Amed'te yapımı devam eden Türkiye'nin en büyük ikinci barajı olacağı tahmin edilen Silvan Barajı'nın inşaat çalışmaları sürüyor. Henüz faaliyete geçmeyen baraj, onlarca köyle birlikte yolları, mezarlıkları ve tarım arazilerini de sular altında bırakacak. Su altında kalacak bölgelerde köprü yapım çalışmaları devam ederken, bu çalışmaların sürdüğü Geliyê Godernê Vadisi’nde hem tarih hem de doğa zarar görmeye devam ediyor.
Dinamit patlatmaları nedeniyle 2024 yılında tarihi Taşköprü zarar görmüştü. Taşlarının düşmesi sonucu yarısı yıkılan köprüde başlatılan restorasyon çalışmaları ise sona erdi. Köprüden geriye kalan eski taşların akıbeti bilinmezken, yeniden inşa edilen köprü kireç taşlarından yapıldı. Eski görünümünü ve tarihi yapısını kaybeden köprünün taşlarının nereye götürüldüğü ise bilinmiyor.
Güneydoğu Anadolu Projesi kapsamında 2009 yılından bu yana devam eden Silvan Barajı, bölgede Farqin (Silvan), Licê ve Pasur’u (Kulp) kapsayan üç ilçenin büyük bölümünün sular altında kalmasına neden olacak. Tüm tepkilere rağmen yapımı devam eden ve henüz faaliyete geçmeyen baraj, ilçelerdeki 50 köyle birlikte birçok canlının da yaşam alanını yok edecek. Pasur ilçesindeki dağlık alanları, Licê'de ise ovalık alanları sular altında bırakacak baraj projesi, su altında kalmayacak köy yollarını da kullanılamaz hale getirecek.
Barajın faaliyete geçmesinden önce özellikle Licê ve Pasur’da yeni yollar ve köprüler inşa edilirken, bu yolların ne kadar güvenli olduğu da tartışma konusu.
DÖKÜLEN TAŞLAR CAN GÜVENLİĞİNİ RİSKE ATIYOR
Köylerin yanı sıra, Hasankeyf gibi sular altında kalacak tarihi ve doğal güzelliklerden biri de Geliyê Godernê Vadisi. Yaklaşık 13 kilometre uzunluğundaki vadi, zengin ekosisteminin yanı sıra çok sayıda tarihi mağara ve yapı da barındırıyor. Köylülere ait bahçelerin de bulunduğu vadi, yer altı su kaynakları bakımından da oldukça zengin bir yapıya sahip.
Baraj nedeniyle sular altında kalacak bölgede yaklaşık üç yıl önce ağaç kesimi başladı. Korucular tarafından vadide başlatılan kesim çalışmaları yaklaşık bir yıl sürdü.
TARİHİ YAPI KORUNAMADI
Devlet Su İşleri Müdürlüğü ile Kültür Varlıkları Koruma ve Müze Müdürlüğü arasında 7 Temmuz 2020’de yürürlüğe giren protokole göre, vadideki tarihi alanların korunması amacıyla kazı çalışması yapılması öngörülüyordu. Ancak buna ilişkin herhangi bir çalışma gerçekleştirilmedi. Aksine, başta bölgedeki tarihi mağaralar olmak üzere birçok kaya mezarı ve su kanalı kullanılamaz hale getirildi.
Yapılan itirazlara rağmen bölgede binlerce ağaç kesilirken, vadide yürütülen yol çalışmaları kapsamında gerçekleştirilen dinamit patlatmaları nedeniyle tarihi Taşköprü zarar gördü. Patlamalar sonucu düşen taşların zarar verdiği köprüde kısa bir süre sonra restorasyon çalışmaları başlatıldı.
KÖPRÜNÜN ESKİ HALİNDEN ESER YOK
Trafiğe kapatılan köprü nedeniyle vadide alternatif bir yol açıldı. Ancak bu yola dökülen taşlar, sivil araçların güvenliğini tehdit ediyor. Zarar gören köprü işçiler tarafından yeniden inşa edilirken, yapım sürecinde eski taşların kullanılmadığı öğrenildi.
Köylüler, daha önce de köprünün taşlarının çalındığı ve götürüldüğünü iddia ederken, kirece benzer taşlardan yapılan yeni köprü bu iddiaları doğruluyor. Tarihi görünümünden ve özgün yapısından uzak olan, yalnızca şekil bakımından benzerlik taşıyan yeni köprü görenleri şaşırtıyor.
Mervaniler döneminden kalan ve asırlardır ayakta duran köprü, baraj çalışmaları nedeniyle büyük ölçüde tahrip edildi. Böylece köprünün tarihi ve özgün görünümü geriye yalnızca fotoğraflarda kaldı.





