Kuyu tiplerine karşı açlık grevinin sonlandırılmasının koşulu olan sevk sözü hala tutulmadı

Telman Özen Boran, abisi Hüseyin Özen ve arkadaşlarının kuyu tipi hapishanelere karşı açlık grevi direnişleri zaferle sonuçlansa da verilen sözlerin tutulmadığına, dört siyasi tutsağın sevkinin hala gerçekleştirilmediğine dikkat çekti.

HÜSEYİN ÖZEN

Antalya Yüksek Güvenlikli Kuyu Tipi Hapishanesi’nden sevk edilme talebiyle siyasi tutsaklar Hüseyin Özen, Tahsin Sağaltıcı ve Gürkan Türkoğlu’nun yaptıkları süresiz açlık grevi direnişi kazanımla sonuçlansa da sorunlar devam ediyor. Açlık grevinin 264. gününde kaçırıldığı Antalya Şehir Hastanesi’nde yapılan zorla müdahale sonrası bilinci kapanan Gürkan Türkoğlu’nun yoğun bakım ünitesindeki yaşam mücadelesi sürerken, Antalya L Tipi Hapishanesi’ne sevk edilen Hüseyin Özen ve Tahsin Sağaltıcı’nın açlık grevini bırakmalarının bir koşulu olan kuyu tipinde kalan dört arkadaşlarının yanlarına sevkinin, verilen sözlere rağmen gerçekleştirilmediği ortaya çıktı. ANF’ye konuşan Hüseyin Özen’in kardeşi Telman Özen Boran, abisi ve arkadaşına verilen sözlerin tutulmadığı gibi sevk edildikleri Antalya L Tipi Hapishanesi’nde tedavi ve mektuplaşma gibi temel haklarının da keyfi bir biçimde engellendiğini aktardı.

‘ADALET BAKANLIĞI’NIN SEVK YAZISINI İMZALAMASI BEKLENİYOR!’

Telman Özen Boran, abisi Hüseyin Özen ve arkadaşı Tahsin Sağaltıcı’nın kendileriyle birlikte dört arkadaşlarının da Antalya Kuyu Tipi Hapishanesi’nden sevkinin gerçekleştirilmesi koşulunun kabul edilmesi üzerine açlık grevi direnişlerini sonlandırdıklarını hatırlattı. Arkadaşlarının sevki konusunda Antalya Cumhuriyet Başsavcısı vekilinin verdiği sözün hâlâ yerine getirilmediğine dikkat çeken Boran, tutsaklardan Osman Beyazkaya’nın ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü olduğu için sorun çıkarıldığını, diğer tutsaklar Mustafa Gök, Mehmet Akdemir ve Hüseyin Özarslan’ın sevkinin yapılması için Adalet Bakanlığı’nın sevk yazısını imzalaması gerektiğini belirtti. Açlık grevinin temelini oluşturan bu sözün tutulmasına yönelik abisi Hüseyin ve arkadaşı Tahsin Sağaltıcı’nın tepkisinin büyük olduğunu ifade eden Boran, “Hüseyin ve Tahsin L tipi hapishanesine sevk edildi. Ancak kendilerine refakatçi olarak yanlarına gönderileceği vaat edilen dört arkadaşları hala yanlarına getirilmedi. Antalya Başsavcısı vekili avukatlara, bayramdan sonra iki kişinin abimin ve Tahsin’in yanına gönderileceği, Adalet Bakanlığı’nın sevk yazısını imzalamasını bekledikleri bilgisini vermesine rağmen, bu söz tutulmadı. Abim ve arkadaşı gerekirse tekrar açlık grevine başlayacaklarını söylediler, biz de beklemeleri, biraz sabretmeleri telkininde bulunduk” dedi.

‘ANTALYA L TİPİ’NDE EZİYET SÜRÜYOR, SAĞLIK VE TEMEL HAKLAR GASP EDİLİYOR!’

Sorunun verilen sözlerin tutulmamasıyla da sınırlı olmadığını belirten Boran, abisi Hüseyin ve arkadaşı Tahsin Sağaltıcı’nın sağlık ve temel haklarının da keyfi bir biçimde engellendiğine işaret etti. Abisi ve arkadaşının 267 günlük açlık grevinden yeni çıktıklarını ve sağlık durumlarının henüz yerine gelmediğini hatırlatan Boran, “Ama buna rağmen doktorla görüşme talepleri karşılanmadığı gibi, açlık grevi sonrası yemeleri gereken yemeklere de dikkat edilmiyor. 1 seneye yakın aç kalmış insanlara kızarmış patates, köfte, pilav veriliyor. Abim ve arkadaşına bu yemekler çok ağır geliyor ve yiyemiyorlar. Ama kantinden diyet için uygun gıdaları almaları da engelleniyor. Alışveriş yapmak için verdikleri kart bozuk olduğu için kantinden bir şey alamıyorlar. Doktora çıkmaları da keyfi olarak engelleniyor, revire çıkmak için dilekçe veriyorlar ama cevap alamıyorlar, hapishane müdürü ve savcısıyla görüşme talepleri de karşılanmıyor, muhatap bulamıyorlar. Şu an perişan haldeler ama birbirlerine bakmaya çalışıyorlar. İkisinin de ayakları şiş, yürümekte zorlanıyorlar. Mektuplaşamıyorlar, gerekçe olarak hapishane idaresi tarafından ‘pul yok’ deniliyor. Yani bu şekilde eziyeti devam ettirmek için illa da bir bahaneleri oluyor” diye konuştu.

‘AÇLIK GREVİNE TEKRAR BAŞLAYIP ÖLMELERİNİ Mİ İSTİYORLAR?’

Abisiyle en son 31 Mayıs’ta görüşen Boran, hapishane idaresinin 1 saat olması gereken görüşü 40 dakikaya düşürdüğünü belirtti. Abisinin arkadaşı Tahsin’den daha iyi göründüğünü ancak sağlık sorunlarının devam ettiğini dile getiren Boran, “Abimle konuştuğumuzda ayaklarının çok ağrıdığını aktardı. Tahsin Sağaltıcı’nın ise gücü ve dermanı olmadığı için hep yattığını söyledi. Tahsin’e yardım edebilmek için sürekli ayakta kaldığını, eşyaları ve bulaşıkları yıkama gibi işleri yaptığını ve kendisinin de gücü olmadığı için çok yorulduğunu ifade etti. Yani hem kendi bakımını hem de Tahsin’in bakımını üstlenmiş durumuna. Ayakta kalmaktan ayakları iyice şişmişti ve ödemden dolayı yaralar oluşmuştu. Açlık grevini sonlandırdıklarında sadece 1 hafta tedavi gördüler, sonra apar topar L tipine sevk edildiler ve kendi hallerine bırakıldılar. Refakatçıleri de yok. Arkadaşlarını da yanlarına sevk etmediler dediğim gibi. Yani resmen ‘siz kuyu tipinde ölmediniz, sizi burada öldürmeye çalışıyoruz’ diyorlar. Yoksa bu eziyeti devam ettirmezler bu şekilde. Sonuçta bu insanlar bedenlerini açlığa yatırarak bu zaferi, bu kazanımı elde ettiler. Devlet ve yargı söz vermiş ama sözlerini de tutmuyorlar. Siz açlık grevini bırakın, L Tipi’ne arkadaşlarınızı da sevk edeceğiz diyorlar, sonra bu sözü tutmuyorlar. Ne istiyorlar, bu insanların tekrar açlık grevine başlayıp ölmesini mi, sakat kalmasını mı istiyorlar?” diye tepki gösterdi.

Verilen sözlerin yerine getirilmesi için Adalet Bakanlığı’na ve Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne başvurmaya hazırlanan Boran, “Yeter artık sözlerini tutsunlar ve L Tipi hapishanesindeki hak gasplarını sonlandırsınlar” vurgusunda bulundu.