Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında Meclis Adalet Komisyonu’nda görüşülen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” kanun teklifinin maddelerine ilişkin siyasi partilerin değerlendirmeleri sürüyor. Teklifin 4’üncü ve 7’nci maddeleri üzerine söz alan DEM Parti Riha Milletvekili Dilan Kunt Ayan, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren DEM Parti İmralı Heyeti Üyesi Sırrı Süreyya Önder’i andı.
Konuşmasına “Eşitlik ve özgürlük yolunda kendisini adayanların hatırasını saygıyla anarak başlamak istiyorum” sözleriyle başlayan Dilan Kunt Ayan, Önder’in Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne sunduğu katkılara dikkat çekerek teşekkür etti.
Kürt ve Türk halkları arasında bin yıllık kardeşlik ve kader birliği bulunduğunu belirten Dilan Kunt Ayan, son yüz yıldaki yanlış politikaların, ayrımcılıkların, katliamların ve sürgünlerin bu bağı zedelediğini ancak koparamadığını söyledi. Kürt sorununun bir demokrasi sorunu olduğunu ifade eden Ayan, inkâr ve güvenlikçi politikaların Türkiye halklarına acı ve kayıplar getirdiğini belirtti.
Silahların sustuğu ve çatışmaların sona erdiği tarihi bir eşikte olunduğunu kaydeden Dilan Kunt Ayan, güvenlikçi politikaların yerini hukuk ve siyasetin alması gerektiğini söyledi. Görüşülen yasanın başlangıç niteliğinde olduğunu belirten Ayan, buradan yeni demokratikleşme adımlarının doğacağını ifade etti.
‘YASA BİR GEÇİŞ HUKUKU ÇERÇEVESİDİR’
Önder Apo'nun “kök yasa” nitelendirmesine atıfta bulunan Dilan Kunt Ayan, teklifin teknik düzenlemelerin ötesinde bir anlam taşıdığını belirtti. Teklifin Kürt meselesinin siyaset ve hukuk yoluyla çözülmesini hedefleyen bir iradenin ifadesi olduğunu söyleyen Dilan Kunt Ayan, düzenlemeyi “çatışma döneminden demokratik siyaset zeminine geçişi düzenleyen bir geçiş hukuku çerçevesi” olarak tanımladı.
Dilan Kunt Ayan, yasanın barış, eşitlik, özgürlük ve demokrasi beklentisi taşıyan toplum kesimleri açısından önemli olduğunu belirterek, sürecin tüm taraflarının karşılıklı hassasiyet, saygı ve diyalog temelinde hareket etmesi gerektiğini söyledi.
‘KURUCU ÖZNELİĞİMİZ VAZGEÇİLMEZDİR’
Kanun kapsamında oluşturulacak uygulama ve koordinasyon mekanizmalarının demokratik meşruiyetinin toplumsal kapsayıcılıkla güvence altına alınması gerektiğini ifade eden Dilan Kunt Ayan, kadınların sürece eşit ve tam katılımının önemine dikkat çekti.
Kadınların çatışmalardan en fazla etkilenen kesimlerden biri olmasının yanı sıra barışın ve toplumsal uzlaşının inşasında asli özne olduğunu belirten Dilan Kunt Ayan, kadınların karar alma mekanizmalarına etkin katılımının yalnızca temsil meselesi olmadığını, sürecin kalıcılığı ve toplumsallaşması açısından da temel koşul olduğunu söyledi.
KADINLARA ÖZGÜ ALT KOMİSYON ÖNERİSİ
Teklifin 7’nci maddesinin 1’inci fıkrasına “Alt komisyonların oluşturulmasında kadın temsiliyeti gözetilir” cümlesinin eklenmesini öneren Dilan Kunt Ayan, ayrıca kadınların ihtiyaç, deneyim ve taleplerinin bundan sonraki yasal düzenlemelere yansıtılması amacıyla kadınlara özgü bir alt komisyon kurulmasını istedi.
Söz konusu komisyonun, yasanın uygulanmaya başlamasının ardından ortaya çıkabilecek risk ve sorunların çözümünde sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Dilan Kunt Ayan, 4’üncü maddeye ilişkin de düzenlemenin gerekçesinde yer alan bazı hususların madde metninde açık biçimde düzenlenmemesinin uygulamada muğlaklığa yol açabileceği uyarısında bulundu.
‘MADDENİN GÜÇLENDİRİLMESİ GEREKİYOR’
Dilan Kunt Ayan, özellikle istinaf veya temyiz aşamasındaki dosyalarda beraat kararlarının teknik bir bozma yoluyla kaldırılması ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi halinde kanunun amacına aykırı sonuçların ortaya çıkabileceğini belirtti.
Bu nedenle 4’üncü maddenin güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Dilan Kunt Ayan, kanunilik ilkesi ve uygulama birliğinin sağlanması amacıyla iki alternatif değişiklik önerisi sundu.
Dilan Kunt Ayan, 4’üncü maddenin 2’nci fıkrasının yeniden düzenlenmesini veya devam eden soruşturma ve kovuşturmalarda sanık lehine olan hukuki durumun esas alınmasını sağlayacak yeni bir fıkranın eklenmesini önerdi.
Konuşmasının sonunda barış, eşitlik ve demokratik toplum yolunda atılacak adımların halkların ortak iradesiyle anlam kazanacağını belirten Dilan Kunt Ayan, eksikliklerin giderilmesi ve hukukun adaletle buluşturulmasının ortak sorumluluk olduğunu söyledi.