Eda Kalafat: Önder Apo’nun sesi güç verdi
HDK Gençlik Meclisi Üyesi Eda Kalafat, Önder Apo’nun 27 yıl sonra sesini duymanın gençlik açısından çok önemli olduğunu ve kendilerine güç ve heyecan verdiğini söyledi.
HDK Gençlik Meclisi Üyesi Eda Kalafat, Önder Apo’nun 27 yıl sonra sesini duymanın gençlik açısından çok önemli olduğunu ve kendilerine güç ve heyecan verdiğini söyledi.
Kürt gençleri, Önder Apo’nun 27 Şubat’ta yaptığı tarihi çağrı sonrası Kürdistan’da ve Türkiye’de çalışmalarını yoğunlaştırdı. Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Gençlik Meclisi Üyesi Eda Kalafat, “Her yerde demokratik toplum okumaları, genç kadın buluşmaları, gençlik buluşmaları, halk buluşmaları gerçekleştiriyoruz. Yurtsever ve devrimci değerlerimizin ışığında kendimizi ve halkımızı örgütlemek için bu dönemde daha çok yoğunlaştığımızı söyleyebiliriz” dedi.
ANF’ye konuşan HDK Gençlik Meclisi Üyesi Eda Kalafat, Önder Apo’nun 27 yıl sonra videosunun yayımlanmasının gençlik açısından öneminin farklı olduğunu belirtti.
Önder Apo’nun 27 Şubat’taki Barış ve Demokratik Toplum çağrısının en çok etkilediği kesimlerin başında gençliğin geldiğini belirten Eda Kalafat, gençliğin sorunlarını şöyle anlattı: “Uluslararası Komplo’dan sonra dünyaya gelmiş gençliğin tüm yaşamını kapitalist modernitenin çoklu krizlerinin kıskacı altında geçirdiğini söyleyebiliriz. Bunların en başında özellikle genç kadınları hedef alan özel savaş politikaları geliyor. Kadınlara yönelik cins kırım her yerde erkek egemen aile kurumu ve faşist devlet kıskacında devam ederken Kürdistan’da bu özellikle ırkçı bir baskı üzerinden de asker, polis, korucudan çetelere ve eğitim öğretim barınma merkezlerine kadar büyük bir ağ üzerinden işletiliyor ve genç Kürt kadınlar yaşamının her alanında baskıyla ve ideolojik yozlaşmayla düşürülmeye çalışılıyor. Gençlik açısından geleceksizlik, ekonomik eşitsizliğin aşırı büyümesi, politik baskılar sebebiyle göçe zorlanma, savaş nedeniyle verilen kayıplarla geçen bir yaşam söz. Bundan bir kaçış olarak da gençlikte asimilasyon yoluyla amaçsızlığı ve anlamsızlığı hızla örgütlüyor. Gençlik bunlara karşı ne zaman politik haklarını kullanmak ve eylemliliğe geçmek istese çok büyük bir baskı, kırım ve işkenceyle karşılaştı bir yandan. Dolayısıyla böyle bir tabloda Demokratik Toplum ve Barış çağrısı bizim açımızdan çok büyük bir umut ışığı. Önderliğin ‘Yaşamı ya özgür yaşayacağız ya da hiç yaşanmamış sayacağız’ sözü, yurtsever gençlikte tüm gerçekliğiyle kendini hissettiriyor. Çünkü faşizmin ablukasındaki bir gençliği hayata bağlayan tek şey, özgür bir yaşamın ihtimali. Bu çağrının yürütücüsünün Önderlik olmasının ise bambaşka bir anlamı var; çünkü Kürt halkı ve tüm ezilen halklar için verilen 52 yıllık mücadele deneyimi bize çok büyük bir güven veriyor ve bu devrimci iradenin karşısında çok büyük bir heyecan duyuyoruz.”
GENÇLİĞE ÇAĞRISI SONRASI ÇALIŞMALAR ARTTI
Önder Apo’nun çağrısı sonrası hem HDK hem de DEM Parti Gençlik Meclislerinin çalışmalara hız verdiğini dile getiren Eda Kalafat, Önder Apo’nun gençliğe gönderdiği mesaj ile gençlik içerisinde çalışma coşkusunun arttığını belirtti.
Eda Kalafat, şöyle devam etti: “Gençlik çalışmalarımız her alanda çağrıdan beri yoğunlaşmış durumda. 1-4 Nisan tarihleri arasında DEM Parti Gençlik Meclisi öncülüğünde Amed’den Amara’ya uzanan bir yürüyüş gerçekleştirdik. Son gününde ise Önder Apo’nun gençliğe yolladığı mesaj elimize ulaştı. Bu mesajda Önderliğin bize biçtiği görev kapsamında sosyalizmin toplumsallaşma ile kurulması gereken bağı ve örgütlenme çalışmalarımız her alanda yoğunlaştı. Bir yandan her yerde Önderliğin fiziki özgürlüğü talebimizi haykırmaya devam ettik; eşzamanlı olarak kent merkezlerinde pankartlar astık; afiş ve sticker çalışmaları yaptık. Eşitlik ve özgürlüğün inşa edilebilmesinin zorunlu koşullarından birinin Önderliğin fiziki özgürlüğü de olduğunun altını çiziyoruz.”
ÇOK SAYIDA GENÇLİK BULUŞMASI
Eda Kalafat, diğer çalışmalarıyla ilgili şunları paylaştı:
* Genç Kadın Koordinasyonu’muz öncülüğünde Binevş Ekoloji Komisyonu kuruldu, Kadın Doğa ve Kültür Festivali’ne katılım sağlandı. Kürdistan’daki sömürge hukukunun talan ettiği doğamızı savunmayı da görev biliyoruz.
* HDK Gençlik Meclisi öncülüğünde 15-16 Haziran tarihlerinde Okmeydanı’nda bir ‘Gençlik ve Demokratik Toplum Konferansı’ gerçekleştirerek 13 farklı gençlik örgütüyle bir araya geldik. Barışı tüm devrimci demokrat kesimlerle toplumsallaştırarak egemenleri bunu getirmeye mecbur bırakacak düzeyde bir örgütlenme ve tartışma zeminini hayata geçirmek gerektiğini düşünüyoruz.
* DEM Gençlik Meclisi’nin ilan ettiği ‘Sosyalist Yaşamda Israr Ediyoruz Özgür Önderlikle Örgütleniyoruz’ kampanyası kapsamında Türkiye’den Kürdistan’a çok sayıda buluşma gerçekleştirildi.
* Vejîna Kurd belgeseli gösterimleri ve tartışmalarıyla gençlikte tarih bilincinin yükseltilmesi amaçlandı.
* Kültür sanat komisyonlarımızdan uyuşturucu karşıtı bir örgütlenme olarak Amed’de kurulan ‘Şiyar Be’ platformuna kadar pek çok farklı alanda nöbetlere katılındı, çadırlar kuruldu, demokratik toplum okumaları ve bilgi yarışmaları düzenlendi; bu kapsamda yurtsever halkımızla toplumsal sorunlarımız ve ideolojimiz tartışıldı.
* HDK Genç Kadın öncülüğünde görünmez kadın emeği tartıştık, Dem Genç Kadın öncülüğünde ise kampanya kapsamında süreç ve Önderliğin savunmalarının kadın boyutu tartışıldı.
* Şu anda ise genç kadın yoldaşlarımız Barışa İhtiyacım Var İnisiyatifi öncülüğünde Ankara’da tüm kadınlarla birlikte sürece dair taleplerini yükseltiyor.
* Geçtiğimiz hafta sonu eşzamanlı olarak Riha, Adana, İstanbul, Wan ve Amed’de DEM Genç Kadın, DEM Gençlik ve DBP Gençlik öncülüğünde ‘Öncüleşen Gençlikle Demokratik Toplum Çalıştayları’ düzenlendi.
AMAÇ PARADİGMAYI TOPLUMSALLAŞTIRMAK
Tüm bu çalışmalarının ortak amacının Önder Apo’nun paradigmasını ve sosyalizm anlayışını toplumsallaştırmak olduğun kaydeden Kalafat, “Tüm çalışmalarımızı bu kapsamda bir örgütlenme ve ideolojimizi toplumda gerçek anlamda örgütlemek amacıyla gerçekleştiriyoruz. Dolayısıyla her yerde demokratik toplum okumaları, genç kadın buluşmaları, gençlik buluşmaları, halk buluşmaları gerçekleştiriyoruz. Yurtsever ve devrimci değerlerimizin ışığında kendimizi ve halkımızı örgütlemek için bu dönemde daha çok yoğunlaştığımızı söyleyebiliriz” şeklinde konuştu.
Gençlik için Önder Apo’nun her sözünün bir perspektif anlamına geldiğini söyleyen Eda Kalafat, bugün mücadele içerisinde olan gençliğin Uluslararası Komplo yıllarında doğmuş bir kuşak olduğunu hatırlattı.
Gençlik için Önder Apo’nun yerinin farklı olduğunu dile getiren Eda Kalafat, şunları ifade etti: “Gençlik açısından Önderlikten gelen her sözün, her perspektifin çok heyecan verici olduğunu her yerde görüyoruz, hissediyoruz. 27 Şubat mektubundan sonraki 8 Mart’ta ve Newrozlarda bunu çok yoğun hissetmiştik. Yıllardır gerçekleşen en coşkulu Newrozları yaşadık. 8 Mart ve 4 Nisan mektubunun, kongre perspektif metninin ardından gelen videolu mesaj ile ise bu heyecan doruk noktasına ulaştı. Biz gençlik olarak Uluslararası Komplo’dan sonra doğmuş bir kuşağız. Bu yüzden Önderliği ve mücadelenin birçok alanını yalnızca hikayelerle dinleyebildik, özlem dolu anılarla duyduk hep. Bizim hafızamızda komplonun lanetlendiği ve çok yoğun duygularla anılan bir yeri var Önderlikle doğrudan temas kurmanın. Bu elbette sadece geçmişe dair bir değer olarak değil, tüm serhildanlarımızda ve çalışmalarımızda örgütlenmemiz sayesinde bizzat yanımızda hissettiğimiz bir kurum.
SESİNİ DUYMAK MÜTHİŞ GÜÇ VERDİ
Yine de 26 sene sonra ilk defa Önderliğin sesini duymak bize müthiş bir güç ve heyecan verdi. Dünyadaki en büyük sosyalist hareketin önderinin sesini her zamankinden dinç ve canlı duymak, zaten tüm ezilen halklara, mezheplere, kadınlara heyecan vermeli, veriyor da. Halk ve gençlik buluşmalarımızda bunun yanı sıra sürecin belirsizliğine dair kaygılar ve müzakerenin diğer tarafına dair güvensizlikler ve sorular da alıyoruz elbette. Bunların olması çok doğal olmakla birlikte en çok bilince çıkarmamız gereken şey şu ki; gençlik ‘süreç nereye gidiyor?’ diye soran bir noktada değil, süreci nereye götüreceğine bizzat karar veren ve bunu eyleyen noktada olmalıdır. Verdiğimiz her mücadele halkın kendi kendini yönetmesi, özellikle kadınların ve gençlerin özneleşmesi için verilen özgür yaşam mücadeleleridir. Bu anlamda bu kaygılarımızı ve sorularımızı örgütlü pratiğimizle gidermek gerekiyor.”