PJAK, Mehdî Tewekulî ve ailesinin katledilmesini kınadı

PJAK, aktivist Mehdî Tewekulî ile ailesinin katledilmesini kınayarak, tüm Kürdistan halkına başsağlığı diledi.

Kürt sanatçı ve aktivist Mehdî Tewekulî, annesi Meryem Eslanî ve kız kardeşi Sumeya Tewekulî, 27 Temmuz 2026 tarihinde Bane ile Merîwan yolu üzerinde İran rejim güçlerinin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi.

Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK), olaya ilişkin yaptığı açıklamasında, araçta katledilenler dışında bir çocuğun daha bulunduğunu ancak akıbetinin öğrenilemediğini bildirdi.

Saldırının sivillere yönelik kasıtlı bir katliam, soykırım, insanlığa karşı işlenmiş bir suç ve terörizm olduğu vurgulanan açıklamada, Tewekulî ailesi ile tüm yurtsever Kürdistan halkına başsağlığı dilendi.

Katliamın, İslam Cumhuriyeti güçlerine aktivistleri ve sivilleri hedef alma hakkı veren ve 26 Temmuz’da çıkarılan bir yasaya dayanılarak işlendiğine dikkat çekildi. Söz konusu yasanın Humeyni’nin 19 Ağustos 1979’da Kürdistan halkına karşı ilan ettiği cihat fetvasının tekrarı olduğu ve rejimin Kürdistan’da işlediği suçlarını tekrarlama kararını gösterdiği belirtildi.

Yasanın İran İslami Danışma Meclisi tarafından çıkarılmasının, halkın seçilmiş parlamentosuyla hiçbir bağlantısının olmadığını daha da netleştirdiğinin altı çizilerek, “Bu nedenle, kendilerini bu çemberin dışında gören tüm temsilcileri, tutumlarını ifade etmeye ve bu zorba merkezi terk etmeye çağırıyoruz” denildi.

Açıklamada, yurtsever Kürt bir aileden olan Mehdî Tewekulî ve ailesinin kirli oyunlarda hedef alındığı ve bunun tüm İran ve Kürdistan halkları için tehlikeli bir sinyal olduğu ifade edildi.

‘Zincirleme katliam’ olarak tanımlanan suçun aynı zamanda İran İslam Cumhuriyeti’nin baskısının yeni bir aşamasını işaret ettiği kaydedildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “İslam Cumhuriyeti’nin suçlarla dolu tarihini yakından bilen Kürt halkı ve İran’ın özgürlükçü halkları, bu baskı ve zorlu dönemini aşacak ve devlet terörizmine karşı direnişi yeni bir seviyeye taşıyacaktır. Eğer İslam Cumhuriyeti her yeri terör ve şiddet alanına çevirmek istiyorsa halkımız da ‘Berxwedan Jiyane’ sloganıyla her yeri sivil direniş alanına dönüştürecektir.

Devletin toplumdan dışlanmasına yol açsa da rejimin baskı kurumlarını ve şahsiyetleri reddetme ve boykot etme tutumu, yurtsever bir tutumdur ve devlet terörüne karşı sivil toplumu savunmaktır.

PJAK olarak, tüm Kürdistani ve İranlı siyasi partileri ve grupları, İslam Cumhuriyeti’nin yeni baskı, idam ve terör sürecine karşı ortak bir duruş sergilemeye çağırıyoruz.

Uluslararası toplum ve tüm insan hakları merkezleri de, bu insanlık dışı ve terörist eylem karşısında sessiz kalmamalı ve İslam Cumhuriyeti üzerindeki baskıyı artırmalıdır.”