliriz. Bu hukuksuzluk yeni değil; Cumhuriyet’in kuruluşundan beri devam ediyor” dedi.
Yıldırım, çözüm süreciyle ilgili olarak da devletin üzerine düşeni yapmadığını vurguladı: “Sayın Öcalan'ın çağrısıyla bir süreç başlatıldı. Bu süreçte barış çağrısını yapan hep Kürt halkı oldu. Ancak Türk halkı ya da devlet, sürecin ruhuna uygun davranmadı. Cezaevlerinde hasta tutsaklar serbest bırakılmıyor, işkence devam ediyor, infazlar keyfi gerekçelerle erteleniyor.”
'HASTA OLMASINA RAĞMEN TEK TUTULUYOR'
Kendi geçmişine de değinen Yıldırım, “Ben bile DGM’de yargılandım ama o dönemde bu kadar hukuk dışı uygulamalar yoktu. Bugün olanlar o yılların bile gerisinde. Kardeşim 2015 yılında İmralı’ya götürüldü. Kalp hastasıydı ve anjiyo olmuştu. Hastalığı bahane edilerek 9 gün tutulduktan sonra başka bir cezaevine gönderildi. Sayın Öcalan da bu durumu gündeme getirmişti. Mehmet Sait 9 yıldır bırakılmıyor, tek kişilik hücrede tutuluyor. Fenalaşsa müdahale edecek kimse yok. Anayasa Mahkemesi kararına rağmen arkadaşlarının yanına alınmıyor.”
Yıldırım, kardeşinin cezası Şubat ayında bitmesine rağmen infazının yine ertelendiğini belirtti: “Gerekçe olarak ‘tek kişilik koğuşta örgütsel tutum sergiliyor, ailesiyle örgütsel dilde konuşuyor’ denildi. Böyle yüzlerce tutsak var. Bu kararlar sürecin ruhuna aykırı.”
'SÖYLEM DEĞİL, PRATİK İSTİYORUZ'
Son olarak iktidara çağrıda bulunan Yıldırım, “Biz barıştan yanayız, elimiz yüreğimizde bekliyoruz. Devlet bu hukuksuzlukla nasıl bir süreç yürütecek? 30 yıl içeride kalmış insana 'pişman mısın?' diyorlar. iGK, adeta tek başına bir mahkeme haline gelmiş durumda. Zulümle değil, hukukla hareket edilmesini istiyoruz. İktidar sürecin ruhuna uygun adımlar atmalı. Bu söylemler uygulamaya geçmeli. Öncelikle işkenceler ve ihlaller sona ermeli” ifadelerini kullandı.