GÖRÜNTÜLÜ

Diba Keskin: Barış eril zihniyetin insafına bırakılamaz

DİK üyesi siyasetçi Diba Keskin, barışın iktidarın ve eril zihniyete bırakılamayacağını belirterek, “Barış eğer su ve ekmek kadar bizim için gerekliyse kadınların mücadelesi, birliği ve toplum ile muhalefetin birliği de bizim için çok gereklidir" dedi.

DİBA KESKİN

Demokratik İslam Kongresi (DİK) üyesi siyasetçi Diba Keskin, Ankara’da gerçekleştirilen “Kadınlar Yan Yana, Geleceği Konuşuyor” konferansında, Barış ve Demokratik Toplum Süreci ile yaklaşan 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında değerlendirmelerde bulundu.

ANF’ye konuşan Diba Keskin, kadınların barış sürecindeki rolüne, iktidarın tutumuna ve toplumsal muhalefetin sorumluluğuna dikkat çekti. Farklı düşüncelere sahip kadınların bir araya gelerek barışı ve ortak mücadeleyi tartışmasının önemini vurgulayan Diba Keskin, iktidarın somut adımlar atması gerektiğini söyledi.

‘BARIŞ ERİL ZİHNİYETİN İNSAFINA BIRAKILAMAZ’

Konferansta farklı düşüncelere sahip kadınların bir araya gelerek tartışmasının çok anlamlı olduğunu belirten Diba Keskin, özellikle cezaevlerindeki tutsakların durumunun da ortak biçimde ele alınmasının önemine dikkat çekti.

Diba Keskin, şunları söyledi:

“Bu konferansta hep birlikte farklı düşüncedeki kadınların tartışması çok anlamlı bir şey. Yıllardır cezaevinde olan, 30-35 yıldır cezaevinde bulunan ve çeşitli bahanelerle tahliyeleri ertelenen arkadaşlarımızın durumunu hep birlikte tartışıyoruz. Bütün bunları birlikte ele almak ve bunun altyapısını oluşturmak bu süreçte çok anlamlı.

Konferansta bir kadın arkadaşın da belirttiği gibi barış, erkeklere bırakılmayacak kadar değerlidir. Barışa karar verme ve barışı sahiplenme işini sadece eril zihniyete bırakırsak ilerleyemeyiz ve kalıcı bir barış da sağlayamayız. Konferanstaki iki günlük tartışmaların tamamında katılımcılar da bu görüşü kabul ediyor.

Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde halklar arasında yaratılmasını istediğimiz barışın yalnızca iktidar ve eril zihniyetle oluşturulamayacağını bilmemiz gerekiyor. Buradaki farklı görüş ve düşüncelere sahip bütün kadınlar da bu fikirde. Bu da büyük bir başarı. Kolay bir şey değil.”

‘İKTİDAR SOMUT ADIM ATMALI’

Kürtlerin ve demokratik kesimlerin iktidarın mevcut tutumundan rahatsız olduğunu belirten Diba Keskin, Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında devlet ve iktidar tarafından henüz somut adımlar atılmadığını söyledi.

Somut adımların atılmamasının toplumda umutsuzluk ve güvensizlik yarattığını ifade eden Diba Keskin, iktidarın süreci kendi siyasi çıkarları doğrultusunda değerlendirdiğini savundu.

Diba Keskin, şöyle konuştu:

“Kürtler ve demokratlar iktidarın şu anki tutumundan rahatsız ve bıkmış durumda. Çünkü ne iktidar ne de devlet, Barış ve Demokratik Toplum Süreci için somut bir adım atmış değil. Somut bir adımın atılmaması toplumda umutsuzluk ve güvensizlik yaratmış durumda. Şu ana kadar gelinen süreçte iktidarın tutumu halkın içini ferahlatan bir noktada değil. İktidarın bir an önce gerekli adımları atması gerekiyor.

Geniş bir perspektiften baktığımız zaman iktidar bu süreci kendi siyaseti ve çıkarları için kullanıyor. İktidar kendi çıkarları için hareket ediyorsa bizim ne yapmamız gerekiyor, asıl mesele budur.”

‘TOPLUM VE MUHALEFET İKTİDARI ADIM ATMAYA ZORLAMALI’

Barış sürecinin ilerlemesi için toplumun ve muhalefetin iktidar üzerinde baskı oluşturması gerektiğini belirten Diba Keskin, konferansa katılan kadınların bu konuda ortak bir tutum geliştirmesini beklediğini söyledi.

Diba Keskin, “Toplum ve muhalefet öyle bir adım atmalı ki iktidar üzerinde baskı oluşturarak gerekli adımları atmaya mecbur bırakmalı. Tüm kesimlerden kadınların katıldığı iki günlük konferansta da bu konuda ortak bir tutum alınarak bir sonuç ortaya çıkacaktır” dedi.

‘KADINLARIN MÜCADELESİ VE BİRLİĞİ ÇOK GEREKLİ’

Barışın toplumsal yaşam için ekmek ve su kadar gerekli olduğunu vurgulayan Diba Keskin, kadınların mücadelesinin, örgütlü birlikteliğinin ve toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekti.

Kalıcı barışın sağlanabilmesi için yalnızca kadınların değil, toplumun ve muhalefetin de ortak hareket etmesi gerektiğini belirten Diba Keskin, “Barış eğer su ve ekmek kadar bizim için gerekliyse kadınların mücadelesi, birliği ve toplum ile muhalefetin birliği de bizim için çok gereklidir” diye konuştu.

‘ERİL ZİHNİYET ADIM ADIM DEĞİŞECEK’

Kadına yönelik şiddet ve baskının geçmişle kıyaslandığında arttığını belirten Diba Keskin, iktidarın tutumunun toplumdaki eril zihniyeti de etkilediğini söyledi.

Devletin ve iktidarın yaklaşımının toplumsal ilişkiler üzerinde doğrudan etkili olduğunu ifade eden Diba Keskin, şunları belirtti:

“15-20 yıl önce kadına yönelik bu kadar şiddet ve baskı yoktu. İstesek de istemesek de kabul etsek de etmesek de bir kanun vardı. Hem toplum içerisinde bir nizam ve düzen vardı hem de kanunun kendisi bir düzen içerisindeydi. İktidar da bu kadar eril hareket edemiyordu.

Fakat bugünkü iktidar o kadar katı ve eril hareket ediyor ki hiçbir kanun ve kural tanımıyor. Haktan ve hukuktan yana olmayan, sadece kendi çıkarlarını düşünenler de bu iktidarı kendilerine rol model olarak görüyor. İktidara bakıp ‘Onlar yapıyorsa biz de hayli hayli yaparız’ diyorlar.”

Barışın ve demokrasinin gelişmesiyle birlikte eril zihniyetin de değişime uğrayacağını belirten Diba Keskin, bu dönüşümün bir anda gerçekleşmeyeceğini, uzun vadeli ve aşamalı bir süreç olacağını vurguladı.

Diba Keskin, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: “Ancak bu ülkede barış ve demokrasi olduğu, insan hakları ve değerleri daha fazla önemsendiği zaman eril zihniyet de buna göre geri adım atacaktır. Hukuka ve kanunlara uygun adımlar atacaktır.

Bu süreçle birlikte söz konusu zihniyetin bir anda ortadan kalkmayacağını biliyoruz. Ancak bir zincirin halkaları gibi adım adım, halka halka bir değişim oluşturacağız. Devlet ve iktidar da kendi görev ve sorumluluklarını yerine getirdiğinde katı ve eril iktidar zihniyeti ister istemez ortadan kalkacaktır. Tabii ki bu, bir anda gerçekleşecek bir şey değildir.”