Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde AKP iktidarının Meclis’e getirdiği yasa tasarısının etkileri devam ediyor. Yasanın içeriği toplumun her alanında tartışılıyor. Kamuoyu yasanın yürürlüğe girmesinden sonraki süreci merakla bekliyor.
Önder Apo’nun başlattığı Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde Türkiye ilk kez yasal bir düzenleme ile bir adım atmaya hazırlanıyor. Meclis’e gelen yasa, her yönüyle kamuoyunda ilgiyle karşılandı, tartışılıyor.
KCK operasyonları sırasında tutuklanan, uzun süre tutuklu kalan ve uzun yıllardır sürgünde olan Kürt siyasetçi, yazar Aziz Tunç, yasaya dair ajansımıza değerlendirmelerde bulundu.
‘BU DÖNEME MÜZAKERELER SONUCU GELİNMİŞTİR’
Tarihî bir süreçten geçildiğini belirten Aziz Tunç, sözlerine şöyle devam etti: “Hep belirtildiği gibi tarihî bir sürecin önemli bir aşaması olarak bu yasa Meclis’e gelmiş bulunmaktadır. Bu süreçte Kürt özgürlük mücadelesi, silahlı mücadele yöntemi yerine demokratik yöntemlerle hak mücadelesini sürdürmeye karar verdi.
Bu karar çatışmalı, kan ve acı yüklü sürecin bitmesini sağlamıştır. Sürecin bu aşamasında çerçeve yasanın Meclis’e gelmiş olması da Kürtlerin varlığının ve taleplerinin hukuksal-siyasal zemine taşınması anlamına gelmektedir. Bilindiği gibi bu noktaya kolay gelinmedi. Yaklaşık iki yıldır devam eden tartışmalar, müzakereler sonucunda bu yasa ortaya çıkmıştır.”
‘EZİLENLER İÇİN YENİ BİR MÜCADELE DÖNEMİ BAŞLAMAKTADIR’
Yasanın sihirli bir yasa olmadığını vurgulayan Aziz Tunç, bu yasa ile birlikte ezilenlerin mücadelesinde yeni bir dönemin başladığını belirterek şöyle devam etti: “Elbette bu yasa her şeyi çözen sihirli bir yasa değildir. Tam tersine bu yasada demokratik hak ve özgürlüklere dair hiçbir talebin yer almadığı açıktır. Hâlbuki demokratikleşme hem sürecin gereği olarak Kürt sorununun adil çözümü açısından hem de bütün toplumsal kesimlerin hak ve özgürlük talepleri açısından acil ve zorunludur.
Fakat her sorunun bir yasayla çözülmesini beklemek de ülkenin sosyal, siyasal gerçeklerine uygun değildir. O nedenledir ki Sayın Öcalan da bu yolun uzun ve meşakkatli olduğunu, bu yasanın bin kilometrelik yolun ilk adımı olduğunu belirtmektedir. Zaten sürecin bu noktaya gelmesinde Sayın Öcalan’ın çok belirleyici bir rolü olmuştur. Bunun özellikle tespit edilmesi gerekir. O nedenle bu yasayla bütün ezilenler açısından yeni bir mücadele dönemi başlamaktadır.”
‘YASANIN NASIL UYGULANACAĞINA DAİR AÇIKLANMAYA MUHTAÇ NOKTALAR VAR’
Sürgünde sadece siyaset yaptığı için bulunan binlerce insanın olduğunu dile getiren Aziz Tunç, sözlerine şöyle devam etti: “Sadece siyaset yaptığı için sürgünde yaşamak zorunda kalan binlerce insan geri dönüş heyecanını yaşamaktadır. Bu yasanın böyle bir imkân sunacağı kabul edilmektedir. Son dönem sürgünler, genellikle yaşamın belli bir noktasına gelmiş insanlardı. Bu durum bu insanların geldikleri ortama intibak etmelerini zorlaştıran bir rol oynamıştır. Dolayısıyla özellikle son dönem sürgünlerin dönüş istek ve niyetleri daha güçlüdür. Ancak mevcut yasa her ne kadar dönüş imkânı sağlaması bekleniyorsa da yasada bulunan muğlaklıklar ve daha çok pratikte nasıl uygulanacağı konusunda açıklanmaya muhtaç noktalar bulunmaktadır.”