DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin genel merkezinde süren Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısına dair basın açıklaması yaptı. Doğan, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimine atıfta bulunarak, o tarihten bu yana Türkiye’de demokratik alanın daraldığını söyledi.
“Bugün yine bir yüzleşme günü” diyen Doğan, Türkiye’nin yeni bir yol ayrımında olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Geçmişin hatalarından ders çıkararak, yeni bir yaklaşımı geliştirmenin zamanı. Türkiye yeni bir yolun eşiğinde, hatta bu eşiğin tam kalbindeyiz.”
‘KHK’LİLERİN MAĞDURİYETİ HALA GİDERİLMİŞ DEĞİL’
Doğan, darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL süreci ve Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) nedeniyle ortaya çıkan hak ihlallerine, “OHAL döneminde çıkarılan KHK’lerle çok sayıda insan mağdur edildi. Bu mağduriyetler hala giderilmiş değil” ifadeleriyle dikkat çekti.
‘ZAMAN KAYBETMEDEN GEREKEN YAPILMALI’
11 Temmuz’da PKK’nin silahları devre dışı bırakma kararı ve yapılan törene değinen Doğan, bu sürecin barış için tarihi bir adım olduğunu söyledi.
Ayşegül Doğan, “Hiçbirimizin unutamayacağı bir gün olarak tarihe geçti. Farklı etkileriyle hep kendini tarihte anımsatacak bir gün. 11 Temmuz’daki tarihi somut adımın zeminini hazırlayan, katkı sunan, öncülük eden tüm taraflara teşekkür ediyoruz. Silahların tümden devre dışı bırakılmasını Kürt sorunun demokratik çözümü için atılan bu tarihi adımın sorumluluğunun farkındayız. PKK’nin feshi ile 12 Mayıs kararlarıyla varlık inkarına dayalı silahlı mücadele stratejisi, yine kendilerinin ifade ettiği üzere yerini demokratik siyaset stratejisi barış ve demokratik toplum programı ve bütüncül bir hukuk yaklaşımıyla ifade edilen kavramlara bıraktı. Türkiye’nin sorunlarının müzakere kanallarıyla diyalogla çözülmesinden yanayız ve bunun için mücadele ediyoruz. Silahların tümden devre dışı bırakılması bunun kalıcı hale gelmesi, demokratik siyaset alanının güçlenmesi için hızla hiç zaman kaybetmeden gereken neyse yapılmalı. Tüm mekanizmalar kurulmalı. Komisyon son günlerde yapılan açıklamalarda da görüldüğü kadarıyla kurulacak. Bunu memnuiyetle karşılıyoruz” dedi. diye kaydetti.
‘KOMİSYON HIZLA KURULMALI, KAPSAYICI OLMALI’
Silahsızlanma sürecini izlemek üzere bir komisyon kurulmasının gündemde olduğunu belirten Doğan, bu yapının kapsayıcı ve çoğulcu olması gerektiğinin altını çizdi:
“Tüm siyasi partilerin bu komisyona katkı sunması gerekir. DEM Parti olarak bu çağrıyı yineliyoruz. Komisyon, etkili ve kalıcı sonuçlar alabilecek biçimde çalışmalıdır.”
‘DEM PARTİ MÜZAKERE VE DİYALOG PARTİSİDİR’
Partisine yöneltilen eleştirilere de yanıt veren Ayşegül Doğan, DEM Parti’nin durduğu yerin açık olduğunu şu sözlerle vurguladı:
“Biz müzakere ve diyalogdan yanayız. Türkiye'de eşit yurttaşlık hukukunun inşa edilmesini savunuyoruz. Eleştirileri, önerileri her zaman kıymetli bulduk. Bu meseleye seçmen ya da oy kaygısıyla değil, ilkeli bir yaklaşımla yaklaşıyoruz.”
‘HERKES POZİSYON ALMALI’
Barış ve çözüm sürecinin yalnızca DEM Parti’nin omzuna yüklenemeyeceğini belirten Ayşegül Doğan, “Hepimizin barış ve demokrasi hakkı var. Bunun için DEM Partili olmaya gerek yok ama sorumluluk duygusuyla yaklaşmak gerekiyor. Bu süreçte herkes pozisyon almalı” diyerek tüm siyasi aktörleri sorumluluk almaya çağırdı.
‘HUKUKU BİRLİKTE İNŞA EDELİM’
Ayşegül Doğan, “Kim olursa olsun, herkesin hukukla kendini güvende hissettiği bir Türkiye mümkün. Bunun için kadınlara, gençlere, emekçilere, dışlanan tüm toplumsal kesimlere sesleniyoruz. Hukuku birlikte inşa edebiliriz” sözleriyle tüm topluma çağrıda bulundu.
‘ÖCALAN’IN ÖZGÜRLÜĞÜ TARTIŞMASIZ BİR TALEPTİR
Gazetecilerin Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğüne ilişkin sorularını da yanıtlayan Ayşegül Doğan, konunun DEM Parti açısından net olduğunu söyledi. Ayşegül Doğan, “İkinci video mesajda Öcalan kendi durumuyla ilgili toplumun özgürlüğünden bahsediyor. Toplum özgürleştiğinde birey de özgürleşir diyor. Ben böyle yanıt vermiş olayım. Tüm anti demokratik uygulamalar bitmeli, İmralı’da statü artık bu şekilde sürdürülmemeli. İmralı bir takım görüşmeler gerçekleştirdiğini yeni kendisi ifade ediyor ikinci video mesajında. Oldukça net bir biçimde kendisine dönük tartışmalar ilişkin ifade belli. Evet, özgür fiziksel özgürlüğünü ilk günden 99’dan bu yana talep ediyor. Bu yalnızca kurucu önderi olduğu örgütün istediği değil. Biz sahada bu taleple karşılaşıyoruz. Kendisi doğrudan bu soruya cevap vermiş” dedi.