Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında askeri ittifak Meclis’ten geçti

AKP, MHP ve CHP’nin evet oylarıyla kabul edilen Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki Mekke Anlaşması, taraflardan birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırının diğer ülkelere de yapılmış sayılmasını öngörüyor.

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan Krallığı arasında ortak savunma işbirliğini öngören Mekke Anlaşması’nın uygun bulunduğuna dair kanun teklifi, Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi. DEM Parti, Yeni Parti, Yeni Yol Grubu ve İYİ Parti’nin hayır oylarına karşılık AKP, MHP ve CHP’nin evet oylarıyla kabul edilen anlaşma, üç ülke arasında askeri ve güvenlik alanlarında kapsamlı işbirliğinin önünü açıyor.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından 7 Ağustos 2026’da Suudi Arabistan’ın Mekke kentinde imzalanan 16 maddelik anlaşma, taraflardan birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırıyı diğer iki ülkeye de yapılmış kabul ediyor. Bu yönüyle NATO’nun 5’inci maddesine benzer bir kolektif savunma mekanizması öngörüyor.

Yetkililer anlaşmanın tamamen savunma amaçlı olduğunu ve herhangi bir ülkeyi hedef almadığını savunurken muhalefet, Türkiye’nin bölgesel çatışmalara dahil edilmesi riskine dikkat çekiyor.

‘GEREKLİ TÜM YÖNTEMLER KULLANILACAK’

Anlaşmanın en dikkat çeken hükümlerinden biri, taraflardan birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırı durumunda diğer tarafların da karşılıklı yardım yükümlülüğü altına girmesi.

Anlaşmaya göre Pakistan veya Suudi Arabistan’a yönelik dış kaynaklı silahlı saldırı, Türkiye’ye de yapılmış kabul edilecek. Türkiye, askeri imkân ve kabiliyetler dahil karşılıklı yardım araçlarını kullanarak saldırıya uğrayan ülkeye derhal destek verecek.

Taraflardan birinin toprak bütünlüğü, egemenliği veya uluslararası alanda tanınan sınırlarının tehdit edilmesi durumunda ise tehdidin ortadan kaldırılması için gerekli tüm yöntemlerin kullanılacağı belirtiliyor.

SAVUNMA SANAYİİNDEN İSTİHBARATA KADAR İŞBİRLİĞİ

Anlaşma, üç ülke arasında savunma sanayii, istihbarat, askeri eğitim ve lojistik alanlarında kapsamlı işbirliği öngörüyor.

Bu kapsamda teknoloji paylaşımı, ortak araştırma ve geliştirme faaliyetleri, ortak silah üretimi ve uzman personel yetiştirilmesi hedefleniyor. Ayrıca silahlı kuvvetler arasında personel değişimi, ortak eğitim ve tatbikatlar gerçekleştirilecek.

İstihbarat paylaşımının yanı sıra silah, mühimmat, yakıt ve yedek parça gibi lojistik desteklerin hem barış hem de savaş dönemlerinde sağlanması öngörülüyor.

Anlaşmaya göre ilk 10 yıl boyunca tarafların anlaşmadan çekilmesi mümkün olmayacak. Bu sürenin ardından ise en az üç ay önceden yazılı bildirimde bulunularak anlaşmadan ayrılma hakkı doğacak.

ANLAŞMA SÜRESİZ OLACAK

Anlaşma süresiz olarak yürürlükte kalacak. Yeni ülkelerin anlaşmaya katılması ise Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın oybirliğiyle alacağı karara bağlı olacak.

Anlaşma kapsamında Suudi Arabistan merkezli bir sekretarya kurulacak. İlk genel sekreterin Pakistan vatandaşı olması kararlaştırıldı.

ANLAŞMANIN 16 MADDESİ NE ÖNGÖRÜYOR?

Anlaşmanın ilk 10 maddesinde öne çıkan düzenlemeler şöyle:

  • Madde 1: Tarafların birbirlerinin bağımsızlığını, egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve uluslararası alanda tanınan sınırlarını korumak için işbirliği yapması; bu değerlere yönelik tehditlerde gerekli tüm yöntemlerin kullanılması.
  • Madde 2: Taraflardan birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırının tüm taraflara yapılmış kabul edilmesi ve saldırıya uğrayan ülkeye askeri imkânlar dahil karşılıklı yardım sağlanması. Yardımın BM Şartı’nın 51’inci maddesindeki meşru müdafaa hakkı çerçevesinde değerlendirilmesi.
  • Madde 3: Savunma, savunma sanayii ve güvenlik alanlarında yakın işbirliği yapılması ve silahlı kuvvetler arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi.
  • Madde 4: Uluslararası güvenlik konularında düzenli istişarelerde bulunulması ve ortak tedbirler geliştirilmesi.
  • Madde 5: Terörizmin tüm biçimleriyle mücadelede operasyonel düzeyde işbirliğinin güçlendirilmesi.
  • Madde 6: Personel değişimi, ortak eğitim ve tatbikatların teşvik edilmesi.
  • Madde 7: Savunma sanayiinde teknoloji paylaşımı, ortak araştırma ve geliştirme, inovasyon, üretim ve uzman personel yetiştirilmesinin desteklenmesi.
  • Madde 8: Dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarından oluşan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi kurulması. Komitenin yılda iki kez toplanması ve Suudi Arabistan merkezli sekretarya oluşturulması.
  • Madde 9: Güvenli kanallar üzerinden istihbarat paylaşılması.
  • Madde 10: Barış, savaş ve olağanüstü durumlarda silah, mühimmat, yakıt ve yedek parça dahil lojistik destek sağlanması.

Anlaşmanın 11-16’ncı maddeleri ise uluslararası ve ulusal hukuk çerçevesinde uygulama, önceki anlaşmalardan doğan hakların korunması, gizli bilgilerin üçüncü taraflarla paylaşılmaması, uyuşmazlıkların dostane yollarla çözülmesi, değişikliklerin oybirliğiyle yapılması ve yürürlüğe girme koşullarını düzenliyor.

MUHALEFETTEN ‘BÖLGESEL TAŞERONLUK’ TEPKİSİ

Muhalefet partileri, anlaşmanın Türkiye açısından doğurabileceği askeri ve siyasi risklere dikkat çekti.

DEM Parti, Yeni Parti, Yeni Yol Grubu ve İYİ Parti; Türkiye’nin üstleneceği askeri yükümlülüklerin kapsamının belirsizliğini, ilk 10 yıl boyunca anlaşmadan çekilme imkânının bulunmamasını ve Türkiye’nin Yemen veya Körfez kaynaklı çatışmalara dahil edilmesi ihtimalini gerekçe göstererek anlaşmaya hayır oyu verdi.

DEM Parti, anlaşmayı “bölgesel taşeronluk” olarak nitelendirirken İYİ Parti ise işbirliğine değil, belirsizliğe karşı olduklarını belirtti.

CHP ANLAŞMAYA EVET OYU VERDİ

CHP ise anlaşmanın NATO dışında bölgesel bir güvenlik yapısının oluşturulmasına imkân sağlayabileceğini ve doğru kullanılması halinde barışa katkı sunabileceğini savunarak evet oyu kullandı.

ASKER GÖNDERİLMESİ İÇİN AYRICA TEZKERE GEREKİYOR

Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için üç ülkenin de kendi iç onay süreçlerini tamamlaması gerekiyor.

Öte yandan anlaşmanın kabul edilmesi, Türkiye’nin otomatik olarak yurt dışına asker gönderebileceği anlamına gelmiyor. Türkiye’de Anayasa’nın 92’nci maddesi uyarınca yabancı ülkelere asker gönderilmesi için ayrıca Meclis kararı, yani tezkere gerekiyor.