'KCK' İstanbul duruşmasına 'ara karar' için ara verildi

'KCK' İstanbul duruşmasına 'ara karar' için ara verildi

97'si tutuklu 205 Kürt siyasetçi ve insan hakları aktivistinin yargılandığı "KCK" İstanbul ana davasının altıncı oturumunda savcı tahliye talepleri hakkında mütalaasını açıklarken, mahkeme başkanı ara karar için duruşmaya ara verdi.

İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen "KCK" İstanbul ana davasının 6'ncı duruşmasının son oturumu yapıldı.

Davada yargılananların yaptığı savunmaların ardından Avukat Ercan Kanar tüm tutuklular için tahliye talebinde bulundu. Müvekkillerinin artık özgürlüklerine kavuşmasını talep ettiklerini belirten Kanar, "700 günlük bir tutukluluk vahimdir. Hukuk niteliğine uygun nitelikte deliller yok ve siyasi saikle işleyen bir dava ile karşı karşıyayız. Bu durumda bırakın 700 günü, 700 dakika bile kabul edilemez. İktidarın siyasi stratejisi ile yürütülen bir soruşturmadır. İddianamede BDP suçlanmaktadır. Yargılama konusu parti faaliyetleridir. Bu iddianame hukuki itibara haiz değildir. İfade özgürlüğünü, dillerin ve halkların hak eşitliğini sorgulamaktadır. Biraz empati yapalım. Yarın bir askeri darbe olduğunu ve AKP'nin darbe ile devrildiğini düşünün. Ve bir iddianame hazırlansa AKP Siyaset Akademisi hakkında da 'şeriat rejimi için eğitim veriliyordu' denilse. Buna en başta bir hukukçu olarak ben karşı çıkarım"  dedi.

Avukat Kanar son olarak da iddianamede sanıklar hakkında beyanlarda bulunan gizli tanık Ekan Yanıt isimli şahsın İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde verdiği tüm ifadelerinin polis tarafından önceden hazırlanmış metinler olduğu söylemini içeren duruşma tutanağını da mahkemeye sundu.

Daha sonra mahkeme başkanı mütalaasını açıklaması için savcı İsmail Işık'a söz verdi. Savcı İsmail Işık, bir açıklama ile konuşmasına başlayacağını söyledikten sonra, kendilerine ulaşan bilgi ve belgeler doğrultusunda tutuklu sanık Hülya Yer'e, Kürtçe savunma yapmaları konusunda bir baskı görüp görmedikleri şeklinde soru sorduklarını belirtti.  

Işık, bu hatırlatmanın ardından bu davada CMK 202 maddesi gereğince sanıkların kendilerini daha iyi ifade edebilecekleri dilde savunma yapmalarına imkan tanındığını sözlerine ekledi. Işık, "Ancak bazı sanıkların, zorlandıkları halde Kürtçe savunma yapmaya çalıştıkları, bu nedenle de kendilerini iyi ifade edemedikleri görülmüştür. Oysa sanıkların kendilerini daha iyi ifade edebilecekleri bir dilde savunma yapmaları gerekir" şeklinde konuştu. Işık mütalaasında "kuvvetli suç şüphesi ve kaçma şüphesi" gerekçesiyle tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.

Mahkeme başkanı duruşmaya ara karar için ara verdi.