DEM Parti raporu: Karadeniz hapishanelerinde hak ihlalleri yapısal hale geldi

DEM Parti milletvekillerinin Karadeniz Bölgesi'ndeki 6 hapishanesine yaptığı ziyaretlerin ardından hazırlanan raporda, sağlık hakkına erişimin engellenmesi, tecrit, ağız içi arama dayatması, keyfi tahliye uygulamaları gibi hak ihlallerine dikkat çekildi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) milletvekilleri Newroz Uysal Aslan, Sabahat Erdoğan Sarıtaş, Onur Düşünmez ve Ömer Faruk Hülakü, 8-12 Haziran 2026 tarihlerinde Karadeniz Bölgesi'ndeki altı hapishaneye gerçekleştirdikleri ziyaretlere ilişkin hazırladıkları inceleme ve gözlem raporunu kamuoyuyla paylaştı.

Tokat T Tipi, Samsun Kavak S Tipi, Samsun Bafra T Tipi, Samsun Çarşamba S Tipi, Giresun Espiye L Tipi ve Trabzon Beşikdüzü T Tipi Kapalı Hapishanelerinde yapılan incelemeleri kapsayan raporda; sağlık hakkına erişimin engellenmesi, ağız içi arama dayatması, tecrit ve sosyal izolasyon, İdare ve Gözlem Kurullarının keyfi uygulamaları, haber alma hakkına yönelik kısıtlamalar, sosyal ve kültürel faaliyetlerin engellenmesi, aileden uzak hapishanelerde tutulma ve kötü muamele yaşandığı kaydedildi.

Raporda, "Hapishanelerin fiziki yapıları, kapasite durumları, güvenlik seviyeleri ve idari uygulamaları arasında farklılıklar bulunsa da tutsakların aktarımları ortak ve yapısal sorun alanlarının varlığına işaret etmektedir" denildi.

SAĞLIK HAKKINA ERİŞİMDE SİSTEMATİK SORUNLAR

Raporda, kronik hastalıklar, yaşlılığa bağlı rahatsızlıklar, ortopedik, kalp-damar, nörolojik, göz ve diş sağlığı sorunları bulunan çok sayıda tutsağın tedavi süreçlerinde ciddi aksaklıklar yaşadığı belirtildi.

Hekim muayeneleri, hastane sevkleri, tetkik, ameliyat ve düzenli kontrollerde gecikmeler yaşandığı ifade edilen raporda, özellikle uzmanlık gerektiren hastalıklar, diş tedavileri ve ruh sağlığı hizmetlerine erişimde yaşanan sorunların farklı hapishanelerde benzer şekilde dile getirildiği kaydedildi.

AĞIZ İÇİ ARAMA NEDENİYLE TEDAVİYE ERİŞİLEMİYOR

Raporda, çok sayıda tutsağın hastane sevkleri öncesinde veya sonrasında ağız içi arama uygulamasına maruz bırakıldığı belirtildi. Tutsakların insan onuruna aykırı buldukları bu uygulamayı kabul etmemeleri nedeniyle sağlık hizmetlerinden yararlanamadıkları ifade edildi.

Uygulamanın özellikle Samsun Kavak S Tipi, Samsun Bafra T Tipi ve Giresun Espiye L Tipi Hapishanelerinde yaygın olduğu aktarıldı.

TECRİT VE TAHLİYELERİN ENGELLENMESİ

Raporda, sosyal faaliyetlerin ve ortak yaşam alanlarının sınırlandırılması nedeniyle tecrit uygulamalarının ağırlaştığı belirtildi. Çok sayıda tutsağın uzun süreli izolasyon, yetersiz sosyal olanaklar ve ağırlaşan infaz koşullarından şikâyet ettiği kaydedildi.

İdare ve Gözlem Kurullarının koşullu salıverme süreçlerinde belirleyici hale geldiği belirtilen raporda, değerlendirmelerin şeffaf olmadığı ve subjektif kriterlere dayandığı yönündeki beyanlara yer verildi.

Bazı tutsakların, katılmadıkları etkinlikler gerekçe gösterilerek tahliyelerinin ertelendiğini, kimi faaliyetler hiç düzenlenmediği halde katılmamış gibi değerlendirme yapıldığını aktardığı ifade edildi. Raporda, özellikle 30 yıl ve üzeri süredir hapishanede bulunan hükümlülerin bu uygulamalardan daha fazla etkilendiği vurgulandı.

HABER ALMA VE SOSYAL HAKLARDA KISITLAMALAR

Raporda, birçok hapishanede muhalif gazete, dergi ve televizyon kanallarına erişimin engellendiği, yalnızca sınırlı sayıdaki yayın organına izin verildiği belirtildi.

Sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerin de önemli ölçüde kısıtlandığı ifade edilen raporda, spor etkinliklerinin haftada bir kez veya daha kısa sürelerle yapılabildiği, bazı hapishanelerde ise fiilen uygulanmadığı kaydedildi. Resim, müzik, el sanatları ve atölye çalışmalarına erişimin de sınırlı olduğu belirtildi.

Raporda ayrıca bazı ağırlaştırılmış müebbet hükümlülerinin diğer tutsaklarla bir araya gelemediği, sinema, konferans ve ortak etkinliklerin birçok hapishanede ya hiç yapılmadığı ya da düzensiz gerçekleştirildiği ifade edildi.

AİLELERDEN UZAK HAPİSHANELER VE KÖTÜ MUAMELE

Raporda, çok sayıda tutsağın ailelerinden yüzlerce kilometre uzaklıktaki hapishanelerde tutulduğu, ekonomik ve sağlık nedenleriyle ailelerin görüşlere gelemediği belirtildi. Aileye yakın hapishanelere sevk taleplerinin ise kapasite ve idari gerekçelerle reddedildiği aktarıldı.

Bazı hapishanelerde sık koğuş aramaları yapıldığı, gece gerçekleştirilen aramalarda odaların dağıtıldığı, ayakta sayım ve ayakta görüş uygulamalarının sürdüğü belirtilen raporda; yağmur altında bekletilme, uzun süre ayakta tutulma, disiplin soruşturmalarıyla baskı kurulması ve kişisel eşyalara zarar verilmesi yönündeki iddialara da yer verildi.

ROJAVALI VE ROJHILATLI TUTSAKLARIN ÖZEL SORUNLARI

Raporda, Rojavalı ve Rojhilatlı tutsakların ailelerinin farklı ülkelerde bulunması nedeniyle uzun süredir yüz yüze görüşme yapamadıkları belirtildi.

Bu tutsakların vasilik işlemlerinde gecikmeler, ekonomik yetersizlikler, Kürtçe kitap ve sözlüklere erişim sorunları, eğitim olanaklarının sınırlılığı, hukuki süreçlere ilişkin bilgi eksikliği, dil engeli ve aileyle iletişim sorunları yaşadıkları ifade edildi.

Raporun devamında, Karadeniz Bölgesi'ndeki çeşitli hapishanelerde bulunan siyasi tutsaklarla yapılan birebir görüşmelerde aktarılan hak ihlali iddialarına da ayrıntılı şekilde yer verildi.