Koma Berxwedan üyeleri ve sanatçılar, 11,5 yıldır cezaevinde bulunan ve kanser hastalığıyla mücadele ettiği belirtilen Kürt sanatçı Nûdem Durak’ın durumuna dikkat çekmek amacıyla açıklama yaptı.
Nûdem Durak’a verilen 19 yıl 6 aylık hapis cezasına tepki gösteren sanatçılar, Durak’ın sağlık durumunun ağırlaştığını ve yaşamının tehlikede olduğunu belirterek, başta Nûdem Durak olmak üzere bütün hasta tutsakların serbest bırakılmasını istedi.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin tartışıldığı bir dönemde hasta tutsakların cezaevinde tutulmaya devam edilmesini eleştiren sanatçılar, insan hakları örgütlerine, aydınlara, siyasetçilere ve halka mücadeleyi büyütme çağrısında bulundu.
‘HASTA TUTSAKLARIN ÖZGÜRLÜĞÜ BİRİNCİ GÜNDEMİMİZ OLMALI’
Koma Berxwedan adına açıklama yapan Hekim Sefkan, barış umudunun yükseldiği bir dönemde insan haklarına ve sürecin ruhuna aykırı kararlar alınmaya devam edildiğini söyledi.
Nûdem Durak’a verilen hapis cezasına tepki gösteren Sefkan, sanatçının ağır sağlık sorunlarına rağmen cezaevinde tutulmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.
Sefkan, şunları söyledi:
“Barış umudunun yükseldiği bir dönemde, buna paralel olarak insan haklarına ve sürecin ruhuna aykırı kararlar ve adımlar da atılıyor. Bu kararlardan biri de sanatçı Nûdem Durak’a verilen 19,5 yıl hapis cezasıdır.
Nûdem Durak 11,5 yıldır zindandadır. Kanser hastasıdır ve yaşamı tehlikededir. Böyle bir dönemde 19,5 yıl daha hapiste tutulması hem sürecin ruhuna hem de insan haklarına aykırıdır.
Bu hukuksuzluğa karşı bütün entelektüelleri, sanatçıları, insan hakları savunucularını ve halkımızı seslerini yükseltmeye çağırıyoruz. Bu hukuksuzluğa karşı tutum alınmasını, bütün hasta tutsaklar için sesimizin yükseltilmesini ve bunun birinci gündemimiz olmasını istiyoruz.
Başta sanatçımız Nûdem Durak olmak üzere bütün hasta tutsakların bir an önce özgürlüklerine kavuşması ve insani koşullarda tedavilerini sürdürmesi gerekiyor.
Bu konuda başta insan hakları kurumları olmak üzere herkesi, bu kararları veren devlet kurumları üzerindeki baskıyı artırmaya çağırıyoruz. İlgili bütün kurumların, insan haklarını hiçe sayan bu kararlara karşı mücadeleyi yükseltmesi gerekiyor.”
‘BARIŞ SÜRECİ HER ŞEYDEN ÖNCE BİR SAMİMİYET TESTİDİR’
Sanatçı Seyda Perinçek de Nûdem Durak’a verilen hapis cezasına tepki göstererek, hasta tutsakların sağlık durumlarının giderek ağırlaştığına dikkat çekti.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde hasta tutsakların serbest bırakılmasının önemli bir adım olacağını belirten Perinçek, devletin bu konuda somut adımlar atması gerektiğini vurguladı.
Perinçek, şöyle konuştu:
“Tutsak hastaların durumu giderek ağırlaşıyor. Bunlardan biri de sanatçı Nûdem Durak’tır. Nûdem, 11,5 yıldır Kürt sanatı ve Kürt kültürü için cezaevindedir. Büyük zorluklar altında, hastalıkla mücadele ederek yaşamaya çalışıyor.
Nûdem şahsında bütün hasta tutsaklar için mücadele etmemiz gerekiyor. Bu işkenceye ve insanlık dışı duruma karşı tutum almalıyız. Çünkü arkadaşlarımız zindanlarda ölüme terk ediliyor.
Barış süreci her şeyden önce bir samimiyet testidir. Hasta tutsakların durumunun netleşmesi, iyi niyetin bir başlangıcı olmalıdır. Özellikle hasta ve uzun süredir cezaevinde bulunan arkadaşlarımızın serbest bırakılması gerekiyor.”
‘NÛDEM’İN TEK SUÇU KÜRT KÜLTÜRÜNE VE SANATINA EMEK VERMEK OLDU’
Hünera Mizgîn adına açıklama yapan Bermal Çem ise Nûdem Durak’ın Kürt kültürüne ve sanatına emek verdiği için cezalandırıldığını belirtti.
Durak’ın yıllardır cezaevinde tutulduğunu ve ağır sağlık sorunlarıyla mücadele ettiğini ifade eden Çem, sanatçının hastalığının ilerlediğini ve sesini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.
Hasta tutsakların durumunun yalnızca ailelerinin ve yakınlarının değil, bütün toplumun sorunu olduğunu vurgulayan Çem, aydınlara, insan hakları savunucularına ve siyasetçilere çağrıda bulundu.
Çem, şunları söyledi:
“Nûdem suçsuz yere tutuklandı ve yıllardır cezaevinde tutuluyor. Tek suçu Kürt kültürüne ve sanatına emek vermek, onu yaşatmak oldu. Bugün ise kanser hastalığıyla cezaevinde yaşam mücadelesi veriyor.
Bu ağır hastalığına rağmen kendisine 19,5 yıl ceza verildi. Hastalığı giderek ilerliyor, sesini de kaybedebilir.
Nûdem şahsında cezaevlerinde bulunan bütün hasta tutsaklar için mücadele etmemiz gerekiyor. Özellikle aydınların, insan hakları savunucularının, siyasetçilerin ve halkımızın bu insanların özgürlüğü için mücadeleyi birinci gündem hâline getirmesi gerekiyor.
Barış sürecinin, demokratik toplumun ve demokratikleşmenin tartışıldığı bir dönemde bu insanların, özellikle Kürt kadınlarının kültür ve sanat için verdiği mücadelenin cezalarla engellenmeye çalışılması büyük bir ayıptır.
Genç bir kadının bu kadar ağır bir cezayla cezalandırılması yalnızca Kürt halkının değil, bütün insanlığın sorunu olmalıdır. Herkesin buna karşı mücadele etmesi gerekiyor.”