GÖRÜNTÜLÜ

Bayram: Geri dönüşlerin önündeki engeller kaldırılmalı ve insanlar topraklarına dönebilmeli

Gerek Avrupa'ya gerekse köylerden kentlere yaşanan göçlere ilişkin konuşan GÖÇ-DER'den Serdar Bayram, "Yıllar içinde yaşanan bu göçlerin birçok sebebi var. Geri dönüşlerin önündeki engeller kaldırılmalı ve insanlar kendi topraklarına dönebilmeli" dedi.

SERDAR BAYRAM

Ekonomik kaygılar, siyasi davalar, işsizlik ve derin yoksulluk nedeniyle Kürdistan’da yaşanan göç dalgaları giderek arttı. 1990'lı yıllarda köy yakmaları ile yaşanan iç göçler, özellikle 2010'ların ardından dış göç olarak devam etti.

Bölgeyi demografik açıdan etkileyen bu iç ve dış göçlere ilişkin bir çözüm bulunması yönündeki çağrılar da yapılmaya devam ediyor. Mevcut sürecin bu noktada artan göçlere çözüm olması ve göç eden kişilerin geri dönüşlerinin önünün açılması gerektiğini belirten Mezopotamya Göç İzleme ve Araştırma Derneği (GÖÇ-DER) yöneticisi Serdar Bayram, “Bu süreç, gerek ülkede gerekse dışarıda olanlar için bir fırsat. Yasal zeminler oluşturulmalı ve yerinden edilenler için çözüm önerileri masaya yatırılmalı” dedi.

'GÖÇ ÇOK YÖNLÜ BİR ŞEKİLDE YAŞANDI'

Bayram, özellikle 2015-2019 yılları arasında Avrupa ve Amerika’ya yönelik göçün belirgin biçimde arttığına dikkat çekerek, toplumun çeşitli kesimlerinden insanların yönünü yurt dışına çevirdiğini söyledi. Bu dönemde göç etme isteğinin neredeyse toplumsal bir eğilime dönüştüğünü ifade eden Bayram, “Licê’deki bir köylü de gitmek istiyordu, üniversitede çalışan bir akademisyen de öğretmen de memur da. İnsanların önemli bir kısmı gittikten sonra ne yapacağını, hangi sorunlarla karşılaşacağını düşünmeden sadece gitmek istiyordu” diye konuştu.

Kürdistan’daki göç olgusunun yeni olmadığını vurgulayan Bayram, Cumhuriyet tarihi boyunca Kürtlerin farklı dönemlerde göç etmek ya da göç ettirilmek zorunda bırakıldığını hatırlattı. Ancak 2015’ten sonra yaşanan göçün önceki dönemlerden farklı özellikler taşıdığını belirten Bayram, “1970’lerde, 1980’lerde ve 1990’larda yaşanan göçleri daha çok politik göçler olarak değerlendirebiliriz.

Ancak 2015 sonrası göç, çok daha farklı bir karakter taşıyor. Burada ekonomik umutsuzluk, toplumsal baskı ve geleceğe dair kaygılar belirleyici hale geldi” ifadelerini kullandı.

'TOPLUMSAL OLAYLAR GÖÇÜ ETKİLEDİ'

Göçün yalnızca göç edenleri değil, geride kalan toplumu da etkilediğine işaret eden Bayram, son yıllarda bölgede yaşanan toplumsal sorunların göçle doğrudan bağlantılı olduğunu savunarak “Kürdistan’da yediden yetmişe herkesin yönünü Avrupa’ya çevirdiği bir dönem yaşandı. Bu süreçte çok sayıda nitelikli insan bölgeden ayrıldı.

Bunun toplumsal etkilerini bugün görüyoruz. Her gün artan şiddet olayları, uyuşturucu kullanımı, toplumsal çözülme ve gençlerin geleceğe dair umutsuzluğu bu tabloyla bağlantılıdır. Toplumda oluşan boşluk doldurulamazsa, o boşluğu başka yapılar doldurur. Bunun sonuçlarını önümüzdeki yıllarda daha net göreceğiz” diye belirtti.

Köylere dönüş meselesinin de çözüm bekleyen temel başlıklardan biri olduğunu vurgulayan Bayram, özellikle Botan ve Serhad bölgelerinde hâlâ yasaklı köyler ve meralar bulunduğunu söyledi.

Bayram, “İnsanlar köylerine dönmek istese bile birçok yerde üretim yapamıyor, hayvancılıkla uğraşamıyor. İki yıla yakındır ciddi bir çatışma yaşanmamasına rağmen hâlâ yasaklı bölgeler bulunuyor. İnsanlar köylerine dönmek, hayvancılık yapmak, çiftçilik yapmak istiyor ancak buna imkan tanınmıyor. Kürdistan’da hiçbir yasaklı köy, mera ya da yaşam alanı kalmamalı. Halk kendi köyüne ve merasına özgürce ulaşabilmeli” dedi.

'HERKES SORUMLULUK ALMALI'

Son dönemde sıkça gündeme gelen geri dönüş çağrılarına da değinen Bayram, bu çağrıların somut politikalarla desteklenmesi gerektiğini belirtti. Bir göç derneği olarak geri dönüşü savunduklarına ancak bunun yalnızca sivil toplum kuruluşlarının çabalarıyla gerçekleştirilemeyeceğine dikkat çeken Bayram, “Bu mesele sadece bir göç derneğinin çözebileceği bir konu değil; yerel yönetimler, belediyeler, siyasi partiler ve ilgili tüm kurumlar sorumluluk almalı. Binlerce insanın geri dönüşünden söz ediyoruz. Bu insanların geri dönebilmeleri için ekonomik, sosyal ve psikolojik koşulların oluşturulması gerekiyor” diye ekledi.

‘KÜRDİSTAN’A DÖNÜLMELİ’

Serdar Bayram, Kürdistan’dan ayrılanlara da çağrıda bulunarak şunları söyledi: “Kürdistan’a dönülmeli. Bu kadim topraklara dönülmeli ve burada yeniden bir yaşam inşa edilmeli. Ancak bunun için geri dönüş koşullarının sağlanması gerekiyor. İçinde bulunduğumuz diyalog süreci bu noktada yasal olarak dönüşlerin önünü açmalı. Gerek yasal gerek toplumsal anlamda koşullar uygun hale getirilmeli.

Demokratik siyaset yürüttükleri için sürgünde bulunan ya da köylerine gidişleri engellenen kişilerin geri dönüşleri için bütün engeller kaldırılmalı.”